- Kategori
- Güncel
O bir İnsan
O bir insan.
O bir insan, kötü çevrede yetişirse dünyanın en kötüsü olabilir. Kabalık, bencillik, Vahşet, zulüm ,cinnet,....vb. kötülüğünün hangi boyutlara varabileceğini aklımız hayalimiz almaz.
Bir insan. İsterse ve bir elmas gibi iyiniyetli, sevgi dolu ellerde işlenirse, dünyanın en kıymetlilerinden olabilir.
O bir insan. İşkence de yapabilir zulüm de. Sanat ta yapabilir, bilim de. Çevresine iyilikle ışıldayan bir zerre de olabilir.
O bir insan: Tanımadığı, bilmediği belki de kendi ülkesine düşman olanların da kullanacağı dertlere derman bir aşı için bir ilaç için, ölmeyi göze alarak, günlerce uykusuz çalışabilir.. Okyanus dibinde, Uzayın bilinmezlerine yol alırken ya da volkan incelerken ölebilir.
O bir insan. İnanabilir, sevebilir, inanmayabilir, sevmeyebilir, duygusal, mantıklı ya da ahmakça bir tercih yapabilir. Başarabilir, başarısız olabilir. Bazen, değmeyecek birinin ardından ölesiye gidebilir, bazen çok nankörleşebilir. Kimi zaman da sevgisi için dağları delebilir.
O bir insan. İyi ya da kötü. En güzel ödüllere layık ya da en ağır cezalara. Bir sözüyle bir kalpte bir dünya kurabilir, bir sözüyle kalpteki bir dünyayı yıkabilir.
O bir insan. Allahın kıymetlisi. Meleklerden bile özel belki de. Çünkü insan ruhu diğer bildiğimiz fiziki canlılardan farklı olarak Dünyaya imtihan için gelmeyi ta baştan kabul etmiş. Her türlü zorluğa karşı; ağır iklim ve coğrafya şartları, diğer insanların kötülükleri, vahşi hayvanlar ve en zoru da kendi nefsine karşı ömür boyu bir imtihan. İnsan Allah için çok özel çünkü cüzi iradesiyle," her zaman hata yapabilir" olmasına yol açan özgür seçim hakkıyla zor bir iş için dünyaya gönderilmiş. Adeta bir karınca iken bir cevizi yüklenmiş.
Yüce Allah dileseydi her birimizi günah işlemeyecek şekilde yaratırdı. "Ol" deseydi Melekler gibi hiç hata yapmayan kullar olurduk belki. Ancak Yaratanımız böyle istemedi ve bir hikmet üzerine bizi yanılabilir aklımızla, sınırlı fiziksel özelliklerimizle, karışık hislerimizle yeryüzüne gönderdi.
Hatalar yapıyoruz ya da güzel hareketler. Bütüne zarar veriyor ya da olumlu katkıda bulunuyoruz. Bunlar da kayda geçiyor her an malum. Toplum kanunlarına, ahlaka aykırı suçlarda düzenin sağlanması için ülkeler kanuni cezalar getirmiş. Ancak hepimiz için nihai mahkeme Allahın huzurunda olacak. Yargılamak, Ceza ve ödül vermek yalnızca Allaha mahsus.
İnsan doğuştan özel ve kıymetli. İnsan olduğu için. Yaratandan ötürü.
Bu yüzden kanunların getirdiği cezalar dışında bireylerin; kızdığı, çıkarlarına zararlı gördüğü kişiye yüzyüze, klavye başında-sosyal medyada, şahsi ya da siyasi nedenlerle, sözle, yazıyla, fiziken- psikolojik açıdan öfkeyle saldırması; hakaret etmesi, kendini adeta polis-savcı- hakim yerine koyması, beğenmedikleri ve belki de kıskandıkları insanlar için ölüm-hastalık bedduaları etmesi toplumumuzun huzurunu bozabilecek çok vahim bir tablo oluşturmaktadır.
Birey olarak bu yanlışlardan kaçınmamız bir yana; kızdığı bir insana nefret hissiyle sözlü, yazılı ya da fiziken zarar verebilecek fıtrata sahip olanların öncelikle kanuni müeyyidelerle ve mutlaka da ailesi çevresindekilerce engellenmesi çok çok önemli bir konu. Sadece akşam haberlerini izlediğimizde bile bu durumun aciliyetini anlayabiliriz.
Herkes te anlasın artık ki; o kızdığınız kişi de bir insan. Anne- babası, kardeşleri, sevdikleri, çocukları, arkadaşları olan. Hatalı, çok itici, size göre farklı düşünen bir insan da olsa.
O bir insan sizin gibi, Allahın yarattığı.
Birisine kızgınlık içinde saldırırken, hakaret ederken, azarlarken, aşağılarken dikkat edin. "Kardayım" deyip sevinebilirsiniz ancak dikkat edin: hiç kimsenin başkasına yardım edemeyeceği o İlahi mahkemede ömür boyu kazandığınızdan da mahrum olabilirsiniz. Kul hakkı dosyanıza yeni yeni günahlar eklerseniz, Allahın sizi affetme ihtimalinden de olabilirsiniz.
Çünkü o karşınızdaki de bir insan.
Günahkar da olsa her insanın son nefesine kadar tövbe imkanı vardır ve Allahın rahmeti -affediciliği de sonsuzdur.
Kızdıklarınıza kötülük etmeye, canını yakmaya çalışırken çokça düşünün ve tavsiyem vazgeçin. Selamı sabahı alışverişi kesmek, kanuni yollara başvurmakla yetinin.
Çünkü o bir insan. Sizin gibi. Sevmeseniz de "yaratılana yaratandan dolayı saygı duymayı", " toplum içindeki sıkıntılara tahammülün de imtihan olduğunu" hatırlayın..
Öfkeyle -şiddetle maddi-manevi küçük dünyevi hırslar için dağlar kadar kul hakkını yüklenmeyin.
Saygı ve sağlıkla....