Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

19 Haziran '09

 
Kategori
Reklam
 

Reklâmın kötüsü olmaz...

Reklâmın kötüsü olmaz...
 

Gazetemde "dozu aşan reklâm" başlıklı bir habarle karşılaşınca hayallerim yarım asır gerilere gitti.

O yıllarda da, yarı çıplak kadın resimleri yayınlanır ve altına "rezalete bakın" uyarısı düşülürdü. Şimdi de kantarın topunun biraz kaydığı belirtilerek daha kapsamlı bir servis sunuluyor. .. Zihniyet değişmedi, değişeceğe de benzemiyor. Ticarî amaçlarla bu tür reklâmlara devam edilecektir ama:

Benim gibi ticarî amaçla, bu tür eylemlere tenezzül etmeyenlerin de, yazıp çizeceklerine olanak sağlanmalıdır. Olaya karşı olanları tutuculukla suçlarsak bazı gerçekleri görmemiz zorlaşır. Dünya, belli amaçlarla cinselliği yaygın olarak kullanmakta, en gıcıklayıcı senaryolar ise geri kalmış toplumlara sunulmaktadır. Bunun altında sadece ticari amaçları aramak biraz saflık olur. Bana göre toplumsal doku hedef alınmış, insanlar uçkurlarına dolandırılarak avlanmak istenmektedirler.

Olayın en düşündürücü yanı, özel hayatların, ortak yaşam gibi lanse edilerek, kişilerin özel yaşamlarına girmek özendirilmektedir. Bu uygulamalar giderek, sapıklık dediğimiz şeylerin benimsenmesine varabilir. Benden önce bu konulara değinmesi gereken psikiyatri uzmanlarını açıklamaya davet ediyorum.

Allah, insanları ( çoğalabilmeleri için) cinsel dürtülerle donatmış ve bu işlevlerin gerçekleşebilmesi için mükemmel içgüdüsel olanaklar sunmuştur. En ilkel insan bile neslini sürdürebilmiştir. Türk toplumu öteden beri cinselliğe aracılık edenleri aşağılayıcı terimlerle dışlamıştır. Bir aracı ve bir gözlemci, bir yorumcu kabul etmemiştir.

Allahın verdiği üreme güdüsü itici bir motiftir. Karşı cinse yönelik dayanılması zor arzular duyulması normaldir. Bu arzular nedeniyle ilişki başlar, doğurganlıkla boyutlanır gider... Her birimiz az ya da çok bu çarkın içindeyiz.

İnsan beşeri bir varlık olarak, yetenekleri ve arzuları doğrultusunda hayatını sürdürür. Her kişinin ayrı bir dünyası vardır. Kendi hayalleri ile yaşadığı gerçekler çeliştiğinde başka yollar arayabilir. Kusuru da sevabı da kendine aittir. Cinsel dürtülerine yön verirken, rota dışına çıkabilir, ömür boyu aynı yastığa baş koyabilir. Mutlu olmaz ayrılabilir. Arkadaş edinerek yaşayabilir O reklamda görünenleri kendi özel yaşamında uygulayabilir. Evlilik dışı ilişki ihtiyacını kabullenebilir. Kısacası yasal olsun veya olmasın yaşamın realiteleri ile boğuşur gider. Bunların hiçbiri başkalarını ilgilendirmediği için teşhirine de gerek yoktur. Bu hayattaki başarı, yaşadığı ülkedeki güzel örnekleri algılayabilme yeteneğne bağlıdır. O yetenekten yoksunsa sorunlar yaşar.

Topluma saygılı olduğunu iddia edenler o toplumun değerlerina zarar verecek eylemlerden uzak durmalıdır. Bunu temenni ederiz ama gerçekleştiremeyiz. Dün olduğu gibi bugün de (zayıf tarafımız) cinsellik belki de artan bir yoğunlukla reklam ve başka amaçlarla karşımıza çıkarılacaktır. Bize düşen, (balık mantığı ile) o yemlere uçmamak, iradelerimize sahip olmaktır.

İnsanlar, zaaflarının kurbanı olmaya çok müsait olduklarından, bu blogun beklen uyarıyı yapabileceğinden emin değilim. Amacım: Bir kişi de olsa, yazdıklarımı samimiyetle okuyan can arkadaşlarıma bir nebze olsun katkı sağlamaktır.

 
Toplam blog
: 163
: 1230
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1941 yılında Trabzon'da doğdum. 1961 Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen Okulunu bitirdim. 1965 A..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara