Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
6837
 

Neden Avrupa Birliği?

Neden Avrupa Birliği?
 

Türkiye'nin Avrupa Birliğine girme arzusu 1957 yılında başlamış 1987 yılında yapılan başvuruyla resmi bir hale gelmiştir. Yani gayri resmi olarak 50 yıldır Avrupa Birliğine katılmaya çalışıyoruz.

Peki neden? Avrupa Birliği tek kurtuluş yolu mu? Büyük, güçlü ve zengin bir ülke olmanın yolu Avrupa birliğinden mi geçiyor? Eğer öyleyse Japonya, Abd, Rusya, Çin ve İsrail gibi devletler bu birliğe üye olmadığı halde dünya üzerinde nasıl büyük bir güç haline gelebiliyor.

Olaya tek cepheden bakmak çok yanlış bir tutum. Biz Türkiye olarak Avrupa Birliğine girmeden önce kendi öz kaynaklarımız hakkında araştırma yapmalıyız. Evvela biz köklü bir Orta Asya Türk tarihine sahibiz. Asırlar boyu Anadoluda ve Asya topraklarında hüküm sürmüş hüküm süremediği yerden uzaklaşıp başka yerlerde devletler kurmuş bağımsız ve hür düşünce sistemine sahip bir milletiz. Biraz yakın tarihe bakacak olursak bizler dünyaya 700 sene hükmetmiş bir imparotorluğun hemen ardından kurulmuş bir devletiz. Ne Osmanlı ne de diğer güçlü Türk devletleri bu güçleri elde ederken bir birliğe üye olma gereksinimi görmemişlerdir. Ne belli bir gruba üye olmuş ne belli ülkelerle kümeleşme yolunu seçmişlerdir. Geçmişte kurulan büyük ve güçlü Türk devletleri milletce oluşturulan gönül birliğinin tohumlarıyla kurulmuştur. Bizler öncelikle belli bir birliğe girmeyi amaçlamadan önce kendi içimizde birlik olmalıyız. Eğer bunu başarırsak zaten Avrupa birliği diye bir oluşuma katılmamıza ya da onlara katılmak için kendi öz benliklerimizden ödün vermemize gerek yoktur.

Günümüzde Avrupa, medeniyetin ve çağdaşlığın beşiği olarak gösteriliyor; ancak tarihe bakacak olursak ilerlemenin, kültürün, ilimin, bilimin ve gücün merkezi Anadoludur. Biz kendi şahsi özelliklerimizden ödün vere vere bu hale geldik. Yoksa bizim daha düne kadar pisliklerini camdan aşağı sokaklara atan Fransızlardan, banyo alışkanlığını daha 100 yıl önce edinmiş Almanlardan, kötü kokularını bastırmak için parfüm kullanan Hollandalılardan öğrencek pek bir şeyimiz yok.
Tam 50 senedir bu birliğin kapısında girmediğimiz şekil kalmadı. Artık anlamamız lazım, bu adamlar bizi istemiyor. İçlerine almayacaklar. Çünkü orası bir hristiyan birliği. Yani daha düne kadar üzerimize gönderilen haçlı donanmasının askerlerini temin eden devletler. Bize karşı sempatileri yok aksine antipatileri ve korkuları var. Günümüzde halen Avusturyada sınırda Osmanlı askerlerinin gelme ihtimaline karşı muhafız alayı bekletiliyor. Bizden bu kadar korkan ve ürken bir topluluk bizi niye içine alsın. Ayrıca yine bu devletler değilmidir ki Çanakkale savaşında en ağır donanmalarıyla üzerimize gelip malup olarak tekrar dönen.

Onun için kendimizi kandırmaya gerek yok. Biz bu zamana kadar Avrupa'ya hiçbir şekilde yaranamadık. En basit örnek Fransa. Sadece onlara kapitilasyon vermemize rağmen bize en önde saldıran devlet olmuştur.

Avrupa birliğinin bize tek faydası yazılı olarak bulunan ancak kendilerinin de uygulamadığı insan hakları. Neden böyle diyorum çünkü Avrupa insan hakları der kendi devletlerinde müslümanları ikinci sınıf insan sayar, zencileri dışlar, idam yasak der ama kendileri idam ederek öldürmez elektrikli sandalye ile öldürür (daha teknolojik ve çağdaş bir ölüm), terörü lanetler İspanya Eta grubunu başka devletler başka örgütleri terörist diye suçlarken bizim terör örgütü diye adlandırdıklarımızı onlar ayrılıkçı grup, azınlık olarak niteler, soykırımları kınar ama yakın tarihlerinde en vahşi soykırımlara kendileri imza atarlar. Almanlar tüm dünyadaki yahudileri katletmiş, Fransa cezayirde soykırım yapmış, İngiltere sömürgesi altındaki pek çok devlete asırlar boyu zulmetmiş ama çıt yok. Naziler tüm dünyanın gözü önünde hatta filmlere konu olacak bir trajediyle yahudileri katletmiş ama kimseden ses yok. Biz ise hiçbir şey yapmadığımız halde hatta kendi halkımıza Ermeniler tarafından anadoluda saldırılar yapıldığı halde soykırımcı ülke olarak ilan edildik.

Bence Türkiye Avrupa Birliğine girme hevesinden vazgeçmelidir. Bu zamana kadar almadılar bundan sonra da almayacaklar. Biz milletce gönül birliği oluşturup kendi öz kaynaklarımıza, değerlerimze yönelip çalışmalarımızı arttırmalıyız. Eğer mutlaka bir birlik kurmamız gerekiyorsa bu Avrupayla değil Türki Cumhuriyetler ve bizlerle gönül birliği olan Arnavutluk, Kosova gibi ülkelerle yapılmalıdır.

Ben düşünce ve fikir olarak Avrupa'nın öngördüğü ilerleme, demokrasi, çağdaşlaşma gibi düşüncelere karşı değilim. Aksine bu kavramlar bizim için önemlidir. Aslında biz millet olarak kadına, insana, çocuğa, farklı ırklara, farklı dinlere saygılı ve hoşgörülü bir toplumduk; ama zamanla geçirdiğimiz buhranlar bizi bu hale getirdi. Eğer önceden böyle güzel niteliklere sahip isek şimdide kimsenin yardımı olmadan bu özellikleri kazanabiliriz. Yoksa daha önümüze Kıbrıs, azınlık, soykırım, idam, insan hakları gibi bir çok taş konacaktır. Rezil olmadan bu sevdadan vazgeçmeliyiz.
Yazan:Ö.Çetinkaya

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 8680
Kayıt tarihi
: 13.04.07
 
 

24 yaşındayım Bursa'da inşaat sektörü üzerine çalışmaktayım. Üniversite mezunuyum. Siyaset ve istihb..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster