- Kategori
- Spor
Şampiyonluk puanı kaç olur?

Geçen sezon ile bu senenin kıyaslaması yapılırken şöyle bir yorum getiriliyor.
“Bu sene mücadele içinde daha fazla takım var, Fenerbahçe ve Galatasaray potanın içinde.”
Aslına bakılırsa belki de futbol lig tarihimizin en çekişmeli ve ilginç olanlarından bir tanesiydi 2008-2009 sezonu.
Sivasspor ligin tepesindeydi ve Fenerbahçe’nin bu yıl topladığı 37 puana ulaşmıştı. İkinci ilginçtir Trabzonspor’du (Trabzonspor'un bu sezon yerinde yeller esiyor) ve yine bu yılki Galatasaray’dan bir puan eksik, 35 puanda kalmıştı. Üçüncü sırada Galatasaray vardı 33 puan almıştı; bu sezon sıralamadaki Bursaspor 36 puan topladı. Bu yıl ligin sekizinci haftasına gelmeden küme düşürülen Ankaraspor da geçen yıl şampiyonluk mücadelesi veriyordu, dördüncü sıradaydı, üçüncü Galatasaray’la eşit sayıda puan toplamıştı. Bu sene o sırada Kayserispor var ve 34 puanda. Geçen senenin beşincisi Fenerbahçe 33, altıncı Beşiktaş da 31 puan almıştı. Bu sene Beşiktaş 32 puan ile beşinci sırada ve 27 puanlı Trabzonspor’un oldukça önünde.
Yani?
Geçen sene aslında daha kıran kırana bir sezon yaşanmış. Düşünün ki, ligin altıncı sırasındaki takım önündeki beş takım ve toplamda 16 puanlık farkı kapatıp, üzerine 40 ekleyerek 71 puana ulaşıp şampiyon olmuştu.
Beşiktaş’a deja vu yaşatan bu başarının ardında büyük bir mucize olduğuna şüphe duymamak gerek.
Bir sezon önceye yani 2007-2008 sezonuna gittiğimizde de devreyi zirvede tamamlayan takım, Sivasspor’un 37 puan toplamış olduğunu görüyoruz. Galatasaray sezonu devrede topladığının üzerine 43 ekleyerek 79 puan gibi iyi bir sayıda bitirdiğini görüyoruz.
Şampiyon olduğu kuruluşunun yüzüncü yılında yani 2007’de devreyi 37 puan ile lider kapatan Fenerbahçe ikinci devre sadece 33 puan alarak sonuca ulaşıyordu.
Puan rekorlarının kırıldığı bir sene öncesinde Fenerbahçe 45, Galatasaray da 41 puan ile devreyi kapatıyor; ikinci Galatasaray 42 puan daha kazanarak Fenerbahçe’nin iki puan önünde şampiyon oluyordu.
Bu sene ve öncesinde ligin zirvesine ikili bir küme oluşuyor ve çoğunlukla da puanları bu ikili topluyordu.
Geçen senenin farkı ligde toplanan puanların düşmesi ve şampiyonluk potasına altı takımın girmesiyle daha rekabetçi bir dönemi başlatmasıydı. Üstelik bu altı takımdan beşi son üç dört haftaya kadar mücadelenin içinde kaldılar.
İçinde bulunduğumuz sezon da böylesi bir benzerlik taşımakla birlikte çok daha kaliteli ve istikrarlı takımları içinde barındırıyor. Fenerbahçe ve Galatasaray çok daha oturmuş bir kadro ile mücadele ediyorlar ve ortalamayı yakalayan düzeyde başarılı futbol oynuyorlar.
Bursaspor ve Kayserispor’da belli bir çizgi var. Çok sağlam top oynuyorlar dahası ne yapıyor olduklarının fazlasıyla farkındalar. Açıkçası son Beşiktaş karşısında izlediğimiz Bursaspor’un geçen sene potanın içindeki Sivasspor’dan çok daha fazla artıları olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz.
Beşiktaş’ın sezonunun son maçını Bursaspor ile yapması da herhalde siyah beyazlı takımın en büyük dezavantajlarından biri olsa gerek. Beşiktaş’ın önemli bir diğer sıkıntısı, çok sayıda deplasmana gidecek olması. Beşiktaş’ın mevcut kadro ve sistem sorunlarını göz önünde bulundurduğumuzda işinin çok zor olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek. Ocak ayının sonunda yaşanacak kongreden çıkacak sonuç da takım üzerinde etkili olacaktır.
Kayserispor’un 17 lig maçından başka düşüneceği başka bir derdi yok. Normal şartlarda 13-14 futbolcu ile bu seriden iyi bir performansla çıkmak mümkündür. Kayserispor’un büyük maçlarda konsantre olduğunda neler yapabildiğini Beşiktaş, Fenerbahçe ve en son Bursaspor maçlarında gördük. Üç büyük takımdan hangisi bu şartlar dahilinde olsaydı şampiyonluğa birinci sırada onu aday gösterirdik. Ancak böyle takımlar küçük maçlara odaklanamadıklarından çok puan kaybediyorlar. Kayserispor’un ligin son maçında yaşadığı puan kaybı da aynı sorunun bir parçasıdır.
Üçüncü Bursaspor, Beşiktaş karşısında öyle bir futbol oynadı ki; belki de sezonun en iyi mücadele örneğiydi. Ancak Bursaspor bunu fazlasıyla sık yapabiliyor. Kayserispor karşısında çok farklı yenilmeleri o gün Kayserispor’un stadyumundaki taraftar desteği ile bambaşka motive olmasından kaynaklanmıştı. Bursaspor iyi futbol oynuyor ve maçlarını izlemek keyif veriyor. Çok da iyi bir taraftar kitlesi var. İlk yarı topladığı 35 puan da şampiyon olan takımlar arasında ortalama bir yerde.
Bu sene herkesin beklentisi elbette Fenerbahçe ve Galatasaray’dan birinin şampiyonluğa ulaşacağı yönünde oluyor. Ben de bu grubun içindeyim. Her iki takımın diğerlerinden farkı bir de Avrupa’da mücadele etmeleri. Fenerbahçe kadrosunda daha az sakat oyuncu barındırması nedeniyle biraz daha avantajlı görünüyor. Hafta içinde bunun detaylı analizlerini de yapacağız.
Son on yıl içinde ligin ikinci devresinde en fazla toplanan puan 42 olduğuna ve bu da ortalama 14 galibiyete denk geldiğine göre daha şimdiden bu sıralamadaki takımlardan hiçbirinin en azından kendi aralarında yapacakları maçlar göz önünde bulundurulduğunda bu seriye ulaşamayacağını tahmin edebiliriz. 13 maç kazanan takımın şampiyonluğa ulaşabileceğini söylemek biraz daha gerçekçi beklenti olur. Bu da 39 puana denk geliyor ki; lider Fenerbahçe eğer bu seriyi yaparsa ligi 76 puanla tamamlayabileceğini söyleyebiliyoruz.
Demek ki 74 puanın üzerine çıkan her takımın şampiyon olacağını ilan edebiliriz. Kimin kaç maç kazanması gerektiğini hesaplama da size kalsın.
Uzay Gökerman