- Kategori
- Futbol
Senin yüzünden Milli Takımdan uzaklaşanları bir kez olsun şaşırt

Nasıl yendik!
Bu başlığın yarınki gazetelerin manşeti olmasını diliyoruz.
Bunu dilemeyenler yok mu?
Var.
Her aileden, her sektörden en az bir kişi çıkar.
Türk Milli Takımımızın galibiyetini istemeyenler değildir onlar.
Aksine, maç süresince futbolcular kadar yorulurlar, üstelik futbolcu kardeşlerimizin başarıyı yakalamaları ellerindedir, onların değil.
Onlar izleyicidir. Taraftardır. Seyircidir. Artık ne derseniz deyin.
Bir gazetecinin örneğin, üstelik amigo sayılabilecek bir basın emekçisinin “ben ülkemin elenmesini istiyorum” demesi kadar zor bir şey var mı?
Ya da bir teknik adamın “mağlup olmayı tercih ederim” şeklinde demeç vermesinin.
Veya bir futbolcunun “o golü atacağıma bacağım kırılsaydı” demesinin.
Normal olarak, bir insanın milli takımındaki oyuncularından bütünüyle istediği, beklediği evrensel bir başarı değil mi?
İşte bu başarıyı yakalama yönünde koşullar bu kişilerce oluşturulur, olgunlaştırılır, eleştirilir, sorulur, cevaplanır, sınırlar çizilir, odaklanılır.
Kısaca bir çerçeve çizilir.
O çerçeve içerisinde kimseden icazet almadan söz konusu basın emekçimiz de yerini alır, teknik heyetimiz de futbolcumuz da. Futbolu sevmek şöyle dursun, nefret edenlerimiz bile bu çerçeve içindeki konumumuza yerleşiriz.
Çünkü durum farklıdır.
Çünkü futbol artık sadece futbol değildir.
Bugün durumun farklı olacağı günlerden birini yaşayacağız.
Her ekranının karşısında mutlaka en az bir kişi olacak.
Yenersek, alanlara toplanacağız, kornalı konvoylar oluşturacağız, rakiplere göndermeler yapacağız.
Yenilirsek, yenene başarılar dileyeceğiz. Taraftarı olacağız.
Sen de öyle yap maganda kardeşim.
Senin yüzünden Milli Takımdan uzaklaşanları bir kez olsun şaşırt.
Resim: http://fanatik.ekolay.net