- Kategori
- Dünya
Orta Dogudan alinacak dersler
Emperyalizmin Orta Doğu için çizdiği kader çizgileri birer birer siliniyor. Batı kuklası diktatörler eliyle uyutulan, baskı altında tutulan ve kaynakları sömürülen, milli gelirleri bir takım aileler ve diktatörler tarafından har vurup harman savrulan Arap halkları artık diğer ülkelerin insanları gibi yaşamak istiyorlarlar. Gençler başka ülkelerdeki yaşıtdaşları gibi aynı olanaklara sahip olmak, özgürce konuşmak, özgürce toplanabilmek ve onlar gibi yaşamak istiyorlar, çalışacakları bir işleri olsun istiyorlar.
Bu halk ihtilallerinin temelinde “iletişim devrimi” yatıyor. Diktatörlerin yaşamını ve sonradan görme debdebesini görüp haksızlıklara, rüşvete, iltimasa, yandaş ve yalakaya ve haciyatmazlara, dalkavuklara sağlanan çıkarlara, onlara yaratılan olanaklara kızan geri bırakılmış, kendi ülkesinde itilmiş, kakılmış, kendi ülkesinde marjinalize edilmiş kalabalıkların kızgınlıkları yatıyor. Yeni teknolojiler yatıyor, belki de bir i-phone veya i-pod yahut i-pad edinip kullanabilme arzusu yatıyor.
Bu olayların kökenindeki bir başka neden de Orta Doğu halklarını kendi kukla liderleri veya sözüm ona kendilerine “dost ve yakın müttefik yönetimler”i eliyle uyutan Batının aymazlığı, duymazlığı, çıkarcılığı ve doğu kültürünü bir türlü anlayamayan, bu toplumların tarihlerini bilmeyen, hepsini tek bir şablonla sınıflandıran Batının toplum mühendisliğinin iflası yatıyor.
Osmanlı’nın yönettiği bugünkü halk ihtilallerinin sürdüğü toprakları “böl-yönet” veya”ayır-buyur”yöntemiyle yapay sultanlıklar, hanedanlar yaratan Batılılar durumu iyi kötü bir asır sürdürmeyi başardılar sayılır, ufak tefek kazalar, sorunlar çıksa da. Petrollere el koydular veya ucuz fiyata alarak ekonomilerini canlandırdılar, zenginleştiler, refah düzeylerini yükselttiler, yeni teknolojiler edindiler, halklarını eğittiler.
Orta Doğudaki Arap halklarının kendilerini yönetenlere karşı başlattıkları barışçı direnişe yönetenlerin çoğunluğu makam ve yetkilerini bırakarak makamlarından ve hatta ülkelerinden çekildiler. Tunus ve Mısır örnekleri bunlardan. Buna karşılık Yemen, Kuzey Irak ve özelljkle Libya’daki olaylar değişik bir safhaya girmek üzere. Libya’da halka saldırtılan bindirilmiş kıtalar bunda başarılı olur mu zaman gösterecek, ama ülkenin yarısı direnişçilerin eline geçti bile. Kaddafi denilen bilmem kaç milyar dolarlık servete oturan, aklına estikçe kafasına uygun bulduğu her türlü teröre destek sağlayan, ekonomik olmayan yatırımlarla halkının parasını çarçur eden feodal kafalı kişi ve aile efradının 41 yıldır yönettiği Libya’da doğru dürüst bir ekonomik alt yapı bile yok. Halk yıllarca Yeşil kitaptaki safsataları ile uyutuluyorken diktatörün durumu iyi idi, ama artık cin şişeden çıktı.
Kaddafi diktasına, aile efradına, yakın ve yalakalarına, yandaşlarına, dalkavuklarına, ülkedeki rüşvet, iltimas, soygun ve dediğim dedik yönetime karşı çıkan halkın elinde taşıdığı şu parkartlardaki mesaj belki de Orta Doğudaki diğer diktatör ve diktatörlük heveslilerine karşı da bir uyarı niteliği taşıyor.
İşte Libya halkının taşıdığı pankartlar ve bunların Türkçeye tercümesi.
NO AUTOCRACY-Otokrasiye Hayır: Egemenlik kullanımında sınırlama ve denetimin olmadığı, iktidarın kendinden başka hesap vereceği muhatabının bulunmadığı, yönetimin kişi ya da grubun elinde toplandığı yönetim şekline hayır.
NO DESPOTİSM-Despotizme Hayır: Bir ülkeyi zora ve baskıya dayanarak yönetme anlayışına hayır.
NO NEPOTİSM-Nepotizme Hayır: Akraba ve yakın arkadaşları kayırmaya hayır.
NO CRONYİSM-Kronizme Hayır:Yandaş kayırmaya hayır.