- Kategori
- Güncel
Ruslarla Tatil

Çoluk çocuk...tatilde.
Akşamın alacakaranlığında marketten çıkarken dikkatimizi çeken çocuklu kadın silüeti, biz henüz tereddütteyken ismimle seslenince emin olduk: O, Sveta idi… Sevindik, sarıldık, öpüştük, telefon numaralarımızı kontrol ettik, iki-üç gün içinde bir araya gelmek ve okey oynamak üzere sözleştik. Yazlarını burada geçirerek büyüyen 5 yaşındaki oğlunun pusetiyle birlikte bırakarak ayrıldık…
Tatil için Bodrum’a gelişi, bu, dördüncü yaz oluyor. Bodrum Yarımadası’nın Turgutreis-Akyarlar arasında yerleşmişler. Tabii yine bir arkadaş grubu ile birlikte… Öyle otel falan değil, ev kiralıyorlar; çünkü aylarca kalıyorlar. Kendilerine espriyle karışık “Rus Diasporası” diye de bir isim takmışlar. 20 kişiyi bulan birkaç aileden oluşuyorlar. Kadın ve çocuklar hep burada, eşleri işlerine ara verebildiklerinde gelip gidiyorlar.
4 Yıl önce ilk gelişlerine biz vesile olmuştuk. Sitemizde ev tutmuş 2 ay kalmışlardı. Sonraki tatilleri de en fazla o kadar vize alabildikleri için 2 aydan az olmadı. Bazı yıllar, çıkış giriş yaparak uzattılar. Buralarda bizden çok kalarak, kıskandırıyorlar yani!
Otellerde Alman turistlerin, Rusların rahatsız edici davranış biçimlerinden yaka silktiği haberlerini yıllardır duyarız. Bu belki karşılıklıdır. Ne de olsa küreselleşme neticesi kıyılarımız Alman’ın da Rus’un da tatil bölgesi haline geldi. E arada bi de biz varız tabiatıyla, kıyılarımızın tadını çıkarmaya ahdetmiş… bir araya geldiğimizde bir mücadele başlıyor doğal olarak.
Sitemizde, yurttaşlarımız kendi yaşam alanlarında farklı milletten insanlarla karşılaşınca önce önyargılar devreye girdi. Ruslarla ilgili bilinen önyargılar hemen dedikodu çarkına dönüştü, ama geçen zaman sürecinde ne kadar haksızlık edildiği de ortaya çıktı. Her zaman bilinenin dışında, bunlar “kaçamakçı Ruslar!” değildi bir kere. Evli barklı, çoluklu çocuklu ailelerdi. Deniz ve güneşten azami faydalanma peşindelerdi. Marketten alışveriş yapıp yemeklerini pişiriyorlar, çocuklarıyla hep beraber gezmeye çıkıyorlardı. Yani bizlerden pek bi farkları yoktu. O kadar ki, oğlan çocuğuna göstere göstere denize çişini ettirmek bile onlarca da gayet doğaldı.(Bunu bizimkilerde görmüş olmaları büyük olasılık)
Şezlong ve şemsiye paylaşımına sıra gelince herkes kendi meşrebine göre davranış sergiliyor. Ama Ruslar, duruma, bence çok çabuk uyum sağlıyor. Bizim yerli ahaliyle bu konuda nasıl baş edileceğini çok çabuk kavradılar ve ahenk içine girdiler. Denize girdiklerinde, havlularını güneşe çekenlerle mücadelelerinde başarılı oldular. Herkes önce birbirini şöyle bir yokladı ve sonuçta anlaşma sağlandı. Kimse kimseye sataşmıyor artık.
İlk geldiklerinde edindikleri çevre ve kontakları sayesinde artık bize ihtiyaç duymadan buradaki organizasyonlarını oluşturup tatil yapmaktan epey memnunlar anlaşılan, 4. yaz tatili için buradalar… Bir ara Yunan Adalarını denemediler değil. Ama ı ıh!... buralardan vazgeçemediler.
Ruslar için Antalya’nın vazgeçilmezliği bilinen bir olgu… Ama son yıllar Bodrum’u da keşfetmiş görünüyorlar. Sveta’nın yıllardır Antalya’da tatil yapan bir akrabası, artık Bodrum’a geliyor. Bu durum iyi mi kötü mü, ben karar veremedim. Güzelim yarımadamız son sürat ilerleyen bir yapılaşma faaliyeti istilasında maalesef. Bunun en büyük nedenlerinden biri de yabancıların artan satınalma faaliyetleri. Büyük Rus zengini(!) Abramovitz’in, yakınları için Gümbet’de 12 adet villa aldığı haberini duymuşsunuzdur. Bu durum belki Rus kızları vasıtasıyla dışarı kaçırdığımız(!) dövizlerin bir miktarını telafi etmiş olması tesellisi verse de, gidişat nereye?
Her yıl yaz aylarında buraya geldiğimizde, yangından kışın kaçırılan mallarla karşılaşmak can sıkıcı oluyor. Hiçbir şey yapamadıysa balkonunu çevirip oda yapan kendi vatandaşlarımızın yanı sıra, bu talep patlaması Bodrum’umuzu da patlatmaz umarım.