On dörtlük ay gibi oldum! / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

On dörtlük ay gibi oldum!

On dörtlük ay gibi oldum!
 

HAFİF VE DİNGİN. GECEDEN DAHA NE BEKLERİM?.(Resim internetten alınmıştır)


Hafta sonu şehrin mekanlarında insan seli, bir telaş ve koşuşturma. Yeni yıl gecesi sevdiklerine verecekleri hediyeleri almak niyetiyle sokaklara taşmıştı insanlar. Mağazalarda kasa önlerinde uzun kuyruklar vardı. Almak istediğiniz her ne olursa olsun birkaç yere bakmadan almak imkanı yok. Ürünler tükenmiş, bir alış veriş çılgınlığı ki deyme gitsin. Bu hediye telaşı yeterli mi yeni yıl hazırlığı için? Yeni geliyorsa eskiye veda edip yeniye yer açmalı hayatta. 

Ben kendi adıma cumartesi gününü değerlendirip veda kısmını tamamladım sayılır. İlk iş yatak altlarından başladım. Bazaları açtım ve kullanmadığım halde beklettiğim ve hatta kullanmadığım halde kirlendikleri için senede bir kez yıkamak ve ütülemek zorunda kaldığım nevresim ve yorgan kısmının yükünden kurtuldum. Kendi yatağımın bazasının altını açtığımda yanımda kimse olmadığına şükrettim. Evlendiğim zaman alınmış bir yatak örtüsü takımını saklamışım. Aslında mışım değil sakladığımı gayet iyi biliyorum. Ben evlenirken maddi anlamda ailemin sıkıntıları vardı. Bu yatak örtüsünü kız kardeşlerim o zaman ki değerde iyi bir para ödeyip almışlardı. Sanki atarsam onların emeğine ihanet edecekmişim gibi geldiği için neredeyse yirmi yıldır sakladım. Bu yatak örtüsüyle vedalaşmak en zoru oldu. Ondan sonrası daha kolay geldi. Eşimin annesinin aldığı ve yumuşaması için geçirdiği tüm operasyonları reddeden, sertliğinden içine yastık sokmakta zorlandığım bir nevresim takımı, çarşafı yırtılmış daha sonra takımlarım diye sakladığım yorgan ve yastık kılıfları, bazanın kenarına takıldığı için yorganın ön yüzünde bir yırtık olan ve diktirmek üzere sakladığım bir takım. Ama, unutulmaması gereken baza fırfırları. Kabus, her takım için ayrı bir baza fırfırı. Bunları yıkamak ve ütülemek ayrı bir eziyet. Kendimi bu eziyetten bertaraf ettim, onlarda artık yok. Örgü örmek niyetiyle aldığım fakat hiç vaktim olmadığı için yatağın altını işgal eden yün çileleri. İnsanın aklına gelmeyecek daha bir sürü abuk, sabuk eşya. Yatak bazasının boşalması benimde hafiflememe sebep oldu. Rahatladım resmen. Bu beni keser mi? Yok. Oğlumun yatağının altına girdim. Orada büyük oğlumdan kalan sakladığım ne kadar eşya varsa hepsini topladım. Bazanın altı ne büyükmüş meğer? Bunla da yetinmeyip küçük oğlumun oyuncak dolaplarına ve kutularına daldım. Kullanmadığı büyüklü küçüklü bir dünya oyuncak dolaplarda ikamet ediyor, eşyalar bazanın altında hapis. Oyuncakları büyük torbalara doldurdum. Oğluma bunların ihtiyacı olan çocuklara yeni yıl hediyesi olarak gideceğini söyledim. Dolaplarda boşalan yerlere yorganları yerleştirdim. Çok güzel oldu. Eskiyi gönderdim. Yeniye yer açtım. 

Aralık aynın son günü gelmeden aklımda evde elden geçirmek niyetinde olduğum iki yer kaldı. Onları da yaptıktan sonra ben yeni yıla hazır olacağım. Eskiye veda etmeden yeniye yer açılmıyor hayatta. Birkaç yıl kullanmadığınız bir eşyayı boşuna saklamak yerine, ihtiyacı olan insanların kullanması için vermek gerektiğine inanırım. Kıyafetleri düzenli olarak ayıklar ve ihtiyaç sahibi insanlara ulaşması için çabalarım. Yatak altları gözden uzak oldukları için boğulana kadar bekledim. Artık eskiye veda zamanı geldiğinde ilk iş gözükmeyen yerlerden başlayacağım bu tür ayıklama işlerine. Nasıl hafifledim. Eskilerin dediği gibi “Kitap gibi oldular, maşallah.” Oh, boşuna hamallık yapıp duruyormuşum. On dörtlük ay gibi oldum. Daha güzel bir yeni yıl hazırlığı yok bence. Sizde deneyin, çok rahat edersiniz inanın! 


Sağlıkla ve mutlu kalın. 

 
Toplam blog
: 247
: 709
Kayıt tarihi
: 11.03.09
 
 

Buradayım işte. Yaşamın tam içinde. Her anın benim olduğunu bilerek. Yaşamın sadece "Şimdi" olduğun..