- Kategori
- Blog
Onlar KOCAMAN çocuklar ''Kwan Yin''

Kwan Yin
" Siz okurken bu satırları, melekler de uçuracak bütün kötülükleri taaa sonsuzluktaki yuvalarına"
Düşlerimdeki bilgeyle birlikte belli belirsiz bir yolculuğa çıkmıştık.. Gireni çıkanı belli olmayan bir kapının önüne vardığımız da bir de baktım ki kapı mühim. Çünkü; herkes bu kapıdan girip çıkıyor.. Sonra düşündüm ve dedim ki kapı yerinde duruyor oysa kapıdan gelip geçenler bir yere varıyor..
Yok dedi o bilge, burayı çok iyi düşünmelisin çünkü; burası en mühim!
Kapı mı olmak istersin, yoksa kapıdan gelip geçmek isteyen mi?
Ahh dedim be, keşke buralara kadar varmasaydım da kendi mabedimin önündeki eşikte eşinseydim..
Sakın mızıkçılık yapma dedi bana!
Tam o sırada kulağım kirişte, söyleşecek çocukların sesleri geliyordu sokaktan çünkü hepbirlikte oyunlar oynuyorlardı. Duymalıydınız seslerini, sanki yıldızları gıdıklıyorlardı.
Hiç farkında değiliz ki Rabbim bize gönül gözü göndermiş..
Neden mi?
Çıkalım derinlerden, inelim göklerden de sonsuz evren içinde evren gönüllülere varalım diye!
İşte bu yolculuk esnasında tanıştık Kwan Yin'le, o artık büyümüş KOCAMAN bir kız olmuştu..
Öyle güzel düşledik öyle güzel söyleştik ki ben sordum ''Kwan Yin'' söyledi.. Neyi mi? Nasıl bir çocuk olduğunu.
Her şeyi karıştıran, yaramaz, ilgi odağı olmayı seven ve istemediği şeyleri yapmakta zorlanan ama çok çok neşeli bir çocuktum. Fazlasıyla merhametli ve kolay kandırılan saf bir yanım da vardı. O nedenle sık sık hayal kırıklığına uğradım.
2 - Hiç unutamadığınız bir çocukluk anınız var mıdır?
Bir çok var. 1. misafirliğe gittiğim evlerin yatak odalarını ve ailemin özel eşyalarını karıştırmayı çok severdim. Babamın prezervatiflerine su doldurup balon yaptığımı evde heyecanla gösterdiğimi hatırlıyorum. 2. Bir başka anım da ilkokulda eve ağlayarak gelmiştim. “Kötü çocuklar köpekleri kuyruklarından birbirine yapıştırmışlar babaaaa” diye ağlıyordum. Babam da “köpekler öyle çiftleşiyor kızım, kimse yapıştırmış değil” diye gülmüştü.
3 - İlk okulda öğrendiğiniz ve severek hatırladığınız bir okul şarkısı var mıdır?
Var. Şarkının ismini hatırlayamadım)) Ama şöyle: “Erken yatarım, erken kalkarım. 1 yumurtayı sütle çarparım. Kızarmış ekmek biraz da peynir,aman efendim ne güzel yenir. Sabah olunca, karnım doyunca, çantama kitap, kalem koyunca. İster yaz olsun, ister kara kış, haydi okula tıpış da tıpış. Okulun yolu taşlarla dolu, biraz da yokuş, yap beni bir kuş”.
4 - Çocukluk arkadaşlarınızın arasında ilk aklınıza gelen kimdir?
Büşra Demir
5 - Mahalledeki arkadaşlarınızla hangi oyunu daha severek oynardınız?
Doktorculuk ve atçılık (efendim atçılık, bir büyük lastiğin içine bir dolu çocuk girer, en baştaki koşar (o ben olurdum) ve diğerleri gözlerini kapatır.
6 - Hangi komşunuzu sevgiyle hatırlıyorsunuz ve sizi komşunuzu sevmeye iten sebep neydi?
