- Kategori
- Beslenme / Diyet
Ortaköy ekmek fırın

Ekmek, hemen hemen tüm insanların günlük olarak tüketmesi gereken gıda maddelerinin başında gelir.MÖ.2600 yıllarında Eski Mısırlılar, buğday unu ve su karışımından elde edilen hamura maya katarak, ekmeğin oluşmasını sağlamışlardı. Zenginlerin ve soyluların rağbet ettiği bu mayalı ekmekler, o kadar değer kazanmıştı ki, Eski Mısır’da bu ekmekler para yerine bile kullanılır olmuştu. Mısır’dan Roma’ya ardından Batı Avrupa’ya yayılan mayalı ekmek, son asırlarda bütün dünya sofralarında yerini almış, durumdadır.Yeryüzünde en çok ekmek tüketen toplumların başında Türkiye yer almaktadır.Ekmeğin ucuza mal olması nedeniyle, dar gelirliler tarafından ekmeğe daha fazla önem verilmekte ve daha fazla tüketilmektedir.
Ekmek, bir emek ürünü, alınteri simgesi ve Allah’ın kullarına nimeti olarak hemen hemen bütün dinlerde övülmüş ve kutsal sayılmıştır.İslam Kültüründe de ekmeğin özel bir yeri vardır. Ekmeğin özel bir yer tuttuğu kültürlerde, fırıncılık mesleği de önemli bir yer tutmaktadır.
Hepimizin yaşadığı semtlerde , evlerimizin yakın çevrelerinde, ekmek satışı yapan market, bakkal ve ekmek fırınları mutlaka vardır.
Ortaköy semtinin en büyük ve tanınmış ekmek fırını sahibi olan Sn.Fuat Zorlu ile ekmek yapım işlemleri hakkında kısa bir ropörtaj yaptım.Kendisi, ekmeğin yapım işlemleri ve ekmeğin faydaları konusunda beni detaylı olarak aydınlattı.Fuat bey’in sahibi olduğu Ortaköy Unlu Mamüller Fırını’nda 40 çeşit ekmek üretiliyor. Günün yirmidört saati hizmet veren Ortaköy Unlu Mamüller Fırını, ürettiği ekmeklerin çeşitliliği, hijyen kurallarına uygunluğu ve lezzeti açısından oldukça fazla talep alan bir konuma ve prestije sahip.
Fuat bey’den ekmeğin faydaları hakkında edindiğim bilgileri, Milliyet blog okuyucularıyla paylaşmak istedim.
Halkımızın temel gıda maddeleri içerisinde yer alan “ekmek” kısa sürede tüketildiği için, içerisinde en az katkı maddesi bulunduran bir mamüldür. Bir ürünün dayanma süresi, içerisindeki katkı maddesinin miktarıyla doğru orantılıdır.
Hepimizin bildiği gibi, un yalnızca ekmek yapımında kullanılmamaktadır. Her türlü hamurişi mamül yapımında beyaz veya esmer un belli oranlarda ürünün çeşidine göre kullanılmaktadır.Beyazlatılan una kepek katılarak protein, içeriğindeki lif oranı arttırılarak da, ekmeğin besinsel değeri yükseltilir.Bu sebeple kepekli ekmeğin, herkes tarafından, gereken miktarda yenilmesi tavsiye edilmektedir.Kepekli ve posalı gıdalar, sindirimle ilgili rahatsızlıklarda birebir çözümdür.Kepekli ekmeğin kalori değeri beyaz ekmeğe göre daha az olup, buna karşılık vitamin ve protein değeri yüksek olmaktadır.Bu sebeple diyet yapan kişilerin iştahını kesip, şişmanlığı önlemektedir.
Ekmeğin az bilinen özelliklerinden biri de, ekmek kabuğunun insanın mental ve fiziksel performansına olan etkisidir. Okul çocukları ve fabrika işçileri üzerinde yapılan bir araştırmada, ekmek ve meyve ile beslenen işçilerin, diğerlerine göre daha yüksek performans gösterdikleri tespit edilmiştir. Bundan dolayı kabuğu bol olan ekmekler, hem fiziksel hemde zihinsel efor sarfeden kişiler için, daha fazla önerilmektedir.
Fuat bey ile yaptığım ropörtaj sırasında, ekmeğin içeriği ve faydaları hakkında verdiği bilgilerin yanısıra , ekmek fırınlarının, kurumlaşmasını tamamlayamamış, örgütlenmesi zayıf bir konumda yer aldığını öğrendim. Ayrıca kendisi, özellikle altını çizerek, ekmek fırınlarının ticari kazanç amaçlı kurulduğuna, çoğunda hijyen kurallarına uygun ekmek imal edilmediğine, bu konuda bir denetleme karmaşası yaşandığına, çözüm olarak da ülke genelinde ekmek üretimi için belli başlı kriterlerin belirlenmesinin şart koşulmasına ve tüketiciye düşük fiyatlı ekmek sunabilmek adına katkı maddesi olarak düşük maliyetli yemlik buğday kullanılmaması gerekliliğine değindi.
Yaşamımızı sürdürebilmek için tüketmemiz gereken gıda maddelerinin başında yer alan ekmek için söylenecek çok şey var. Mesleğini severek ve büyük bir titizlikle yapan Sn.Fuat Zorlu’ya konuyla ilgili düşüncelerini bizlerle paylaştığı için, teşekkür ediyorum.
Sonuç olarak; uzun ve sağlıklı bir hayat sürmek istiyorsak, yediğimiz, içtiğimiz her türlü ürünün hijyenik koşullarda imal edilip edilmediğine ve ürünlerin içerisine ilave edilmiş olan katkı madde oranlarına dikkat edelim.