- Kategori
- Deneme
Şairlik Nedir ? 8 : Şairlik Aktöreciliktir

Aktöre nedir? Ahlak … Şair ahlakın savunucusudur öyle mi? Biraz yanlışlık yok mu bu işin sonunda? Şairlik hangi toplumda aktöre’nin savunucusu oldu?
Ben diyorum ki. Her toplumda. Evet, şair , yalancı gibi görünebilir… şair abartılı konuşabilir.. Şairin bir dediği bir dediğini tutmaz ama yine de derim ki “ŞAİR DOĞRUCU DAVUD” dur.
Hikayesi var:
“Sadrazam Kamil Paşa ( Sultan Abdülazizin Sadrazami) divanda çilek ikram eder, sonra masadaki pudra şekeri yerine yanlışlıkla kapagı açık kalan tuza batırır. İşi bozmaz ve aaaa çok guzel oldu der. Daha sonra sadrazam yapti diye tum divan tuza banar ve ifadelerini bozmadan leziz, leziz diyip yerler. Bu sirada tuuuu, igrenc diye bir ses gelir Davut Efendi’den ve şoyle der: çilek meclisinde neyse de , hükümet meclisinde de bunlar size böyle yapiyor…”(Ekşi sözlük)
Yani şairler sivri dillidirler, aklına doğruluk adına ne gelirse söylerler… Onun için şairler herkesi rahatsız ederler…. Onlar da bunu bildikleri için… bir tek “Sevgililerini” abartılı bir dille övmeyi severler, bundan şaştıkları vakit, herkesin ne diyeceğini bilirler… (Palavracı…)
Oysa şairler özde temiz insanlardır. Hümanisttirler. Bütün bildikleri dünyanın güzelliklerini övmek, bir de şarabın… Tabii , iş şaraba gelince… Çizginin dışına düşmüş olurlar… Tüm münkirler onları aforoz etmeye başlarlar.
Şairler arasında da “Taşlamacı şairler” meşhurdur. Bunların arasında herhalde birinci sırayı Neyzen Tevfik alır. Şiirlerinde ne kadar doğrudan, ne kadar Doğrucu Davud olduğu görmek için, isterseniz İNTERNET’i biraz karıştırın. Neyzen, iktidarların durmadan değiştiğini ama yalanların değişmediğini görünce şunu söyler:
“Türkü yine o türkü, sazlarda tel değişti,
Yumruk yine o yumruk, bir varsa el değişti!”
İşte gerisini anlayan anlar… Şairler böyledir… Hiç çekinmezler… İçerde yatacaklarmış, aç kalacaklarmış, bütün millet onu suçlayacakmış .. Hiç aldırmazlar. Nazım Hikmet , bildiğini anlatmak için 12 yıl hapiste yatmıştır… Bu gün için “Boşu boşuna…” diyoruz Ama o tarihte, o adam şair, diye adamı 12 yıl içerde yatırdılar… Gördünüz mü Devlet, bazen şairlerden ne kadar korkuyor… Ama gerçek şair olanlardan; yoksa “etliye, sütlüye karışmayan…” , ”dama girmez saman yimez..” cinsinden olanlar ise yaşayıp giderler… Onlar şair midir?
Aktöre, biraz da “Doğruluk”, demek değil midir ? bak ne diyor Yunus Usta “Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen...”
Şair dediğin , bağıra bağıra gerçekleri savunur (çoğu kez de gerçek bildiğini…) ondan sonra , gel de ona dert anlat… Anlamaz..!
Ahlaksızların hakkından “ heccav”lar gelir. “Heccav” demek “Yergici” demektir. Tarihimizde böyle doğruluğu, dürüstlüğü savunmak için mısralarını, sözcüklerini bileyen ve acıtacak kadar sert indiriren bir çok yergicimiz vardır. Bunlar arasında Şair Eşref, Tevfik Fikret, Rıza Tevfik, Neyzen Tevfik, Ziya Paşa bu heccavlardan bir kaçıdır… Eşref’i hayatından öylesine bezdirmişler ki sonunda şunları söyler..
‘‘Kabrimi kimse ziyaret etmesin allah için,
Gelmesin reddeylerim billahi öz kardaşımı.
Gözlerim ebna-yi ademden ol rütbe yıldı kim,
İstemem tek fatiha, tek çalmasınlar taşımı’’
Bu bakımdan taşlamacı, yergici şairlerin dili biraz pistir… Ama Allah için kurşun gibi sözcükleriyle attığı yeri vururlar ve dizeleri asırlarca darbı-mesel gibi söylenir gider.
Bu bakımdan bazen Şairler Doğrucu Davud’luktan ayrılmamak için içinde bulundukları toplumda çok ezilirler; çok gadre uğrarlar.. O bakımdan diyoruz ki, o kadar kirli ağızlarına karşın Şairler her zaman “Doğru”yu savunmuşlardır. Dürüstlüğün izinden gitmişlerdir.. Bazen de bu uğurda kellelerini vermişleridir. Örneğin, Şair Nefi dilinin cezasını kellesiyle ödemiştir.
Siz ne derseniz deyin, Şair’in kendi doğruları vardır; vicdanı vardır. Bu doğrulara ve vicdanın çizgisine uymayanları çok sert şekilde taşlamayı kendisine görev bilir şair. Bu nedir ? Bu işte ahlaktır, aktöre’dir. Doğruya doğru…Eğriye eğri… Bunu herkes yapabiliyor mu? Bu dürüstlük değildir de nedir? Herkesin sustuğu yerde, ezilenin dili olacaksın, susanın dili olacaksın… İyi şairler bunu yapmadılar mı : Seyyid Nesimi’nin derisi bunun için diri diri soyulmadı mı? Hasan Hüseyin neyi söyledi?Şair Nazım Hikmet ve daha niceleri… Onlar doğruyu söylediler…İnandıkları doğruyu… Doğruyu söylemeyen şair olabilir mi? Her şey olabilirler ama asla şair olamazlar. Şair her şeyden önce ahlaklı olmalı; gördüğü doğruya doğru, eğriye eğri demeli… Susmamalı.Zaten susan şair , şair değildir.
İşte bu aktöredir. Bilmem anlatabildim mi?