- Kategori
- Gündelik Yaşam
Sessiz çığlık

Norveçli dışavurumcu ressam Edvard Munch'un "Çığlık" adlı tablosu - Internetten alinmistir
Sessiz Çığlık - Mahmure
Mahmurenin yaşamı bir mum gibi söndü, rüzgara kapılmış bir mum gibi, 14 ünde gelin, 19 un da alın hemde ölüsünü alın. 47 kurşundan ağır 47 bıçak darbesiyle kayıplara gitti Mahmure, acının insan onurunu damıtmakta aciz kaldığı anlardan biriydi yine.
Ey insanlık bu acıyla nasıl yaşayacağız, dün Mahmureydi, öncesinde Güller, Goncalar, Emineler, Ayşeler birer soysuzun elinde son buldu yaşamları. Bize öğretilmez çığlık atmak, bağırmak, karşı gelmek yazmaz bizim kitabımızda, fikrini soylemekse külliyen yanlıştır, yasaktır. Birazcık öz güveniniz varsa vay halinize yoksa zaten binerler tepenize yani sonuç hep aynıdır.
Sevgili okur bu satırların yazarı bir erkek ancak utanıyor erkek olarak, Mahmurenin yediği bıçak darbelerini karnında, yüzünde, kalbinde hissediyor ama susmuyor, susmak gelmiyor aklına.
İnsanın insana kulluğu devam ettikçe, okumadikca, okutmadikca sonumuz olacak Mahmurelere gelen bıçak darbeleri, insan olmayı unuttukca bıçaklar saplanacak acılarımıza.
Elini kaldırıp kadınlarına vuran bedenleri yine kadınlar doğurur, altını temizler, yüzünü yıkar, okula gönderir birşeyler öğrensinler diye.
Şimdi yüzümüz kömurlerden kara, polis devleti olduk ya, polis CD lerin peşinde, insanların hayatını talan etmekle meşgul, polis Mahmure gibi en mahrum olanın yanında yok, yanına bile yaklaşmaz, yaklaşmak da istemez.
Omuzlari parlak yıldızlara dolu polis şefleri demez onlara kadınlara el kaldıranları içeri tıkmak için ne gerekiyorsa yapın diye, politikacılar der gibi görünürde demez, umursamaz. Komşular, üzülür biraz korkar ama ses cikarmaz kârı-koca kavgası diye, böyle kavga yere batsın demekten çekinir yarın kendi başına da gelir diye.
Gül yüzler solar, Mahmure susar, çığlığı belki biraz duyulur bizlerin ellerinde, seslerinde ama ne fayda, geride 2 pırlanta çocuk kaldı. Sonları ne mi olacak anlatayım size, lanet babaları belki yakın bir af sonucu birkaç yıl sonra çıkacak, başka bir Mahmureye hayvani bir kur yapacak ve tarih yeniden yazılacak, o çocuklar, göz yaşları aşağı süzülemeden kuruyacak çocuklar, yaşama karşı dişli olmaya çalışacaklar da o içlerinde ansızın gelip vuran, parçalayan, dağıtan travma hep yaşayacak.
Türk’üz ya, Türk’e hüzün yaraşır, acı hep yanında olur Türk’ün, erkek toplumuz ya, ya ya, bu acıklı, bu vahşi duruma bir son verebilecekmiyiz kadınlarımıza, kızlarımıza bir özür borçluyuz onlar adına savasmadigimiz için, cehaletle savasamadigimiz icin…
Güle güle Mahmure, umarım gittiğin yerde gülüslerin eksilmez, biz senin güldüremedik bağışla bizi Mahmure…
Ali Sami
19 Temmuz 2012