- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Sayılarla Akdeniz

Akdeniz; ırkların, dinlerin, adetlerin, uygarlıkların olağan üstü harmanında hiç de yok edilemeyen bir özgürlüktür.
SAYILARLA AKDENİZ
Etimoloji
- Türkçe'de Akdeniz. İngilizce'de Mediterranean Sea. Latince (Mediterranean) medius ve terra sözcüklerinden; “karaların ortasında”. Yunanca'da Mesogeios. Arapça'da ??? ????? (Bahre-l Mutavassit) de 'ortada yer alan deniz' anlamı vermektedir. Farsça'da Akdeniz için kullanılan Bahr-e Sefid ismi Osmanlı dönemi haritalarında da gözükmektedir. Romalılar da Mare Nostrum derler ki, bu da “Bizim Deniz” anlamına geliyor.
- Akdeniz'de kıyısı olan ülkeler :Avrupa'da (batıdan doğuya): İspanya, Fransa, Monako, İtalya, Malta, Slovenya, Hırvatistan, Bosna Hersek, Sırbistan-Karadağ, Arnavutluk, Yunanistan, Türkiye.
Asya'da (Kuzeyden güneye): Türkiye, Suriye, Kıbrıs, Lübnan, İsrail, Gazze Şeridi, Mısır.
Afrika'da (doğudan batıya): Mısır, Libya, Tunus, Cezayir,Fas
Akdeniz, doğuda Asya, kuzeyde Avrupa ve güneyde Afrika kıtaları tarafından çevrelenmiş bir denizdir. Batıda Cebelitarık Boğazı ile Atlas okyanusuna bağlanır. Güneydoğudan ise Mısır'daki Süveyş Kanalı (Suez) ile Kızıldeniz'e bağlanmıştır.
- Akdenizdeki büyük adalar: Doğu Akdeniz'de Kıbrıs, Girit, Rodos Orta Akdeniz'de Sardunya, Korsika, Sicilya, Malta Batı Akdeniz'de İbiza,Majorca ve Minorca (kaynak: Vikiped)
AKDENİZ HAKKINDA
- Üç büyük nehir Nil – Ren - Po ve beşyüzden fazla küçük nehir; üç kıta, 21 Devlet, 584 Şehir, binlerce ada ile Akdeniz’in tarihte eşsiz bir yeri vardır.
Dünyanın hiç bir bölgesinde Akdeniz kıyılarında ve adalarındaki kadar çok devlet ve medeniyet kurulduğu ve birbirinin yerini aldığı görülmemiştir.
- Akdeniz ülkeleri yeryüzünün en erken şehirleşmiş bölgeleri arasında yer alır.
- Akdeniz kıyısı ülkelerin tümü, iklim ve bitki örtüsü özelliği ile diğer bölgelerden ayrılır. Kışları ılık ve yağışlı yazları kurak geçer.
Bitki örtüsünü ana karakteri; Susuz tarım, zeytin ağaçları, makiliklerdir. Toprağın kalın olduğu yerlerde meşelikler ve kışın yaprağını döken kestanelere rastlanır. Yükseklere çıktıkça bitki örtüsü iğne yapraklılara ve cüce meşelere yerini bırakır. İnsan mübadelesi, göçebe çobanlık, göçebe tarım (yakılarak temizlenmiş zemin üzerinde) ve yangınlar yüzünden tabii bitki örtüsü önemli ölçüde bozulmuştur.
- Yüzey şekilleri ve iklimi yüzünden Akdeniz ülkelerinde tarım alanları sınırlıdır. Ekilebilir toprağın darlığı çok yerde yüksek nüfus baskısı yaratır.
- Ulaşımdaki gelişme, yeni pazarların kuruluşu ve teknik gelişme geleneğe bağlı tarımda bir takım değişikliklere yol açmıştır. Gelişmiş sulama teknikleri sayesinde çok yerde ticari tarıma gidilmiştir.
- Akdeniz ülkelerindeki iktisadi gelişmenin gecikmesinde enerji kaynakları ve ham madde bakımından fakir oluşuyla ilgilidir.
- Endemik türler açısından dünyanın ikinci büyük denizidir.
