- Kategori
- Futbol
Saraçoğlu düşleri

Selçuk sahanın en iyilerindendi.
Tarih tekerrürden ibarettir sahiden. Bazılarımız gıcık olsa da, biz Fenerlileri hoş edip, cimbomluları kızdırsa da, Saraçoğlu'ndan Fener başı dik çıkar hep. Geçen haftaki yazımda da yazmıştım; "Fener Arsenal'den beş yer, döner burada bir de Galatasaray'a yenilir" diye yorum yapacak kadar şuurunu yitirmişti bazı yorumcular. Dün baktım da, uslu uslu oturup Fener'in haklı bir galibiyet aldıklarını söylüyorlardı. Gerçek şu ki arkadaşlar, Galatasaray'ın geçen sene ve bundan iki sene önce 1 puan farkla şampiyon olurken yaptığını, Fenerbahçe dün gece yaptı. Sahada ne kadar futbol vardı kalite açısından tartışılır ama 50bin taraftarın önünde birleşmiş, kenetlenmiş, yenmeye inanmış 11 yürek vardı. Bizim hep Galatasaray'da görmeye alışkın olduğumuz motivasyon, kıran kırana mücadele, kazanma isteği, inanç ne varsa sahadaydı. İşte bu yüzden bu maç sabah kadar oynansa ve dahi Galatasaray 2-0 öne geçmiş olsa, Fenerbahçe maçı yine bırakmayacak, galibiyeti kovalayacaktı.
Sezon başından bu yana çok eleştirildi, ağır eleştirildi Fenerbahçe takımı. Ama eğer isterse neler yapabileceğinin cevabını dün gece milyonlara verdi. Santrforsuz oynadı yarım saat, yine gol pozisyonuna girdi. Orta sahayı kalabalık tutmak ve Galatasaray'ın oyun kurmasına müsade etmemek, belki de Aragones'in geldiğinden bu yana verdiği en iyi karardı. Yerden yere vurduğumuz Josico bile insan üstü mücadele etti dün gece. Uğur Boral ve Gökhan kanatlarda inanılmaz işler yaptılar. Tüm bu çabaya Galatasaray'ın motivasyon eksikliği, adına ne derseniz deyin Saraçoğlu psikolojisi ve pek tabi Skibbe de eklenince Fenerbahçe'nin kazanması çok da süpriz olmadı.
Biz dün gece sadece bir derbi kazanmadık dostlar; biz takımımızı, Fenerbahçemizi geri kazandık. Yitirdiğimiz takım ruhunu, mücadeleyi, kazanma azmini, Saraçoğlu'nun büyüsünü kazandık yeniden. Bundan sonra daha güzel günler göreceğiz inanın. Haydi rastgele!