- Kategori
- Arkeoloji
Parmak uçlarında Müzelere, Müziğe yol alın
Müzeler, Müzeler Haftası geldi!
18 Mayıs Müzeler Haftası olarak kutlanır. Neler yapılır? Müzeleri tanıtan, eserleri o haftada insanlığın hizmetine sunmanın bilimsel tatları gerçekleştirilir.
Müzeler yıl boyu gezilir, eserler, yaşadıkları uygarlığın parçaları sergilenir. Müzeler, tarihi eserler yıl boyu dile getirilmelidir, yazılmalıdır.
Müze hayatımızın ne kadar parçasıdır? Müzelerimize verilen değer nedir? Müzelerimizin hayatımızı etkilediğini, size gizli kapılarını açtığını görün. Zamana yolculuğu, gün ışığına çıkardığını düşler misiniz?
Müzelerde görmek istediğinizi düşlediniz mi? Şöyle bir dönelim, bakalım!
Muğla geniş uygarlığa, açık hava müzesi olarak sizi geçmişin ayak izlerine götürdüğünü düşleyin, gözlerinizi kapatın.
Geçmişin derinliklerinden doğan güneşe hiç çıktınız mı? Kültür geçidinin sunduğu hayat ve armağandır. Siz de buluştunuz mu?
Müzeler için özel düşler kurun. İçinde kaybolmak tarihin derinliklerinde salınmak isteyin. Uygarlığın her bir parçasından gelen sesleri dinleyin. Müzenin gizli kapıları sizi o heyecanlara taşımak için kollarını açmıştır.
Heyecan dalgalarına dönüşen birbirinden değerli parçaların, o eserlerin bağrındasınız. Yanık tenli bağrınızı açın güven, ışık, huzur hissedin.
Ülkemiz, çevremiz uygarlıkların zenginliğiyle göz kamaştırır. Şaraptaki rengin döndürdüğü aşk gibidir.
Yıllar boyu bu ülkede gövdesi koparılmış, kanatları kırık bir kuş gibi kalan parçaları ile doğduğu, yaşadığı topraklarda direnmeye devam eden o zengin uygarlık, tarih. Hangisi mi hangi birini sayacaksınız? Zeus sunağına bakın!
Dış ülkelere kaçırılmış, yağmalanmış ülkemiz, uygarlığımız. Eski eser kaçakçılığını önlemenin yöntemleri artık el vermez olmuş. Ülkemiz yağmalama politikaları ile siyasetini, ekonomisini, uygarlığını, ülküsünü, kültürünü kaybetmiştir.
İşte müzeler, eserler şöyle hayata katılmalıdır, demeyeceğim. Çünkü ülkemizin böylesi politikaları, dip dalgaları yok.
Assos, Afrodisias, Efes, Beçin, Stratonikeia’ya bakın! Görkemi ile kurulmuş, ışığı ile göz kamaştırır. Geçmişten geleceğe bir yolculuk heyecanıdır.
Ah Stratonikeia AŞK kenti. Bak Geldim Koynundayım... ¦
Stratonikeia kalbimin şehri. Kollarımı açarak geldim sana. Güneşi yakalamak için kollarımı gökyüzüne uzatıp bulutları çekerek geldim mavi iklimleri tuttum. Stratonikeia aşk kenti. Kentimin aşkı. Hayalimin, düşlerimin kenti. Kollarım bağlandı sana. Senin o ışıklı yüzüne, Sratonikeia bak geldim, senin koynundayım, güneşim çığlıklarım. Çığlıkların çağlıyor, derinliklerimde. ...Muhteşem ışığındayım. Gözlerim kamaşmış. Sana bağlanmış yollarım , hayranım. Staratonikeia kalbimin şehri, aşk kenti. Bahtiyarım. Sensiz kentimi neyleyim...(N.K)
Sizi titreten, ürperir misiniz? Yaşamlarını görün. Bir de dönün yüzyılların savrulmuşluğunu bugünü ile içinizi sızlatın.
Zeus’un kalan yalnızlığını katın hayatınıza. Yıldızlar bile her gece Zeus’a ışık ve sevgili olmaya devam ediyor.
