- Kategori
- İlişkiler
Sessizliğin derinliğinden sunulmuş bir meşale, bağırış

“Söyleyeceğin şeyi, söyleyebildiğin kadar net söyle. Tek sır budur.” [1]
Karanlığın sessizliği ile irkildim. Seçimimin karşılığında elde ettiğim o doyumsuz yılgınlığın ürpertisiyle geriye bakarken, son gün diye düşündüğüm ama aslında sona giden ilk gün olabilecek bu günün gerçekliğiyle başbaşayım. Bir bağırış yeterli olurdu varlığımı sürdürmeye. Sessizliğin derinliğinden kopup gelen, soğuk dondurucu bir kuzey rüzgarı gibi hissedeceğim kalp kırıcı bir bağırış.
Kayıtsız bakışlar birlikteliklerin üzerine karanlık bir bulut gibi çöktüğünde aradığınız bu bağırış olacaktır çoğunlukla. Ortaya çıkan öyle bir bağırış ki; bu bağırış rahatsız edici bir ima ile ağızdan dökülüveren “sen busun” suçlaması bile olsa, onu aradığınıza karşılık olarak sunulmuş bir meşale gibi kapacaksınız; elinize tutuşturulmuş alevi söndü sönecek, cılız ama elinizi ısıtan bir meşale. Karanlığın sessizliğinden, aydınlığın gürültüsüne eşlik edecek bir rehber. Hemen yapmanız gereken karşı bağırışla bir yanıt vermek olacaktır. Bu, alevi dingin tutan, onu besleyen, harlandıran bir yakıttır artık.
Harlanma sürdükçe aydınlığın gürültüsü içinizde artacak, varlığınızı diriltecek, kaçınılmaz bir son olarak kaygı duyduğunuz tükenişin seyrini değiştirecektir. Bu aşamadan sonra huzurun sessizliğine kavuşmak da artık sizin konuşma ve ikna yeteneğinize bağlanmıştır. Meşaleye gereksinim duymayacağınızdan onu yavaş yavaş söndürecek sözcükler seçeceksiniz.
İronik, bencilce ama gerek duyduğunuz sözcükler olacaktır bunlar.
[1] Matthew Arnold
Görsel : http://www.safran-arts.com/42day/art/art4apr/art0416.html