- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Palmiyesiz Palermo!

http://www.ntvmsnbc.com/news/22290
Çanaklıköy’de sağır sultan bile duydu!
Böyle bir köy var mı?
Neden olmasın? Turisti, betonu bol bir ilçemize zincirle değil on beş kilometre uzunluğunda bir yolla bağlı!
Bu beldede, belediye sözcüğü sihirli! Hoşt; kelimesini duyan tüylüler patilerini yalayıp öyle bir kaçıyorlar ki sanki peşlerinden ölüm koşuyor! Koşuyu kim kazanıyor sizce?
Barınaklar öyle bir ün salmış; ne siz sorun ne de ben söyleyeyim diyeceğim fakat doğru olmayacak; çünkü 20.8.2007 tarihinde: (http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=58636)”İmdat” adlı bloğumda konu ile ilgili ayrıntılı bilgi ve resimleri beğeninize sunmuştum; resimlere bakanlar, ayılıp bayıldılar!
2007 yazında derin mavi sularda bıcı bıcı yapmayı bir iki gün erteleyen; Müslüman, Hıristiyan, Budist ve Nötr inançlardan bir demet insan “merhamet ey Başkan!” adlı bir senaryo ile belediyeye ardından savcılığa başvurmuştu!
Sonuç: Bildiğiniz gibi… Hamam ve tas!
Duyarlı Başkan! 2008 yazında seçim alanını “ Seçmenlerim yardım edin ağaçlar ölüyor” sloganlarıyla donatmış! Etrafıma şöyle bir göz gezdirdim; Palmiyeler can çekişiyor!
Palermo palmiyeleriyle yayılan parazitler mi? Yoksa eskiden çok şirin bir kasabacık, şimdilerde kâbus kente dönüşmesine ramak kalan kuşyuvasının beton yığınları mı ağaçlarımızın kökünü kurutan!
Faili meçhul dosyalar arasında gizli!
Sayın Başkan!
Duygu sömürüsü sözcüklerin yok olup gidenlere bir faydası olamaz!
Paçaları sıvamak gerek! İçten dıştan gelen destekler; ferman sizin elinizde! Yine de çaresizlik, yorgunluk baş göstermiş ise:
Bir müddet dinlenmek iyi gelir!
Akıl akıldan, el elden üstündür derler!
Hani şu İtalya’nın Palermo’su da aynı dertten muzdarip!
Orada ağaçlar intihar etmiyor! İntihara zorlanıyormuş!
Sizin gözünüzden kaçmış olabilir! İnsanlık hali!
Ben bildiğimi size aktarayım; siz de son kararınızı verin!
Yazlıkçılardan fazla medet ummayın; onların hayırları kendilerine yetmiyor! Mavi deniz, temiz hava, mangal, aslan sütünün verdiği pozitif duygular etkisinde kalarak evlat edindikleri tüylüleri; sezon bitiminde önce Allaha daha sonra sokağa emanet ederek, tertemiz vicdanlarıyla şehirdeki evlerine rahatlıkla dönüveriyorlar!
Denizde kum, köyde tüylüler! Çoğalıp gidiyorlar! “Kafa yorduğun şeye bak evladım! Seneye geldiğimizde, istediğin yavruyu alabilirsin!
Mangaldan artan kemiklerle bakarız! Dönene kadar palazlanır! Kendi kendine bakmasını, çoğalmasını öğrenir! Kes şu zırlamayı artık!”
Evet, onlardan medet ummayın!
Palermolu asilzade Signor Taska’nın devasa, saray yavrusu konağında da palmiyelerin durumu farklı değil! (Meşhur Alman asıllı prenses Sisi’nin ( 24.12.1837- 10.9.1898) Macaristan Kraliçesi, Avusturya İmparatoriçesinin vakti zamanında tatilini geçirdiği mekândan söz ediyorum!)
Signor Taska’nın anlattıklarına göre; Asya kıtasından; ucuz sağlıksız, kaçak yollarla Afrika üzerinden Avrupa’ya sızdırılan palmiyeler taşıdıkları parazitleri jet hızıyla yaymaktadırlar! Sözü geçen parazitlerle hangi canlı türü besleniyor! Onlar Asya’da kalmış olmalılar! Bir alet yardımıyla, kemirirken çıkardıkları şapır şupur sesleri duymak mümkün! Palermo ve Asilzade Taska perişan!
Gazeteci Signor Mario Pintagro’nun açıklaması ferahlatıcı!
Parazitleri yok edebilecek silahın mantar olduğunu tespit etmişler!
Başarı oranının ne düzeyde olduğunu bilmiyorum! Çok uzun yıllara ihtiyaç olduğu kesin; Palermo’nun bir gün palmiyesiz kalma ihtimalini düşünmek; acı veriyor! Kuşadası palmiyelerinin akıbeti…
Sayın Başkan! İsterseniz, vaktiniz varsa, okuduğunuz satırları ciddiye alırsanız; araştırın soruşturun; hiç belli olmaz; kurtuluş mantarlı tedavide olabilir! Denemeye değer! Sizce değer mi?
28.Eylül. 2008 Pazar- İzmir
Ağaçların ayakta kalmak için verdikleri savaşlar; bizim için! Ağaçların ağaçlara ihtiyacı var mı? İnsanoğlunun ağaçlara açtığı savaşı kazanması mümkün mü?
Tüm canlılar doğayı yağma edenin kim olduğunu biliyor!
Melekler utanıyor! Melekler gözyaşı döküyor!