- Kategori
- Siyaset
NASIL SONUÇLANACAK
Öncelikle ağır yaralı 2 vatandaşımız hariç herkesin geri dönmesi çok güzel. Ama bu hiç bir açıdan mutlu son değil. Çok fazla sorun birikti. Bunların temizlenmesi şu an için olanaksıza yakın gözüküyor. İsrail elindeki tüm aktivistleri bırakarak; Türkiye haklarını siyasi, iç ve uluslararası hukuk platformunda savunarak ilk anda aklı selim bir davranış sergilediler. Ancak yineliyorum bu mutlu son değil. Şİmdi bazı konuları tekrar irdeleyelim sakince.
1) İsrail' in hiçbir uluslararası mutabakatı, kuralı, teamülü tanımadığı bilinmeyen bir gerçek değil. İsrail kendi güvenlik algısını her şeyin önünde tutuyor ve bunu birincisi şiddet olan yöntemlerle sağlamaya çalışıyor. Golan tepeleri benim bildiğim 1967 6 gün savaşlarında ele geçirildi ve bir daha geri verilmedi. Ve yine bildiğim buradan çekilmesi gerekiyor. İsrail Oslo mutabakatını tanımıyor. İsrail yeni yerleşim merkezi kurulmaması uyarılarını, kararlarını, mutabakatını tanımıyor. İsrail duvar örmeye devam ediyor. İsrail yaşamsal gereksinimleri bile gıdım gıdım veriyor. Taşa tankla karşılık veriyor. Ve tüm bunları gizli kapaklı yapmıyor. Açıkça yapıyor. Bunu her ülke biliyor, teorik olarak eleştiriyor ama eylemsel olarak hiçbir şey yapmıyorlar. Bunları bizim ülkemizde biliyor. Peki bu kadar çok şey bilinirken nasıl oldu da, ne öngörüldü de, resmi veya gayri resmi hangi diyaloglar kuruludu da bu gemiler yola çıktı. İsrail' in yadsınamaz bir biçimde suçlu olması bizim dikkate almamız gereken konular olmadığı anlamına gelir mi?
2) Olay olduktan sonra yürütülen siyasi süreçte kullanılan söylem aşırı derecede ağır. (Kimse de hak edilmediğini söyleyemez üstelik. Ama devlet kimse değildir. Vatandaşın söyleyebildiklerini devlet söyleyebilirmi tartışılır.) İsrail yönetimi ise bugün yanlış okumadıysam baskını yapan komando birliğine tebrik ziyareti yapıyor . Bu ikisini üst üste koyarsanız nasıl olur da aklı selim kazanır. Nasıl olur da tebrik edilen komando birliği ve o komando birliğinin arkasında bu kadar aleni duran bir siyasi irade için soruşturma açılabilir veya özür beklenir. Ve sivilleri öldüren askeri birliği tebrik eden o siyasi irade, bir dışişleri yetkilisinin dediği gibi görülmemiş sert söylemleri söyleyen bir ülkeden özür diler mi, tazminat öder mi? Peki ama biz İsrail' in bu kadar fütursuzca davranacağını nasıl hesap edemedik. Ve bana göre özür dilenmeyecek, tazminat verilmeyecek.
3) Evet İsrail kendisi açısından olağanüstü normal, aklı başında herkes ve her devlet için olağanüstü fütursuzca davrandı. Canlarımız alındı. Ve evet geri adım atmayacak. Bizler uğradığımız haksızlıkla baş başbaşayız. Biliyoruz ki son derecede sade suya tirit bir dış destek alacağız. Evet biz bunun böyle olacağını nasıl hesap edemedik. Evet şimdi biz İsrail' in bir sonraki adımını biliyoruz. O adımda adım atılmayacak olması. Peki ama biz ne yapacağız ?
Evet ve ne yazık ki bence başa döndük. Karşılıklılık ilkesi, aklı selim davranma gereği, kaybettiğimiz canlar ve uğranılan haksızlık... Ve sonrası, daha sonra gelecek ekonomik, siyasi yığınla farklı sorun. Ve bu sorunlarla baş etmek için kimin elinde daha çok argüman var takdir sizlerin. Sizce değdi mi?
Biz ne zaman radikal tepkiler verme ile bir haksızlığa karşı kendi çıkarlarımızıda koruyarak yapılabilecekleri saptamak için uzun vadeli analitik düşünmeye başlayacağız.
Bir sonraki yazım bu kadar açık bir haksızlık karşısında bile İsrail' e karşı sonuç alınamayacak olmasının nedenlerini irdeleyecek.