- Kategori
- Kitap
Okuduğum kitaplar
Kitap okuma benim için bir tutkudur. Hastalık derecesinde bir tutku. Her kitap ayrı bir dünyadır. Her kitapta ayrı bir dünyaları dolaşıyorum hissi uyandırıyor bende. Ayrıca her kitap ile gerek yazarı ve gerek kahramanları ile dost oluyor, onlarla konuşuyor ve yaşıyorum. Kitap bitince sanki o kitabın içinden zaman yolculuğu yapmışım ve aniden bu zamana ışınlanmışım gibi bir duyguya kapılıyorum. Bu anlattıklarım işin gizemli tarafı. Birde somut tarafı vardır. Her kitap insana birçok şey öğretir. Okurken anlamazsan da zamanla tutum ve davranışlarına yansır. Aynı kitabı değişik zamanlarda okuduğunda bile insanın kitaba kattığı yorum, görüş ve düşünceler değişiyor. Ortaokul yıllarında okuduğum Türk ve dünya klasiklerinin bir kez daha okuma ihtiyacını hissettim. İnanın okudukça sanki eski bir arkadaşımla yıllar sonra tekrar karşılaştım ve hasret giderdim gibi bir duygu yaşıyorum. Eskiden kitaba kattığım anlam ile şimdi kattığım anlam ve görüş açımda hayli bir değişiklik oluyor. Kitap okurken insan bildiklerinden bilinmeyene doğru uzanıyor ve yeni bir şeyler buluyor. O anda kitapla ilgisi olmasa bile yeni fikirler üretebiliyor. Okumada ufkun gelişmesi bu olsa gerek. Bundan böyle okuduğum kitaplarla ilgili duygu, düşünce ve görüşlerimi blok arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum.
SOKRATESİN SAVUNMASI
Herkesin en iyi yapacağı işi yapması doğru mudur? Doğru. Öyle ise doğruluk herkesin kendi işini yapması, doğru adam da kendi işini yapan değil midir? İnsanın hayatı dünyanın hayatından daha önemlidir. Asıl bilgi dünyayı değil insanı bilmektir. Tanrılar evreni yönetedursun, insan kendi hayatını yönetmelidir. İyi ile kötüyü, doğru ile eğriyi ayırt etmesini öğrenip hem kendini, hem başkalarını adam etmelidir. Bütün bilenlerin amacı insanların daha iyi insan olmalarını sağlamaktır. O hiçbir şey bilmediği halde bildiğini sanıyor; ben ise bilmiyorum ama bildiğimi de sanmıyorum. Daha doğrusu bilmediğimi biliyorum; demek ki ondan biraz daha bilgeyim. Bilmediğimiz bir şeyi bildiğimizi sanmak gerçekten utanılacak bir bilgisizlik değil midir? Kötü bir kimse iyi bir insana nasıl zarar verebilir? İyi bir insana ne hayatında ne de öldükten sonra hiçbir kötülük gelmez. İnsanlar ölmeden önce sezgi gücüne ulaşırlar. Doğruyu söyleyen orada bizden daha mutlu olduğu gibi ölümsüz de olacaktır.