- Kategori
- Sinema
O kadın

film afişi
Çok satanlar , en beğenilenler , çok izlenenler genelde pek cezbetmez beni. Ne zaman bir filmi, bir kitabı öve öve bitiremezlerse ben hiç beğenmem. Nerede kenarda köşede kalmış, çok eleştiri almış , pek tutmamış bir şey varsa gider ona vurulurum. Zevksiz miyim neyim ?
Pek beğenilmedi , izlemek istedim, döne dolaşa aradım, koskaca İstanbul’da vizyon sırasında doğru düzgün saatlerde bir salonda yakalayamadım.En olmadık saatlere atılmıştı. Hakkında yazılan neredeyse tüm yorumlar olumsuzdu. İlk on dakikada salondan çıkanlar mı istersiniz , verdiği paraya acıyanlar mı , yoksa on üzerinden bir ile filmi oylayanlar mı. Hepsi vardı. Gidişattan anladım ki mutlaka izlemeliydim.Çok geçmedi raflarda yerini aldı . Yanılmamıştım. Gerçekten alışılmışın dışında. On sekiz Sezen Aksu şarkısının bütünleştirilmiş klibi gibi.Her zaman, her yerde rastlanan bir hikaye. Hikayeye öylesine yazılmış bir son. Peki neydi filmde beni içine alan ?
- Oku bakalım , neler yazmışız ?
- Aslında pek bir şey yazmadık.
“Hiç aç susuz yaşamadım ki Hiç parasız pulsuz kalmadım ki Hiç aşksız sevgisiz olmadım ki Neden neye kime bu özlem”
- Gördün mü bak , ne çok şey yazmışsız . Hikayenin öncesini yazmışız. Eğer öncesini biliyorsan sonrası kolay.
- Yani özetlersek önce bir düzen kurulur .Sonra bu düzen herhangi bir nedenle sorgulanmaya başlanır. O sarsılma anında biri gelir ve görüntüye girer. Ve o andan itibaren yeni gelenin dahil olduğu ya da olmadığı bir düzen kurulur.
- Ne demiştik bütün bunların hepsi bizim hikayenin öncesi.
- Kısacası ; yeni biri gelir ve hikaye başlar…
“ Ele avuca sığmazdı deli gönlüm Bir zamanlar neredydi şimdi nerde İster güneş ol yak beni Yağmur ol ağlat beni Aklım başka, duygularım başka yerde…”
- Göz göze gelmeler , karşılaşmalar , kaçamak bakışlar . Soru yok , cevap yok , Sadece tesadüfler
- Nasıl karşı duracaktı. İşte önünde duruyordu evet’i hayır’ı. Yol ayrımı o kadar barizdi ki ikiye bölünemeyeceğine göre dedi Kadın. Yolun birini ya da ötekini seçmeliydi Neye evet , neye hayır? Niye evet , niye hayır ?
- Aşk rastgele yaşamayı sona erdirir. Hayatın farkına varırsın.
“ Beni yak , kendini yak , her şeyi yak.Bir kıvılcım yeter ben hazırım bak…”
- Seçmek ve seçimin sonuçlarına katlanmak… Seçimler zordur . Düzeni olduğu gibi sürdürmek ise imkansızdır. Herkes içinde bulunduğu o tanımlı ve güven dolu ortam sürüp gitsin ister. Ama bir gün gelir ve… kaçınılmaz olan gerçekleşir.Dünyanın düzeni böyledir. Sürekli sınanır insan ve ilişkiler. O biri hep gelir.
“Bazen daha fazladır her şey , bir eşikten atlar insan . Yüzüne bakmak istemez yaşamın, O kadar azalmıştır anlam...”
- Kelimeler en başarılı oldukları zamanda bile aciz kalan sembollerdir. Soruya gerek yok , cevaba da.Dil yetmez anlatmaya.
-Doğru ya da yanlış. Yaşadıklarımın verdiği buruk tecrübelerle daha mesafeli olmayı öğreniyorum. Belki de korkak. Ne zaman kaçmalıyım acıdan? Ne zaman yaklaşmalıyım aşka ?Acıya mı alışmalıyım, yoksa aşka mı?
-Aşk ve acı birbirlerine benzerler . Varken ne acıya ne de aşka alışamazsın. Tam alıştığını hissettiğin anda ikisi birden kaybolur.
- Her aşkın derin bir trajedi içermesi aşktan yüz çevirmek için neden oluşturmaz.
Son