Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '08

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
2478
 

Nazım ve Vera İstanbul'da...

Nazım ve Vera İstanbul'da...
 

Nazım Hikmet ve Vera Tulyakova


Nazım Hikmet, memleket hasretini gideremeden bu dünyadan göçüp gittiğinde 3 Haziran 1963 tarihini gösteriyordu takvimler. 25 Temmuz 1951 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararıyla Türk Vatandaşlığından çıkarılan Türkçe’nin en büyük şairlerinden Nazım Hikmet Ran’ın yorucu mücadelerle dolu hayatının son durağı Moskova oldu. Bu soğuk kentteki Pesçananya Sokağında yaşadı Nazım Hikmet ve son aşkı, eşi Vera Tulyakova. Şimdi ikisi de hayatta değil. Vera Tulyakova 19 Mart 2001 yılında Moskova’da, Nazım Hikmet ile birlikte yaşadıkları evde yumdu gözlerini hayata. Ancak kâğıtlara işlenmiş anıları, aşkları, zamanın yıpratıcılığına direnmiş eşyaları sapasağlam ayakta ve hikâyelerini anlatmak için İstanbul’dalar.

Nazım Hikmet’in 1960 yılında evlendiği Vera Tulyakova ile yaşamının son yıllarını paylaştığı evde bulunan çok sayıda özel eşya, 19 Ocak Cumartesi günü Galatasaray’daki Yapı Kredi Kültür Merkezi Sermet Çifter Salonu’nda sergilenmeye başlandı. 22 Mart tarihine kadar açık kalacak olan sergi, ‘Şehrime ulaşamadan, bitirirken yolumu/ Nazım ve Vera İstanbul’dan Moskova’ya’ adını taşıyor.

Sadık Karamustafa’nın tasarladığı ve küratörlüğünü Melih Güneş’in yaptığı sergiyi gezerken, büyük şairin yaşamının özel anlarına tanıklık etme fırsatını yakalıyorsunuz. Salonun girişinde Nazım Hikmet’in bavulları, ceketleri, sabahlığı, yelekleri, havluları ve takım elbiselerinden oluşan bir yerleştirme karşıyor sizi. Merakla ve biraz da hüzünle bakıyorsunuz giysilere, eskimiş yüzlerinde onun ışığından bir parça bulabilmek ümidiyle. Cüzdan, telefon defteri, evlilik cüzdanı, ölüm belgesi, daktilo, şapka, kravat, mektup, plak, kitap, pasaport, tespih gibi sahibinin silinmeyen izlerini taşıyan eşyaların dışında; Abidin Dino ve Avni Arbaş’ın Nazım ve eşi için yaptıkları resimler, Yaşar Kemal’in gönderdiği mektup ve kartpostallar ile çiftin fotoğrafları da sergilenen nesneler arasında yer alıyor. Ayrıca şairin ölümü üzerine Japon çocukların eşine yazdığı mektup, eski Sovyetler Birliği’nde anısına basılan pullar, Tulyakova’nın elbiseleri, şapkaları, ayakkabısı, seyahat çantası ve şairin ölümünden çok sonra ziyaret edebildiği İstanbul’da çekilen fotoğraflarından oluşan bir albüm de sergilenen nesneler arasında sayılabilir. Her eşya, hikâyesini anlatan bir metinle birlikte sunuluyor ziyaretçilere. Sergilerle ilgili belgesel gösterimlerinin yapıldığı küçük mekânda ise, Nazım Hikmet ve Vera Tulyakova’nın fotoğraflarından oluşan slaytlar, müzik eşliğinde birer birer yansıyorlar ekrana.

Eşinin ölümünden sonra ona ait eşyaları itinayla koruyan Vera Tulyakova, kaybının verdiği acıyla başa çıkabilmek için geceler boyu oturup kâğıt üzerinde sohbet etmiş onunla. Nazım Hikmet için yazılan defterler dolusu yazıdan oluşan ‘Bahtiyar ol Nazım’, önümüzdeki ay Yapı Kredi Yayınları yoluyla okuyucuyla buluşacak ve bu büyük aşkın öyküsü hüzün ve özlemle yoğrulmuş metinlerle konuşmaya başlayacak.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

istanbuldayım tesaduf oldu. Bu sergiye gitmek istiyorum. iki sevgiliye ulaşabilirim belki orada... sevgımle, tesekkur ederim...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 29.01.2008 13:20
Cevap :
Rica ederim Serap hanım. Sevgiler...  05.02.2008 18:54
 

Gitdim , gördüm. İçim titredi. Sanki orada karşınıza çıkacak gibi bir sergi olmuş. Herkese tavsiye ederim. saygılarımla...

kartal0634 
 29.01.2008 10:21
Cevap :
Evet size katılıyorum gerçekten sanki orada karşınıza çıkıverecekmiş gibi hissediyorsunuz.  29.01.2008 13:10
 

haberlerde duyduğumda çok heyecanlanmıştım.Umarım gitmeye fırsat bulabilirim.Can Dündarın Nazım kitabını okuduğumda çok ağlamıştım.Bu duyguyu sergidede yaşamayı çok isterim.Sevgiler...

emel dedeoglu 
 27.01.2008 20:44
Cevap :
İnsan çok duygulanıyor sergiyi gezerken. Nazım Hikmet'in hayatına tanıklı etmiş o eşyalara baktığınızda çeşit çeşit düşünceler geçip gidiyor aklınızdan. Vakit bulursanız gezin derim. Katkınız için teşekkür ederim. Sevgiler...  28.01.2008 0:51
 

Aşkları ve acılarından beslendik, beslenmeye devam ediyoruz gerçek sanatçıların. Teşekkürler paylaşımınız için, ne garip hiç bir yerde duymamıştım böylesine önemli bir sergiyi. İlk fırsatta gidececeğim. Sevgiler,

Arzu Pınar 
 27.01.2008 12:15
Cevap :
Sergiyi duymanıza vesile olduğum için çok mutlu oldum. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Sevgiler...  28.01.2008 1:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 273
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 5037
Kayıt tarihi
: 08.08.06
 
 

Ege Üniversitesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi bölümü mezunuyum. Şu anda Marmara Üniversitesi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster