Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
 

perihan reyhan ALKAN

http://blog.milliyet.com.tr/pra

03 Mayıs '08

 
Kategori
Güncel
 

Sen gelemeden ölmeyeceğim!!!

Koyup da bir başıma bu dört duvar ardına beni, gidiyorsun ya arkana bakmasız. Ardına neler bıraktığını ya da neleri de götürdüğünü bilmiyorsun ya yanın sıra. İşte o yıkıldığım an, işte o anlarda yıkılıyorum ben kaygılı bekleyişlerle dönüşüne dek.


Ve mutlaka Allaha emanet ederek seni dualarla.


Bir kez kaldırıp da başını bakmıyorsun ya camda gururla gidişini izleyene, iftihar edene, vermiş olduklarını özümseyip yetkinleşişine şükredene, yani bana, yani annene, o seni uğurlamaya hazır el yıkıntılarla yanına düşüyor ya, bilemezsin neler bırakıyorsun ardına gidişinle.

……


Nasıl ayrılacağız seninle diye kaygılarla yaşanan günler, ne kadar da çabuk getirdi o kaçınılmaz anı.


İşte ayrılık! İşte askerlik! İşte ana kucağından asker ocağına gidiş!


Allah ayırmasın hiçbir anayı ama dönüşü kaygılı gidiş bu gidiş. Dönebilecek misin acaba? Geleceksin her ne olursa olsun biliyorum, bitecek bir şekilde bu askerlik, bu kutsal görev ve geleceksin!


Ama nasıl olacak gelişin, işte bunu bilmek mümkün değil, bilemiyorum. Gidişin gibi gözü yaşlı olacak dönüşündeki kucaklayışım da, lâkin ne adına, sevinçle gururla övünçlü mü, gurur yanı sıra acılar kahırlar sen bir, ben binlerce kez ölerek mi pek çok anne gibi bilemiyorum? Bilemiyorum; o ocaktan, ocağını tüttüreceğin günlere mi olacak dönüşün, ocaklar söndürmeye mi?


Dilerim tüm annelerin yavrularıyla birlikte, sağ ve salim dönersin sen de, dilerim güzellikler, huzurlar, hazlar bekliyordur hepinizi, en güzel yaşamları dolu dolu görmelere.

…..


Şehit olmada arkadaşların bir bir, bilemezsin analar nasıl dirilmede ölüp ölüp her gelen haberle. Listelerde evladının adını aramak nasıldır çarpıntılarla. Yüreğin ağzında, nasıl yarım yamalaktır yine de o oh deyiş görmemekle, onca şehide kan ağlarken, her birinde kendi evladını görürken, bilemezken o anda evladının nerede ve ne halde olduğunu. Nasıl bir sevinçtir o, hiç duyulmamış ve buruk bilemezsin!


Bırak yanı, doğru dürüst yatmadığınızı, uyumadığınızı da biliyoruz biz, bizler bile yatamıyoruz, kaldı ki siz. Üzülme kadir bilmezliğe, onca özverinin görmezden gelindiğine, şayet o söz kulağına gelirse. Biz biliyoruz ne yaptığınızı da, nerede nasıl yattığınızı da, yan yatanın pek çok konuda, o sözü sarf eden olduğunu da oğullarıyla.

……


Azrail bu sabaha karşı saatlerde yine sordu hatırımı, bu defa iyiden iyiye ürküterek. Yine kıyamadı, seni son kez görmeden alıp götürmeye. Sıra bende dedim ona. Bende sıra bence, ama ne olur söyle Allaha, bozmasın sırayı. Götür, geleceğim, korkum da yok, tek korkum son kez görmeden olmasın oğlumu. Son kez, bir kez daha göreyim onu, söz geleceğim takılıp da peşine. Ama şimdi değil. Ne olur şimdi değil, götürme, bu defa da dön eli boş.

….


Sana da söz,

Sen gelmeden ölmeyeceğim!..

 
Toplam blog
: 290
: 553
Kayıt tarihi
: 11.03.08
 
 

İlk ve orta öğrenimimi Gölcük/ Kocaeli, lise ve üniversite öğrenimimi Ankarada gördüm. İlk okuldan..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara