​ Rubikon'u geçmek / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Türkiyeyi Etkileyen iç ve dış politika sorunları

http://blog.milliyet.com.tr/sakin02

04 Ocak '12

 
Kategori
Siyaset
 

Rubikon'u geçmek

Rubikon'u geçmek
 

 

Siyasetçiler, arasıra öyle şeyler söylüyorlar ki, hayretler içerisinde kalmamak imkansız. Bugün bir konuyu kamuoyu önünde inatla savuyorlar, ertesi gün ayni konunun tam tersini söyleyip onu da savunuyorlar. Üstelik bunlar her zaman yerel problemlerin çözümüne ilişkin ufak tefek şeyler değil. Büyük zararlar verebilecek Uluslararası problemlerde bile benzer şeyler oluyor ve Rubikon geçiliyor.
 
Son zamanlarda, Alman Cumhurbaşkanı tarafından söylenen ve kendi kamu oylarında tehdit olarak algılanan Rubikon nedir. Rubikon, aslında Roma civarında bir nehirdir. Roma imparatorluğunun altın çağının başlangıcında uzun bir seferden başarılarla dönen gücünün doruğunda Sezarın, kendisinin ve birliklerinin elbise ve silahlarını bıırakarak şehre girmesine ilişkin alınan Senato kararını  tanımıyarak Rubikon Nehrini geçmesi ve  Romayı da zapt ederek Senato faaliyetlerini durudurmasıdır. Daha sonra özellikle diplomatik terminolojide dönüşü olmayacak adımların atılmaması için uyarı veya haddini aşmak olarak günümüze kadar kullanmıştır.
 
Peki bizde Rubikonu geçenler varmı. İşte bazı söylemler buyrun siz karar verin;
 
* Leyla Zana ya göre Kürt halkına demokratik özerklik yetmiyor. Artık kendi kaderlerini tayin hakkı istiyorlar. Başka bir deyişle kürtlerin yaşadığı bölgenin kendilerine verilmesi ve burada bağımsız bir devlet kurma talepleri var.
 
*AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik e göre ana muhalefet partisi lideri ne helikopter tahsisi edemezsiniz. Sonra BDP genel başkanı da ister.
 
*BDP lideri Demitaş a göre AKP derin yapılardan hesap sorarken kendi derin yapısini oluşturuyor.Köyü yakılan, faili meçhul cinayetleri işleyenlerden de hesap sorulmalı
 
*Uludere Kaymakamına yapılan saldırıyı kışkırtmakla sorumlu BDP Milletvekili Hasip Kaplan a göre herkes haddini bilecek, medyası da yetkiliside bilecek.
 
Medyayı düzenli olarak takip edenler bu tür siyasi çıkışların, özellikle BDP temsilcileri tarafından hergün yapıldığını bilirler. Ne söyleyebilirsinizki, örneğin Leyla Zanaya bahsettiğin topraklara biz vatan diyoruz. O zaman sen vatan topraklarından bir parça istiyorsun. Yüreğin yeterse gelir alırsın mı demeli. Hüseyin Çeliğe, Ana Muhalefet liderinin Anayasal konumu hatırlatılmalı, Demirtaş ve Kaplanı bu işi her gün yaptıkları için kanıksayıp ciddiye almamalı mı ne yapmalı...
 
Siyasetçi  hanımefendiler ve beyefendiler, geri dönüşü olmayan söylemlerden kaçının, maksadını aşan  ve suç olarak tanımlanmış söylemlerden de uzak durun, başka bir deyişle Rubikonu geçmeyin... Doğal olarak Sezar ı örnek alarak herşeyi göze alabilirsiniz, bu bir siyasi tercih tercih meselesidir. Ancak yürürlükte olan yasalarımızda bu türden söylemlerin cezai yaptırımları vardır ve kaldırmamak için her çabayı gösterdiğiniz dokunulmazlıklarınız sizi sonsuza kadar koruyamaz. Unutmayın ki hukuk bir gün herkese lazım olur... Siyasetçiler,  arasıra öyle şeyler söylüyorlar ki, hayretler içerisinde kalmamak imkansız. Bugün bir konuyu kamuoyu önünde inatla savuyorlar, ertesi gün ayni konunun tam tersini söyleyip onu da savunuyorlar. Üstelik bunlar her zaman yerel problemlerin çözümüne ilişkin ufak tefek şeyler değil. Büyük zararlar verebilecek Uluslararası problemlerde bile benzer şeyler oluyor ve Rubikon geçiliyor.
 
