Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '21

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
64
 

O bir İnsan

O bir insan.

O bir insan, kötü çevrede yetişirse  dünyanın en kötüsü olabilir. Kabalık, bencillik, Vahşet, zulüm ,cinnet,....vb.  kötülüğünün hangi boyutlara varabileceğini aklımız hayalimiz almaz.

Bir insan. İsterse ve bir elmas gibi iyiniyetli,  sevgi dolu ellerde işlenirse,  dünyanın en kıymetlilerinden olabilir.

O bir insan. İşkence de yapabilir zulüm de. Sanat ta yapabilir, bilim de. Çevresine iyilikle ışıldayan bir zerre de olabilir.

O bir insan:  Tanımadığı, bilmediği belki de kendi ülkesine düşman olanların da kullanacağı  dertlere derman bir aşı için bir  ilaç için, ölmeyi göze alarak, günlerce uykusuz çalışabilir.. Okyanus dibinde, Uzayın bilinmezlerine yol alırken ya da volkan incelerken ölebilir.

O bir insan. İnanabilir, sevebilir, inanmayabilir, sevmeyebilir, duygusal,  mantıklı  ya da ahmakça bir tercih yapabilir. Başarabilir, başarısız  olabilir.  Bazen,   değmeyecek birinin ardından ölesiye gidebilir, bazen çok nankörleşebilir. Kimi  zaman  da sevgisi için  dağları delebilir.

O bir insan. İyi ya da kötü. En güzel ödüllere layık ya da en ağır cezalara. Bir sözüyle bir kalpte bir dünya kurabilir, bir sözüyle kalpteki bir dünyayı yıkabilir.

O bir insan.  Allahın kıymetlisi. Meleklerden bile özel belki de. Çünkü insan ruhu diğer bildiğimiz  fiziki canlılardan  farklı olarak Dünyaya imtihan için gelmeyi ta baştan kabul etmiş. Her türlü zorluğa karşı;  ağır iklim ve coğrafya şartları, diğer insanların kötülükleri, vahşi hayvanlar ve en zoru da  kendi nefsine karşı ömür boyu bir imtihan.  İnsan Allah için çok özel çünkü cüzi iradesiyle," her zaman hata yapabilir" olmasına yol açan özgür seçim hakkıyla zor bir iş için  dünyaya gönderilmiş. Adeta bir karınca iken bir cevizi yüklenmiş.

 Yüce Allah dileseydi her birimizi günah işlemeyecek şekilde yaratırdı. "Ol" deseydi Melekler gibi  hiç hata yapmayan kullar olurduk belki. Ancak  Yaratanımız böyle istemedi ve bir hikmet üzerine bizi yanılabilir aklımızla, sınırlı fiziksel özelliklerimizle, karışık hislerimizle yeryüzüne gönderdi. 

Hatalar yapıyoruz ya da güzel hareketler. Bütüne zarar veriyor ya da olumlu katkıda bulunuyoruz. Bunlar da kayda geçiyor her an malum. Toplum kanunlarına,  ahlaka aykırı suçlarda düzenin sağlanması için ülkeler kanuni cezalar getirmiş.  Ancak  hepimiz için nihai mahkeme  Allahın huzurunda olacak. Yargılamak, Ceza ve ödül vermek yalnızca  Allaha mahsus.

İnsan doğuştan özel ve kıymetli. İnsan olduğu için. Yaratandan ötürü.

Bu yüzden kanunların getirdiği cezalar dışında bireylerin;   kızdığı, çıkarlarına zararlı gördüğü kişiye  yüzyüze,  klavye başında-sosyal medyada,  şahsi ya da siyasi nedenlerle, sözle, yazıyla,   fiziken- psikolojik açıdan  öfkeyle saldırması;  hakaret etmesi, kendini  adeta polis-savcı- hakim yerine koyması, beğenmedikleri ve belki de  kıskandıkları insanlar için ölüm-hastalık bedduaları etmesi   toplumumuzun huzurunu  bozabilecek  çok vahim bir tablo oluşturmaktadır.

Birey olarak bu yanlışlardan kaçınmamız bir yana;   kızdığı bir insana nefret hissiyle sözlü, yazılı ya da fiziken  zarar verebilecek fıtrata sahip olanların  öncelikle kanuni müeyyidelerle  ve mutlaka  da ailesi çevresindekilerce engellenmesi çok çok önemli bir konu. Sadece akşam haberlerini izlediğimizde bile bu durumun aciliyetini anlayabiliriz.

Herkes te anlasın artık ki; o kızdığınız kişi de  bir insan. Anne- babası, kardeşleri, sevdikleri, çocukları, arkadaşları olan.  Hatalı, çok itici, size göre farklı düşünen bir insan da olsa.

O bir insan sizin gibi,  Allahın  yarattığı.

Birisine  kızgınlık içinde saldırırken, hakaret ederken, azarlarken, aşağılarken  dikkat edin. "Kardayım" deyip sevinebilirsiniz ancak dikkat edin: hiç kimsenin başkasına yardım edemeyeceği  o İlahi mahkemede ömür boyu  kazandığınızdan da mahrum  olabilirsiniz. Kul hakkı dosyanıza yeni yeni günahlar eklerseniz, Allahın sizi affetme ihtimalinden de olabilirsiniz.

Çünkü o karşınızdaki de bir insan. 

Günahkar da olsa her insanın son nefesine kadar tövbe imkanı vardır ve  Allahın rahmeti -affediciliği de sonsuzdur.

Kızdıklarınıza  kötülük etmeye, canını yakmaya çalışırken çokça düşünün ve tavsiyem vazgeçin. Selamı sabahı alışverişi kesmek, kanuni yollara başvurmakla yetinin.

Çünkü o bir insan. Sizin gibi. Sevmeseniz de "yaratılana yaratandan dolayı saygı duymayı", " toplum içindeki  sıkıntılara tahammülün de imtihan olduğunu" hatırlayın..

Öfkeyle -şiddetle  maddi-manevi küçük dünyevi hırslar için dağlar kadar kul hakkını yüklenmeyin.

Saygı ve sağlıkla....

Nesrin Öz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 224
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 381
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

Merhaba...  Üniversite mezunu Kamu İdaresinde  çalışan bir bayanım. Ankara'da iki oğlumla yaşıyorum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster