Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Temmuz '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
416
 

Nasıl aldım ilk kitabı

Nasıl aldım ilk kitabı
 

Öyle, gideyim şuracıkta kitapcıdan alıp okuyayım. Neredee hemen şipşak alacaksın yok öyle şey. Anadolu daki kasabalar dan biri. Kitapcı nerede, varsa bir veya iki kırtasiye, okul kitapları satan dükkan ancak bulursun. Bu durumda kitapla nasıl tanışacaktım.

Zaten okulda, bir ders kitapları var, birde abone olduğumuz okul dergileri. Yazarı çizeri, kitaptaki yazı kadar ancak öğreniyoruz. Ansiklopedinin adını duyuyoruz. Okulun dahi yok. İşte böyle eğitim, öğretimimize devam ederken; ben biraz, elime geçen yazı olan her kağıdı karıştırıyorum.

Kasabalarda zaten okul kitaplarından başka ancak gazete bulunabilir. İlçemiz küçüktü ama iller arası devlet yolu üstünde olunca gazete bakımından şanslıydık. Civar illere geçen dağıtım araçları önce buraya geldiğinden, medya ürünleri mahrumiyeti yoktu.

Ben bu gazeteleri en köşede kalmış yazılarına kadar didiklerdim. Yine birgün arkasını önünü okumaya çalışırken, birşeyler gözüme takıldı, bunlar daha önceleri fark edemediğim. Belkide algılayamadığım, kitap reklamları idi. Hemen kolları sığadım, daha ciddi şekilde kendimce inceledim. Tamam dedim, bu iş oldu bundan sonra, kitaplara ulaşmak çok kolay olacaktı.

Okuduğum reklamda, "Tarihi Kadim" ve diğer birkaç kitap adını daha yazmışlardı. Tamam dedim bu tarih kitabı ciddidir, bunu sipariş edeyim. Ben bir mektup yazdım dilekçe gibi, ilanınızı okudum şu kitaptan adresime gönderin. Parasını kitap gelirse öderim. Yani ödemeli istiyorum herhalde. Bir süre sonra okulda öğretmenimiz beni çağırdı, koli var adına gelmiş al. Bir sevinç sardı beni, ama dışa hiç belli etmiyorum. Ciddi ciddi paketi aldım, eve gitme zamanıydı doğruca evin yolunu tuttum. Bir solukta kitaplar elimdeydi. Ambalajı nasıl açtığımı bile fark edemedim. Şöyle bir gözden geçirdim.Ben nesir olarak tarih kitabı beklerken, küçücük bir şiir kitabı çıktı. Ama daha sonra okuyunca hiçte göründüğü gibi olmadığını anladım sonraları. Ve ben okumayla beraber şiiri de sevdim. Bir not kağıdı, elle yazıp bırakmışlar. " Böyle tek kitap göndermiyoruz, o nedenle ödemeli yapmadık. Seninde kitabı sevdiğini anlayınca böyle gönderdik. Sen paran varsa gönder." Adamlar beni sevmiş ve güvenmişlerdi.

Onların bana olan bu yaklaşımına lakayıt kalamazdım. Harçlığıma baktım, demir bozuk paralardan, kitabın arka kapağındaki fiyat tutarını ödeyebiliyordum. Hemen bir zarf aldım. Paraları zarfın içine bir mektupla birlikte koydum. Ben daha ptt havalesi nedir bilmiyordum. Aile bireylerinin de bu işten hiç haberleri yoktu ki akıl vereler. Ancak bugün hala aklıma gelir, neden PTT görevlisi metal para konmuş zarfa itiraz etmeden almıştı. İşte daha sonra aklıma takılan o para adrese ulaştımı acaba. Ancak bu duyguyu daha sonraki düşün yorumları neticesi hep hatırlarım.

Bundan sonra kitap almaya alıştım. Birkaç siparişim daha oldu. Onlarında hikayeleri buna benzer seyir izledi fakat artık metal para "sikke" kullanmıyordum.

Daha sonra ortaokul da edebiyat öğretmenimiz, yeni açılan okul kütüp hanesinin anahtarını, bana emanet edince artık bu süreçte kitaba doymuştum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim bazı sevgili dostlarım, hala bloglarımı okuyamadılar da:)) Sevgiler, maviyle...

derinmavi.. 
 28.07.2007 23:34
Cevap :
Lakayıt kalmak nasıl bir duygu sonucu.Bahcedeki çiçekleri sularken uzakta bir cilız görsem onu sulamadan rahat edemem. aslında insanların bu yönü bilimsel olarak araştırılmalı.Teşekkür ederim.sevgive saygıyla:)  29.07.2007 7:14
 

Kitaplarar hayatımın büyük bir kısmını kaplıyor.Kitaplarım olmadan nefes alamıyorum.Çok sağolsun kitaba edebiyat öğretmenim sayesinde başladım,daha sonra kütüphaneler,kitap fuarları ve şair, yazarlarla tanışma imkanı buldum.Boyle etkinlikler beni mutlu ediyor.Elimden geldiğince her türlü etkinliklere katılıyorum.Özellikle kitapla ilgili bu yazınızı çok beğendim.,ellerinize sağlık.Sokağa çıktığımda ilk işim kütüphane,kitapçı olur.Böyle yerlerde vaktin nasıl geçtiğini bile anlamam.Herşey gönlünüzce olsun,Kayseriden sevgi ve selamlar.

Akkadin SAHIN 
 24.07.2007 15:05
Cevap :
Kayseriden çok geçtim, Nevşehir doğru oralarıda burada paylaşacağız.Ümit ederim.Okumak ve kitap kelimereini ayrıca işlemek istiyorum.Geniş yorumunuza çok teşekkür ederim. sevgilerimle.  24.07.2007 15:50
 

Anlatınız beni çocukluk dönemlerime göürdü. Bizler kitaba nasıl ulaşacağımızın hayallerini kurardık. Ulaşınca ise o nesne bizim için kutsal bir varlık olup çıkardı. O nedenle kendimizi şanslı hissediyorum. Şimdi ise...neyse karamsar olmak istemiyorum. Bugünler de geçer. Bu nostaljik yolculuk için teşekküler. Elinize, dilinize sağlık.

İnci Kalkan 
 23.07.2007 13:59
Cevap :
Sağlık ve mutluluk diler.Teşekkür ederim.Beb kitapları çok severim okuyanlar, çocuklarına kıymatini anlatsın veya çocuklar okuyup etkilensin diye. Her gün yeniden başlar, ya başlamasa. sizinde tabii nimetlerin bereketini hissettiğinizi sanıyorum.sevgi ve saygıyla.  23.07.2007 14:40
 

böyleyiz işte... çok güzel bir ilk kitabımı nereden aldım olmuş. sevgiler...

Ruksan İLDAN 
 21.07.2007 23:53
Cevap :
Teşekkür ederim. biraz naif, ilginize göre muhakkak siz benden daha çok tanıyorsunuz kitabları. Her şeyden dert yananı var, kitaptan yok. Tabi okuyanlar için diyorum. sevgi ve saygılar.  22.07.2007 0:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 376
Toplam yorum
: 933
Toplam mesaj
: 229
Ort. okunma sayısı
: 1831
Kayıt tarihi
: 06.07.07
 
 

Hayat herkes için aslında yalnızlıktır. hiç kimsenin doğal garantisi yoktur. (Günlük atüel haberl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster