- Kategori
- Güncel
Sermayenin sicili o kadar temiz değil

Kaç gündür ülkede olan devasa olayları ve yaşamımıza etkisini düşünüyorum. Medyadaki kirli bilgi bombardımanından kaçarak, olayları çözme gayreti içindeyim.
Yaşadığımız 15 Temmuz darbe olayı ile zaten bıçak sırtı olan toplumsal huzurumuz iyice bozuldu ve ağır bir depresyon halindeyiz. Peki emperyalist devletlerin, kirli örgütlerin bu kadar kanlı operasyon yapmasını ne sağlıyor ? Bu sorudan sonra beynimizin otokontrol mekanizması sürekli kişilere, partilere ve politik eğilimlere suçlamalarda bulunuyor daha sonra herkes kendince bir ismi veya isimleri suçlu ilan ediyor. Ben perdeyi biraz daha aralamaktan yanayım, Bu kötü günlerin, bu ülkenin dünya gündeminde bu denli kötü imajının suçlusu bir insan veya insanlar grubu olamaz. Sizleri 1950 li yıllara götürmek istiyorum. Kemalist devrimlerin pusulamızı batıya sanayiye kültüre ve çağdaş eğitime döndürme çabalarının olduğu yıllar. Köy enstitüleriyle uygulamalı eğitim, açılan 46 adet fabrika, ilk otomobil denemeleri... Bunca güzel atılım neden terkedildi ? 60 yıllık bu kötü gidişe sebep olup bugünleri bize ne yaşattı? Cevap kişi yada kişiler değil, bunun sebebi Kemalizmi sırtından bıçaklayan Burjuvazi ve Feodalizmdir. Sermayenin devrimlere destek vermemesidir.
Toprak reformu ile ağalığın kaldırılması adına reform yapar gibi görünmelerine rağmen aslında onları meclise milletvekili adı altında sokan parlamenter sistemimiz aydınlık atılımlara büyük darbe vurdu. O milletvekilleri Köy enstitülerinin kapatılması adına el kaldırdı, pozitif bilimlerin eğitim müfredatından çıkarılmasına, yıpratılmasına ve teolojik çerçeveye oturtulmasında büyük pay sahibi oldular, emperyalizmin değirmenine su taşıdılar. Kimi zaman zıt kutuplarda yer alıp darbelere sebep oldular, sendikal hareketlere katılanlara suikastler, işkenceler yaptılar. Toplumun bilinçlenmesinden ve örgütlü hareket etmesinden korktular. Hatta dönemin başbakanlarından birine ' Toplumsal gelişim ekonomik gelişimimizin önüne geçmiştir' diye söylettiler. Demek istediğim sermaye kendine göre bir düzen kurmaya çalıştı ancak Kemalist devrimleri benimseyen bireylerin onların kuklası olması düşünülemezdi bu eşyanın tabiatına aykırıydı. Onların bu çabası yüzünden 60 yıldır uçurumun kenarında gözü kapalı yürüyoruz. Şimdilerde Okumamayı düşünmemeyi öğreten bir eğitim sistemini dayatmalarıyla çok farklı bir vatandaş prototipi yaratıldı. Çıkn bakın sokakalara, metrolara duraklara AVM'lere, elinde kitap olan veya memleket meselelerini uygarca tartışan saygıyla dinleyen insanlar bulabiilir misiniz ? Sermaye tamda kendi istediği vatandaşını yaratmıştır, köle şartlarında çalışan, kazandığınıda yine yaşamak için kendisine ödeyen insanı...
Ayrıca düşünmeye düşman ve yabancı...Yahu düşünmeye düşmanlığımızın deyimlerimize yerleştiği şekillere bakın örneğin. Size de söylemişlerdir eminim duydunuz
'Hindi gibi ne düşünüyorsun'
'Düşün düşün b.ktur işin'
İşte bize bunlar öğretildi, düşünmenin ayıp ama 'taassubun' ( kayıtsız inanç sorgulamamak) bir erdem olduğu salık verildi.
Yaşama ve İnsana dair ne varsa yok edildi.
Neticesinde 2016 Türkiyesi'ne gelindi...
Asıl doğrusu şudur ' Bunu sebebi KİM değil, bunun sebebi NEdir demeli'