Arkadaşım Büşra Demir ve ailesi Demir ailesi. Sürekli onlarda yemek yerdim, İlkokuldan itibaren boynunda anahtarı olan yalnız bir çocuktum, annem evde değildi. Her sıkıntımda onlar vardı. Büşra benim yaşıtımdı. Onların hakkını ödeyemem.
7 - Çocukken en çok neyi hayal ederdiniz?
Sihirli güçlere sahip bir büyücü olmayı.
8 - Çocukken en çok sizi neler korkuturdu?
Yalnızlık.
9 - Çocukken okuduğunuz ve etkisinde kaldığınız bir kitap var mıdır?
Alis Harikalar Diyarında. 30 kereden fazla okudum, geçen sene yine yeniden okudum Tomris Uyar’ın çevirisiyle.
10 - Çocukluğunuzda gönül hoşluğuyla yaptığınız bir iyilik hatırlıyor musunuz?
İyilik denebilir mi bilmem. Çünkü yardım etmek doğal olarak yapımda vardı. Her şeyimi ayırt etmeden herkesle paylaşırdım, karşıdan karşıya teyzeleri geçirirdim, para düşürenlere paralarını verirdim. Hastalara, sakatlara yardım ederdim. Bilmem?
11 - Büyüklerinizin size tembihlediği en az üç(3) nasihati saymanızı istesek bunlar neler olabilir?
1- Sabırlı ol.
2- Sıkı can iyidir çabuk çıkmaz) (Ben hep “canım sıkılıyooooor” derdim de...:)
3- Burnunun dikine gitme.
12 - Ailenizin size getirdiği yasaklardan hangisine daha çok tepki verirdiniz? Neden?
Bir şeyi ellememe yasağı. O konulduğunda daha bir cezp ederdi beni. Babamın özel evrakları misal. Bir de tatlıya dayanamazdım. Alerjim vardı, çilek, karpuz, domatese. Daha bi çok yemek isterdim.
13 - Hangi oyuncağınızı özleyerek hatırlıyorsunuz?
Tankımı. Annem almıştı yaş günümde. Yeşil bir tanktı. Hiç bir çocuğun yoktu. Ben çok sevmiştim.
14 - Uçmak mı? yürümek mi? yüzmek mi?
UÇMAAAAAK.
15 - Küresel ısınmayla mücadele için, bizlere örnek olacak ne gibi alışkanlıklarınız var?
1. Bilgisayar ve televizyonumu asla uzun süreli açık bırakmam. Stand by konumunda dahi tutmam, fişini çekerim. Bir ara öğlen tatillerinde işyerinde bilgisayarımı kapatıyordum, ama unutuyorum bu aralar. 2. Cep telefonuyla zaruri ve kısa konuşurum. 3. Evde değilsem, doğalgazı kesinlikle kapatırım. Kombiyi çalıştırmam.
16 - Aile dendiğinde sizin aklınıza ne geliyor?
Kardeşlerim. “Kardeşler Birliği” kurmuştuk 2 ablam ve ben. “Anca beraber, kanca beraber” idi sloganımız.
17 - Ailece bir araya geldiğinizde (sizin ailenize has) geleneksel olarak yapılan (olmazsa olmaz) hangi yemekler olur o an sofranızda?
Börek mutlaka, revani, helva.
18 - Yapmayı ya da yaşamayı isteyip de gerçekleştiremediğiniz içinizde ukde kalan bir şey var mıdır?
Evet, yamaç paraşütü yapmak. Bu yaz yapacağım. Allah kerim.
19 - Hangi mevsimi seversiniz?
Sonbahar.
20 - Elinizde olsa gelecek nesillere faydalı olacak neler yapmak istersiniz?
1. Çocuk Korunması ve sosyal hizmet sistemini ülkemizde en iyi işler hale getirmek. 2. Ağaçlandırmaya yardımcı olmak. Kendi adıma bir orman ya da koru kurmak.
