​ Ne oluyor bana? / Aşk - Evlilik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

Ne oluyor bana?

Ne oluyor bana?
 

Günaydın...


- Merhaba, özür dilerim, geciktim. Malum, trafik...

Toplantı odasındaki büyük masanın etrafında konuşup duran "ben bilirim" adamlar o yöne doğru baktılar... Ben daha o kapı açılmadan önce yürek çarpıntımdan anlamıştım zaten bir şeylerin normal olmadığını...

Herkes "Hoşgeldin" dedi...

Zaman tam o an'da durdu. Ne zamanı, dünya, içinde yaşadığımız güneş sistemi, galaksi, komşu galaksiler, evren, uzay, boşluk, her ne ise hepsi birdenbire durdu.

Evet. Hoşgeldin...

Demek trafik vardı. Demek aslında daha erken gelecektin. Demek sen bu sabah uyandığında buraya geleceğini biliyordun. Bu koca göbekli, kalın sesli, büyük kahkahalı, yırtıcı adamların arasına geldin demek.

Sakin olmaya çalışarak düşünüyorum kendi kendime... Bana biçilmiş diğer rollere bürünüyorum bir anda... Diyorum ki: İyi, toplantımız daha renkli geçecek demektir bu.

Malum, kriz. Malum, toplantıların sıkıcılığı. Malum, uçuşan kağıtlar, havada sallanan eller, diş gıcırdatan gülümsemeler... Malum, yaratıcılığın, üreticiliğin olmadığı, sadece çeneye, oyunlara ve kapalı kartlar için yapılan blöflere göre süren giden konuşmalar... İyi de sanat bunun neresinde?

Sanat, senin elinde, yüzünde, güzelliğinde. Kahveni içişinde. Nefes alışında, sonra onu verişinde... Sanat, senin konuşmanda. Senin yaptığın her şeyde sanat.

Bir süredir durgunum, sana ait olan tüm düşüncelerden kaçmaya çalışıyorum, hayatımın içinden daha hızlı geçip git diye kendimle savaşıyorum ve şu yaptığına bak. Tüm güzelliğinle geldin tam karşıma oturdun... Bir de "malum, trafik" diyorsun...

İyi.. Hoşgeldin.

Böyle düşünüp gülümserken bir anda sorulan soru ile kendime geliyorum. Neyse ki hazırlıklı olduğum bir soru, cevabını hemen veriyorum. Gayri ihtiyari bakışlarım sana kayıyor. Yani bir süredir uğramadığım ülkeme dönüyorum...

Ben de kürkçü dükkanına hoşgeldim...

Değişik pırıltılar oynaşıyor gözlerinin içinde... Yok canım, olamaz. Ben yanlış mı görüyorum?

Gözlerinin içinde bir tekne görüyorum, içinde uyanacağımız. Gözlerinin içinde bir martı görüyorum, Kızkulesi üstünden uçan. Gözlerinin içinde bir balık görüyorum, balıkçıların ağlarını yırtıp kaçan.

Gözlerinin içinde bulutlar görüyorum, bulutlar...

Bu toplantı odasında, bu koskocaman binada, bu bana büyük gelen dünyada, bana has, benim gibi, sanki bana ait bir şey görüyorum....

Ben gözlerinin içinde kendimi görüyorum...

Ve orada kayboluyorum...

Ne bu şimdi? Niye başım dönüyor benim hala?...

 
Toplam blog
: 8
: 466
Kayıt tarihi
: 24.09.08
 
 

1973 İstanbul doğumluyum. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü mezunuyum. Akademik kariyer ..