- Kategori
- Gündelik Yaşam
On7sinde

Ege, iki yaşında
17 yaş, hayattan kocaman beklentilere sahip olmaktır.
17 yaş, “Hayatı anladım ” moduna girmektir.
İnsan hayatının -tabi ekmek elden, su göldense..- en güzel yaşıdır.
En çok anne – baba – kardeş ile didişilir.
Sıklıkla, "Beni hiç biriniz anlamıyorsunuz..!" diye bağırılır.
Çıktığı yumurtayı beğenmemektir.
Gece eve dönüş saatlerini uzatmaktır.
Bara, "belki kimlik sormazlar" umuduyla -rezil olma sonucu da katlanılarak- girmeye çalışmaktır.
Daha hayatın soğuk tokadını yememiş olmaktır.
Babasının hiçbir şey bilmediğini düşünmektir.
Kızılır belki, lâkin bu yaşta bir baba kaybı, alt üst eder insanı.
17 yaş, hiç yaşlanmayacağını düşünmektir.
Biran önce 18 olmak için zamanın hızlıca geçmesine dua edilen yaştır.
Okulda ve dershanede, ÖSS de full çekebileceğine inandığı yaştır.
17 yaşında, sivilce ve sevgilinin hayatın yüzde90'ı sanılır.
Bazen her şeyin çok güzel olduğu, bazen de her şeyin çok kötü olduğu, duygusal karmaşanın çok yaşandığı yaştır.
Bir sevgilim olsa da mutlu etsem onu ve kendimi; aşkta ben Mecnun'a kitabı yazdırırım, Leyla'da kimmiş ki demektir.
Ne giyeceğini, nasıl yürüyeceğini, ne konuşacağını bilmemek, bir şeye kafayı taktın mı hemen olmasını istemektir.
17 yaş, insanın biraz zavallı olduğu dönemdir.
Siyasette - ekonomide – sporda – müzikte kralını tanımamaktır.
“Diğerlerinin” boş insan olduklarını düşünmektir. Ona, buna burun kıvırmaktır.
Doğru sandığı şeyleri veya inandığı değerleri doğruluğunu yeniden sorgulamaktır.
Bıraksalar dünyayı iki dakikada kurtarmaktır.
Oğlum Ege!
17 yaş, zordur zor!
Olma lan!
Kıymetini bil gençliğinin, cıvıl cıvıl ol.
Gez, toz, eğlen.
Bir daha geri gelmez on7si.
Baban