MUĞLA’DA GÖRMEK İSTEDİKLERİM, DÜŞLEDİKLERİM, DÜŞLERİMİ SÜSLEYEN İZLER;
Muğla Büyükşehir yetkilileri ile Muğla Valiliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı el ele vermeli. Muğla!nın her yerinden tarih fışkırıyor, çağlıyor.
Çevresindeki hışırtıları ile yankı tutan tarihin çınar yapraklarını serpmek için, eserlere nefes vermek, çığlıklarını duymak için Muğla’nın en uygun yerine bir “MÜZE BİNASI” projelendirmek.
Muğla’da o Kültür merkezinin avlusunda, odalarında sıkışan eserler avaz avaz bağırıyor, bir Anadolu müziği gibi çağırıyor. Hayata, geleceğe yol olmak için geçit, tünele giden izlere karışmak istiyor. O eserler şu an sıkışıp kalan yerinde neredeyse can çekişiyor? Gün ışığına çıkmış eserlere gün, gül yüzü değmiyor.
Sanatın muhteşem örgüsü, tiyatro kültürü kalıntılar. Yüreğinizi, kalbinizi, hayatınızı bağlayın o yerlere.
Muğla’da neler var? Stratonikeia’dan çıkan arkeolojik değerler. Gladyatörlerin izleri. Dövüşçülerin sesleri. Etnoğrafya Seksiyonu. Muğla’da Türkiye’de ilk Doğa Tarihi Müzesi eşsiz müze. Eski valimiz Lale Aytaman tarafından canla başla, heyecanla Özlüce’ye koşulmuş. Özlüce’den çıkan fosiller sergileniyor.
Oysa ki, o heyecan devam ettirilmeli “ Trolian Park Açık Hava Müzesi” olarak hayata katılmalıydı, katılmalıdır. Günümüzden 5- 10 milyon yıl önce yaşayan hayvan fosilleri Özlüce’de çıkmıştı. Durdu, sanırım o proje. O “Trolian Park “ projesi ile Muğla’nın dünyaya açılan kültür ve heyecanı, yayılan dalgaların sesleri çekecekti turizmi, kültürü, ekonomiyi .
Hala O valim Lale Aytaman’ın duygularını hissediyorum, heyecanlı gülüşlerini, Özlüce’ye dört elle sarılışını, Muğla içindi. Muğla’ya kattığı sevgiydi. Hepsi de aşk dolu çalışmalardı.
Muğla’nın dünyaya açılan kültürü oluşacaktı Özlüce’de. Ne kadar kaygılanıyor, hüzünleniyor insan o günleri yaşayınca.
Tarihe saygılı, geçmişe geleceğe saygılı bir kültür tarihsel dokuları, değerleri, turizmi, insanlığa sunmak. O nedenle, dedik ki, sıkışıp kaldı eserlerimiz, değerlerimiz, geçmişimiz geleceğimiz bir “ MÜZE BİNASI” tasarımını projelendirerek, inşa ederek hayata katalım, nefes verelim Muğla’ya.
Düşlerim ki, Muğla’nın giriş çıkışlarına pankart veya bilboardlara MUĞLA’DA MÜZEMİZDE BULUNMAKTADIR. GEZİN, GÖRÜN, GİDİN. İYİ YOLCULUKLAR “ yazılmalıdır. Heyecanı rüzgarlara, doruklara, güneşe taşımalıdır.
Müzelerimize saygı hayatımıza saygıdır. Işıklar inecek, yıldızlar düşecektir, göz kamaştırıp sizi kültürün içinde döndürecektir.
Müzeler haftası geldi. Müzeleri hayatınıza katın. Çocuklarınıza bırakacağınız değerlerinizi fark edin. Geçmişin ne kadar yaşam dolu olduğunu görün. Görkemini izleyin. Çığlıklarını duymayı ihmal etmeyin.!!!
Çocuklar sizin eşliğinizde, görevlilerin eşliğinde parçaları okşasın. Zarar vermeden eserlere dokunsun. . Tarihi duyarak, dokunarak yaşasın. Çocuklar özgürlüğü, hayatı tatsın. Bir uçurtmayı salsın avlusunda.
Bir müze gezin, bir tarih gezin. Parmak uçlarında müzelere, müziğe yol alın.!! Sizi fotoğraf karelerinde anı olarak belgeleyecektir. Sizin hayatınızı etkileyecektir.