Son zamanlarda, Alman Cumhurbaşkanı tarafından söylenen ve kendi kamu oylarında tehdit olarak algılanan Rubikon nedir. Rubikon, aslında Roma civarında bir nehirdir. Roma imparatorluğunun altın çağının başlangıcında uzun bir seferden başarılarla dönen gücünün doruğunda Sezarın, kendisinin ve birliklerinin elbise ve silahlarını bıırakarak şehre girmesine ilişkin alınan Senato kararını  tanımıyarak Rubikon Nehrini geçmesi ve  Romayı da zapt ederek Senato faaliyetlerini durudurmasıdır. Daha sonra özellikle diplomatik terminolojide dönüşü olmayacak adımların atılmaması için uyarı veya haddini aşmak olarak günümüze kadar kullanmıştır.
 
Peki bizde Rubikonu geçenler varmı. İşte bazı söylemler buyrun siz karar verin ;
 
* Leyla Zana ya göre Kürt halkına demokratik özerklik yetmiyor. Artık kendi kaderlerini tayin hakkı istiyorlar.Başka bir deyişle kürtlerin yaşadığı bölgenin kendilerine verilmesi ve burada bağımsız bir devlet kurma talepleri var.
 
*AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik e göre ana muhalefet partisi lideri ne helikopter tahsisi edemezsiniz. Sonra BDP genel başkanı da ister.
 
*BDP lideri Demitaş a göre AKP derin yapılardan hesap sorarken kendi derin yapısini oluşturuyor.Köyü yakılan, faili meçhul cinayetleri işleyenlerden de hesap sorulmalı
 
*Uludere Kaymakamına yapılan saldırıyı kışkırtmakla sorumlu BDP Milletvekili Hasip Kaplan a göre herkes haddini bilecek, medyası da yetkiliside bilecek.
 
Medyayı düzenli olarak takip edenler bu tür siyasi çıkışların, özellikle BDP temsilcileri tarafından hergün yapıldığını bilirler. Ne söyleyebilirsinizki, örneğin Leyla Zanaya bahsettiğin topraklara biz vatan diyoruz. O zaman sen vatan topraklarından bir parça istiyorsun. Yüreğin yeterse gelir alırsın mı demeli. Hüseyin Çeliğe, Ana Muhalefet liderinin Anayasal konumu hatırlatılmalı, Demirtaş ve Kaplanı bu işi her gün yaptıkları için kanıksayıp ciddiye almamalımı ne yapmalı...
 
Siyasetçi  hanımefendiler ve beyefendiler,geri dönüşü olmayan söylemlerden kaçının, maksadını aşan  ve suç olarak tanımlanmış söylemlerden de uzak durun, başka bir deyişle Rubikonu geçmeyin... Doğal olarak Sezar ı örnek alarak herşeyi göze alabilirsiniz, bu bir siyasi tercih tercih meselesidir. Ancak yürürlükte olan yasalarımızda bu türden söylemlerin cezai yaptırımları vardır ve kaldırmamak için her çabayı gösterdiğiniz dokunulmazlıklarınız sizi sonsuza kadar koruyamaz. Unutmayın ki hukuk bir gün herkese lazım olur...
 
Toplam blog
: 89
: 321
Kayıt tarihi
: 27.07.09
 
 

ODTÜ 1970 Kimya Bölümü mezunuyum. Çalışma hayatımın bir bölümü kamuda bir bölümü ise özel sektörd..