- Mısır’ın papirüsü, Lübnan’ın sediri, Kıbrıs ve Rodos’un bakırı, Ege Adalarının mermeri altın ve gümüşü dünya çapında üne sahiptir.
- Kuzeyinde Avrupa, doğusunda Asya, güneyde Afrika ile kuşatılan Akdeniz’in ; Oluşumu eski, düz, alçak ve derindir. Akdeniz’e az tatlı su gelir.
- Akdeniz bir denizler ülkesidir. Korsika, Sardunya, Sicilya ve İtalya yarımadası arasında Tiren Denizi, İtalya ve Balkan yarımadası arasında Adriya Denizi, Türkiye ile Girit arasında Ege Denizi vardır. (kaynak : Radikal Gazetesi 01.04.2004 – Meydan Larousse)
BU GİDİŞLE AKDENİZ ÖLECEK!
Kapladığı alanla, okyanuslardan sonra dünyanın en büyük iç denizlerinden biri olan Akdeniz çevresindeki ülkelerce hızla kirleniyor.
Kirlilik Sonuçları ; petrol kirliliği - gemi trafiği – kanalizasyonsuz ve arıtmasız yerleşimler - sanayileşme - kaçak balıkçılık - küresel ısınma hızlı nüfus artışı - aşırı tarım ilaçları - çarpık kentleşme – göç - kuraklık ve çölleşme - olumsuz turizm faaliyetleri gibi olumsuzluklardır.
SAYILARLA AKDENİZ
Kapladığı alan : 2 milyon 512 bin km2 (Dünya denizlerinin yüzde 0.7'si)
Kıyı uzunluğu : 46 bin 270 km
Kapladığı hacim : 3 bin 700 km3
Aldığı su miktarı : Yağışlarla 1000km3, nehirlerle 500km3 ve çevresindeki denizlerden 2bin100km3
Buharlaşmayla kaybedilen su miktarı : 3 bin 500 km3 / yıl
Tüm Akdeniz havzasında yağışlar son 25 yılda yüzde 20 azalmıştır. (Kaynak: WWF)
Tuzluluk oranı : yüzde 7
Kıyı nüfusu : 424 milyon
Ziyaretçi turist : 220 milyon / yıl
Turistik faaliyet alanı : 4 bin km2
Turistik yatak : 40 milyon
Kıyı şehirleşmesi : yüzde 48
Arıtmasız ve kanalizasyonsuzluk : yüzde 85
Erozyon miktarı : 15 ton / yıl (topraklarının yüzde 31’i)
Kaçak balıkçılık : 1 - 1.5 milyon ton / yıl
Koruma alanları : 150’si “özel”, 17’si “çok özel”, olmak üzere 9 milyon hektar
Dünya petrol taşımacılığının : yüzde 28 (Avrupa petrolünün yüzde 90’ı deniz yoluyla taşınmaktadır)
Taşınan petrol : Ham petrol 340 milyon ton /yıl (günde 8 milyon varil)
Petrol Kaynaklı kirlilik oranı : 38 mg/m3/yıl (diğer denizlerin çok üzerinde kirlilik)
Çevresindeki petrol rafinerisi sayısı: 82
Kaza - dikkatsizlik sonucu denize karışan petrol: 20 bin ton/ yıl ( kirliliğin ilk ekonomik etkisi turizm ve balıkçılık sektörünedir)
Deniz kazası : 60 adet/yıl. (Bunların 15 tanesi petrol ve kimyasal madde taşıyan gemiler)
En riskli boğazlar : Çanakkale, Cebelitarık, Messina
Riskli limanlar : Cenova, Venedik, Trieste, Pire, Limasol/Larnaka, Beyrut, İskenderiye
Deniz trafiğinde : yaklaşık 200bin gemi /yıl ( 2.000 feribot, 1.500 kargo gemisi, 2.000 ticari gemi, 300 petrol tankeri ve diğer)
Dünya deniz ticaretinin : yüzde 30'u
Dünya tehlikeli yük deniz taşımacılığının : yüzde 50'si
Limanlar : 750 turistik liman, 286 ticari liman, 13 gaz işletmehanesi, 180 termal güç istasyon
Tarımda kullanılan azot ve fosfat miktarı : sayısal veri yok
Süveyş Kanalı aracılığıyla Kızıldeniz'den gelen yabancı türler : katil yosun, denizanası, balon balığı vb. (sayısal veri yok)
Tüm olumsuzluklara direnen AKDENİZ'in kendi kendini yenileme süreci ise : 80-150 yıl.
