- Kategori
- Deneme
Pek sevgili(!) bazı büyüklere!

Hani vardır ya bazı edebiyatçılar zamanında kendilerini fil dişi kulelere kapatıp, yalnız kalmış ve bu yalnızlığı kendilerini dinleyerek geçirmişler..
Bu yaptıkları boşuna değildi elbette ! İnanmıyorsanız ya da size gerçekçi gelmiyorsa sonuçlarına bakın.. Yüzlerce muhteşem eser nasıl can bulmuş ola ki? Tabi ki bahsi geçen eserler o günlerin meyvesi!
Yani neymiş pek sevgili(!), her işe o koca burunlarını sokan, her şeyi bildiğini sanıp, sadece ezbere konuşan iş berbat olunca suçu kendinden başka herkeste arayan, bir günah keçisi seçip bütün suçu ona yükleyen ve sonrada o zavallının bütün hayallerini tek kalemde silip kendi hayali, asla tam manasıyla gerçek olamayacak despot düşlerinizi onun omuza yükleyen büyükler; bizleri -sözde iyiliğimiz için- tıktığınız o kalabalık odacıklar yerine hep o düşlerimizde yatan sessizlik ve huzur da işe yararmış!
Zehir dolu çenelerinizi kapatmanız bile yeter istediğimiz huzuru bulmaya.. Yani gerek yok o fil dişi kuleleri inşa etmenize..
Gerçi bu akıllı akılsızlığınız ve zehir dolu ağızlarınızla isteseniz de o fil dişi kulelerin bir tuğlasını bile yapamazsınız..
Yani sevgili büyükler " s. gidin !"Biz yolumuza mantıklı akılsızlığımızla devam edelim..
Ha bu arada! Siz yanlış anlamadan açıklayayım.."s. gidin!" derken s.tirin gidin demedim! "siz gidin!" dedim..
Not !
Bu yazı türkçe&edebiyat dersi dershane öğretmenim Ata Hoca tarafından verilmiş testin 21.sayısının 5.sorunun a şıkkını okuduktan sonra meydana gelmiştir.. Yazının ithaf edildiği kişi ise yine dershane hocalarımdan biridir. Adı bende kalsın.. Ama merak ediyorum pazartesi günü o koca kitabı kontrol için eline aldığında bu yazıyı görüp okuduktan sonra yüzü ne hale gelecek!
Hocam..sevgiler =)))