Sevgili Kwan Yin,
Bizimle söyleştiğiniz ve çocukluk anılarınızı paylaştığınız için, size çok teşekkür ederiz efendim..
Evet o artık KOCAMAN bir çocuk, ama bizi yazılarıyla ruhunda barındıran bir çocuk.. Demedi demeyin! Ben ne zaman Kwan Yin'in yazılarını okumaya başlıyorum içimde adeta kanatlanıyorum ve o bilgeyle birlikte san ki pozitif enerji madeninin içinden, zamanlar arası yolculuğa çıkıyoruz....
Yoksa siz benim bu dediklerime inanmıyor musunuz? Ama bu seyehat bedava :)
Kwan Yin Psikoloji / Ruh Sağlığı: http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=889483
''Melekler yüreğinizden öpsün Sevgili Kwan Yin''
Evettt artık bütün dünyanın da bildiği gibi, :) ''Onlar KOCAMAN Çocuklar'' adı altında ''Milliyet Blog'da'' siz dostlarımızın da nazik katılımlarıyla, söyleşiler yaptık.. Biz bu söyleşileri e-posta yoluyla gerçekleştirdik ve sizlerinde bildiği gibi biz bu söyleşileri hazır ettikçe yayınlıyoruz..
Konuyla ilgili blogumuz: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=76762
Konuyla ilgili ilk blogumuz! http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=52260
Söyleşiye katılan dostlarımızın isimleri:
Alev Meisel (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=81365
Celal Çelik (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=90208
Aydın Sevinç(söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=82411
İlyas Bayram (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=84955
Zeynep Gülay Kibaroğlu (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=101023
Ufaklık (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=90406
Kwan Yin (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=86021
Aydın Tiryaki (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=79270
Sema Çürük (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=92141
Muzaffer Cellek (şükür söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=98929
Vakayinüvis ''Gülname Kurtgöz''(söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=78875
Ali Gülcü (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=87829
Ohannis(söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=7960717
Özgün Kaplama (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=81520
September1özlem (Özlem Gürlük) (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=93157
Mehtap Erel(söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=80828
Talip Bölükbaşı (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=92950
Metin Özkaya (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=84083
Okan Tınmaz(söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=80033
Coşkun Karabulut (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=85479
Murat Ertaş (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=102648
Ahmet Balcı (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=88021
Pirmete(söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=80439
Faruk Sürener (Tarik) (söyleştuk) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=82830
Ahmet Yılmaz (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=93521
Alaattin Bender (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=88520
Yakamoz35 (Murat Gülcek) (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=100328
Arif Öğütçü (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=88956
Shalimar (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=99406
Savaş Şakar (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=91485
Ahmet Üstündağ (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=93877
Alyoşa Hülya Gülcek (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=109649
Emoş (şükür söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=132072
Akar (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=133578
Dilek Ç. (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=144134
Göstermiş olduğunuz sıcak ilgiye ve de değerli katılımlarınıza çok teşekkür ediyorum..
Gönül notum: Sevgili dostlar, bir adet fotoğrafınızı tabii sizin tercihinize göre, bu çocukluk fotoğrafınız da olabilir, ekte yollamayı unutmayınız olur mu? Sizin bir fotoğrafınız olmazsa, biz kiminle söyleştiğimizi nasıl bileceğiz? :(
Gönül notum:Efendim. Eğer aklınıza ve yüreğinize neden hep aynı sorular diye, bir soru işareti düşmüşse Kİ
düşünmüşüzdür mutlaka ''hayat hep aynı'' ama biz canlılar farklı zamanlarda dünyaya geliyor, farklı duygular hissediyor ve farklı hayatlar yaşıyoruz...
''Hayatın soruları aynıdır. Çünkü; yanıtları farklıdır. Bizler o farklılıkta saklıyız..''
Söyleşi Yönetmeni: Çingen Sabiş.