(Kaynak: UNEP-MAP)
TÜRKİYE’ de SUÇLU
Türkiye; evsel, sanayi, turizm ve tarımdan kaynaklanan kirlilik çeşidiyle Akdeniz'i yok eden ülkelerin başında geliyor.
700 km uzunluğundaki kıyı çizgisi 120 - 180 km arasında derinliği ile Türkiye’nin 118.200 km2 alanını ile yüzölçümünün %15 ‘ini içine alan bu bölgemizde 8 ilimiz vardır.
Türkiye’nin en hızlı göç alan bölgelerinden biri olan (Antalya binde 46) Akdeniz, hızlı nüfus ve turizm artışıyla birlikte oluşan evsel atıklar arıtılmadan denize veriliyor. Ayrıca Akdeniz kıyılarında bulunan sanayi kuruluşlarından birçoğu atıklarını arıtmadan denize boşaltıyor. Buna hızla artan sanayileşme eklenince, bu faaliyetler sonucu oluşan çeşitli kirlilikler Akdeniz ekosistemi açısından olumsuz baskı oluşturuyor. Ayrıca tarım faaliyetleri sonucu ortaya çıkan kimyasallar ve bölgedeki yerleşimlerin kanalizasyonları da arıtılmadan Akdeniz'e ulaşıyor. * Radikal Gazetesi 01.04.2004
Akdeniz’in Gelecekteki Sorunları ( Mavi Plan Perspektifleri Raporundan) :
- Nüfus: Akdeniz havzasının 2000 yılındaki 428 milyon nüfusu, 2025’te 523 milyona ulaşacak. Kıyı bölgelerinde 2000’de 143 milyon olan nüfus, 174 milyona çıkacak.
- Kentleşme : Mevcut politikalar sürerse, betonlaşma 20 yılda 4bin km2 kıyı şeridini daha tahrip ederek kıyıların yüzde 50’sine ulaşacak.
Kuzeyde kentleşmenin yayılması, Güneyde yasadışı kentleşmenin artması, motorlu araç artması ve enerji tüketiminin rekor seviyeye çıkması, atıklar, hava kirliliği gibi çevre sorunları artacak.
- Tarım Alanları : 2025’e kadar 1.5 milyon hektar tarım alanı kentleşme ve alt yapıya kurban gidecek.
- Su Kaynakları : Zaten kıt olan ve kötü paylaşılan su kaynakları, önlem almayan ülkelerde tükenecek. Akdeniz kentlerinin çoğunda su dağıtım ağında kaçak ve sızıntı su kaybı,
yüzde 30 - 50 oranındadır. Kuraklık son yıllarda yalnızca Türkiye’yi değil, Avrupa’nın birçok bölgesini de etkisi altına almış, en fazla etkilenen bölge Akdeniz Havzası olmuştur.
Yaşanan kuraklık en çok İspanya, Türkiye, Portekiz ve İngiltere’yi etkilemiştir.
- Enerji : Enerji tüketimi gelecek 30 yılda iki kat daha artacak. Kuzey Akdeniz ülkelerinin enerji faturaları rekor şekilde kabaracak.
- Trafik : Karayolu trafiği Kuzeyde 2.7, Güneyde yüzde 3.4 artacak.
- İklim Değişikliği : Küresel ısınma Akdeniz Havzasında Kuzey Avrupa’ya göre iki kat hızlı olacak. Bu da kuraklık, orman yangınları ve parazit enfeksiyonlarını arttıracak.
Bunlardan kaçınmak için siyasi iktidarlar tüketim biçimlerini gözden geçirmeli, toplu taşımaya önem vermeli ve çevre altyapılarına dikkat etmeli. ( Kaynak: PARİS AA)
“Akdeniz; ırkların, dinlerin, adetlerin, uygarlıkların olağan üstü harmanında hiç de yok edilemeyen bir özgürlüktür.” Fernand BRAUDEL, Akdeniz ve Akdeniz Dünyası