- Kategori
- Gündelik Yaşam
Özgürlük

Dört nala koşturan atlar misali yaşamalı özgürlüğü... Sıkıştırılmış hayatlardan biraz olsun kopmalı artık. Doyunca yaşayıp zevkini çıkarmalı. Biraz olsun bırakmalı kenara üzerinizde ne varsa, hangi kimliğe bürünmüşseniz bir süreliğine azletmelisiniz kendinizi. Hayat bir şekilde akıp gidiyor, elimizden. Farkına bile varamıyoruz çoğu zaman. Yaşadığımızın farkına varamamak. Ne acı bir telaffuz değil mi? Ama bu şekilde yaşamaktayız işte, maalesef gerçekler acıdır.
Bırakamıyoruz kendimizi, hep bir yükün altında ezilmekte olan bedenlerimiz...
Özgürlüğün çevremizle birlikte anlamlandırıldığını söyler olduk. Sevgilimiz varsa, onunla özgürüzdür. Ailemiz varsa onlardır özgürlüğümüz. Yani şu bitmek bilmez fedakarlıklarımız...
Kendimiz adına yaptığımız hiçbir şey yok neredeyse. Çocuklar için çalışmak, sevgilin için bir sürü şeyden vazgeçmek, arkadaşların için yardımlarda bulunmak... İyilik timsali gibi görünmek yani.
Şimdi en azından bir kış uykusundan uyanmış olalım. Şimdiye kadar olan yaşamımızı gözden geçirip bir kere de yeter artık diyebilelim. Soyunalım tüm sorumluluklarımızı, tüm kimlikler masaya insin. Ve dört nala koşturan atları getirin gözlerinizin önüne. Hayata karşı çırılçıplaklar. Ölesiye mutlular belki de. Onların da kendi içlerinde mutlaka yaşam savaşı var, mutlaka mutsuzlukları var. Ama biz insanların tasası, derdi bir ufak gülümsemeye bile müsade etmiyor. Onlarla koştuğunuzu düşünsenize. Bir sınava hazırlanmak, bir yerlere yetişmek için değil; hayata karşı çıplak vücutlarınızla, içinizde yaratılan o saf ruhunuzla koştuğunuzu düşünsenize bir. Şimdi bir çoğunuz ah nerde o günler diyorsunuz, duyar gibiyim. O kadar uzak değil oysa böylesi yaşam.
Özgürlüğü yaşamak yıldızlar kadar erişilmez değil. Zaman akarken, hayat tükenip giderken; geç kalmışlığa üzülmek yerine serbest bırakalım benliklerimizi. Bir kere de hayata yetişmeye çabalamayalım ne çıkar?...
Ne demiş Nazım Hikmet;
Yaşamak şakaya gelmez,
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın,
Bir sincap gibi meselâ,
Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde
Hiçbir şey beklemeden,
Yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.