- Kategori
- Blog yazarları tartışıyor!
Öz gerçek algılamalar; dört senelik tecrübelerden bir buket…

Mektepli mi yetenekli mi? Alaylı mı? O bir doğa harikası resim internetten alıntı
Aile boyu algılama:
Milliyetin hangi sayfasında çıkıyor?
Köşelerde yazını hiç göremedim!
Çok değişik salça turşu tariflerim var.
Yemek kitabı çıkarmak istiyordum ama gücüm yetmedi.
Yemek tarifi başına ne alırım dersin?
İnanmıyorum gerçekten mi?
Senin fobin yazmak öyle mi?
Hayır, yengeciğim fobim değil hobim… Yani yazı yazmak hobilerim arasında.
Valla Fikret şu senin yeğenin çocukluğundan beri bedava işlerle ilgilenirdi hatırlar mısın?
Lisedeyken ne güzel resimler yapardın kızım…
Bi keresinde büyük teyzen beş lira vermişti de teyzene o yağlı boya resmi satmamıştın.
Hediye etmiştin.
Keşke resim fobine devam etseydin; sergi açardın üç beş kuruş kazanırdın. Hani sergi dediysem…
Hobi yengem hobi…
Her neyse… Fobik mobing… Gözlerine yazık!
Küçük çocuğun mu var? Çık gez toz kocanla… Ne o öyle kitaplar dergiler… Bu yaştan sonra üniversite sınavına mı gireceksin?
Allah akıl fikir versin.
Komşu penceresinden “Blog yazarlığı”
Resmimi çektiniz!
Avukatıma gideceğim.
Çöpleri bahçenize atarken; hortumla pencerelerinize su fışkırtırken; lanet olası sokak kedilerinin sopayla kafasını kırdığım da çektiğiniz o resimleri… İnternete verirseniz… Vallahidebillahide…
Sizi mahkemelerde süründürürüm.
Kızım Feride: Sizin internet köşelerinde resimlerinizi görmüş. Biz kiracıyız zengin değiliz ama namusluyuz biz!
Sizin gibi internetlerde fink atmıyoruz.
Türkiye genelinde Blog yazarlığı ve algılanması:
Zaman kısıtlaması olmadan; fazla para harcamadan; arzuya göre peçelerin ardına gizlenerek; kadın ve erkeği bir araya getiren; acı tatlı sohbetlere aracılık eden…
Sokağa çıkmadan; ne giyeceğim sıkıntısı yaşamadan; her eve konuk olabilmek… Derdini anlatmak; dert dinlemek; kafa dağıtmak ya da ütülemek…
Çok ciddiye almak; hiç almıyormuş gibi yansıtmak.
Kendi dilinde olursa ayıp ve ya suç sayılmazmış gibi…
Yabancı dillerde milletin karısına kızına küfür etme hakkını kendinde görmek.
Kaybettiği değerini: Gemisiz kaptan misali… İnternetin deryalarında aramak...
Bunun dışında:
Sosyal olabilme çabalarına hizmet veren bir sistem…
İyi faydalı olabilecek gibi görünüyor ama henüz çok genç…
Emekliyor.
Blog yazarlığı algılamasından söz etmek için daha erken.
Algılama olayı tam gerçekleşmiş olsaydı…
Milliyet Blog idaresinin sunduğu bu eşsiz olanaktan olumlu bir şekilde yararlanabilinseydi…
Çok farklı işlere imza atılırdı.
Okur (Blog yazmayan): Blog yazılarını gazete yazılarını okur gibi okuduktan sonra içinden kalaylar ve ya alkışlarsa…
Okur: Dışarıda kalır aktif olmazsa…
Okuryazarlar: Susarlar! Vakitleri, emekleri boşuna gitmesin diye kendi çemberleri içinde abı hayat bulmak için kuyu kazarlar.
Neden kazarlar? Olgunlaşamayan algı yüzünden…
Algılamak:
Bizlere nasip olacak mı?
Büyük bir düş… Bir hayal!
İlk bilgisayarlar: Hepimiz biliyoruz ki görünüşleri çok büyük kelli felliydi lâkin verdikleri hizmet günümüzdekilerle kıyaslanmayacak kadar yetersizdi.
Gelecekte: Blog yazarlığı ve yazarları çok daha verimli olacaklar.
Şimdikiler “Alaylı”
Onlar alaylıların hatalarından öğrenecekler. Blog yazarlığının tarihçesini incelediklerinde…
Eminim çok gülecek çok ağlayacaklar amma…
Mektepli olacaklar.
20. Haziran 2010 Pazar
İnternetli Köyden Alev Meisel