- Kategori
- Felsefe
Sevgi, aşk ve dostluk
Sevgi duyguların temelini oluşturur. Yaratana aittir. Yaratan sevgiyle yaratıp var ettiği her varlığın çoğalıp kendi neslini devam ettirebilmesi için sevgi duygusunun ütünde bir de aşk duygusunu yaratıp var etmiştir. İnsan için Allah aşkı sevginin en üstünüdür.
Sevgi; Bir varlığa karşı hissedilip duyulan ilgi, alaka ve yakınlığın bağlılığa dönüştürülmesi yönünde içimizde oluşup gelişip yoğunlaşan duygularımızın dışa tezahürüdür. Tıpkı güneşin ışınlarını herkese eşit mesafeden yansıtmasında olduğu gibi. Sevgi tek yönlü bir duygudur. Şartsız vermeyle oluşur. Ama alınıp verildiğinde de hep çoğalır. Onu için sevgi paylaşmaktır. Sevgi paylaşanı yüceltir. Sevileni onure eder. Onun için sevgi ışıktır. Güneş gibi verileni ısıtır, yumuşatır. Ruhunu aydınlatıp Aklını parlatır. İnsana yol gösterir.
Sevgi kalp, aşk gönül, dostluk vicdan işidir. Kalp bedene, gönül ruha, vicdan tüm benliğe hizmet eder. Onun için sevgide benlik yok. Benimsemek var. Aşkta ise benimsemek yok. Benlik var. Dostlukta her iki taraf için eşitlik, hak, hukuk, adalet içinde doğruluk, dürüstlük, hoş görü ve birliktelik vardır.
Sevgi duygudan oluşur. Duygu yüküdür. Aşk arzudan oluşur. Arzu yüküdür. Dostluk, paylaşımdan oluşur. Duygu ve düşünce örtüşmesidir. Bir ve beraber olmayı oluşturur. Sevgi şartlar elverdiği sürece bitip tükenmeden sürekli artan bir duygudur.
Aşk ise arzuya bağlı olarak oluşup (gelişir ve yaşanır.) yaşandığından, yaşandıkça azalıp tükenen bir duygudur. Onun için sevgi insanı sürekli yüceltirken, aşk insanı yüceltirde alçaltırda. Onun için zamanla azalıp çoğalabilen bir duygudur. Dostluk insanı, insan yapar. Birliktelikte mesafe korunup paylaşım artırıldığı sürece içinde sürekli artan bir duygudur.
Sevgi hoş görüp kabullenip sadakat göstermedir. Aşk yakınlık gösterip, tutku içinde hayran olup alınganlık göstermektir. Dostluk, yeri gelince tutku içinde kabullenip hayran olup sadakat göstermektir.
Aşk; aklı bertaraf eden (sevgiden oluşmuş) aşırı duygu selidir. Bu sel aklın yolunu tıkar. İradeyi kullanılmaz hale getirir. Onun için sevgi akıl, aşk gönül, dostluk vicdan işidir.
Sevgi de akıl, Aşk da gönül, dostluk da vicdan ölçüsü hakimdir. Ancak akıldan vicdandan yoksun bir gönül özgürdür. Dilediğini yapar. Gönlü frenlemek için yaşanacak her aşkta Allah ile beraber olunmalı ki, yaşadığımız aşklar sonsuzlaşıp ölümsüzleşsin.
Sevgi yalın ve sade bir duyguyken aşk ise; uyanış, diriliş, yaşanılan hayatın farkında olup kendini ve karşısındakini daha iyi tanıyıp anlaşmaya yönelik ayağa kalkıştır. Onun için insanın kendini ve karşısındakini tanıyıştır.
Varlıkların var olup yaşamalarına yönelik bir oluşumun hareket selidir. Onun için sevgi nefes alıp vermeye, aşk ise su içip yemek yemeye benzer. Sürekli nefes alıp verirsin ama, su içip yemek yiyemezsin. Suyu ekmeği paylaşırsın. Ama nefesi paylaşamazsın.Sevgi paylaşılmadan verilebilir. Ama aşk karşılıklı paylaşıp rahatlama olduğundan yiyip içilmeden, paylaşıp rahatlanılmadan huzur bulunup mutlu olunmaz.
Onun için yaratan, nefes verip yarattığı her varlığı sevgiyle yaratıp var eder. Sevmediği hiçbir varlığı da yaratıp var etmez. Onun için Yunus demiştir ki, yaratandan ötürü yaratılanı severim.
Elbette bizde seveceğiz ama her yaratılana da aşık olamayız. Ama dost olabiliriz. Öyle değil mi?
Dostluk; birbiriyle benzeşen ruhların (uyum sağlayıp örtüşen duygu sahiplerinin) birlikteliği, uyumu, uzlaşıp anlaşması olduğundan sevgi ile aşk arasında duygularımızın sigortası olacak nitelikte yaşadığımız hayat içinde oluşturulup orta yerde tutulması gereken bir duygudur.
Dost; sevip aşık olduğumuzla paylaşamadıklarımızı / paylaşamadığımız duygularımızı, paylaşıp rahatlamak için daha farklı bir nefes alıp vermemizi sağlayarak bize taze bir nefes olup, soluk veren yaren denilen arkadaştır. İnsana yorulduğunda soluklanıp nefes almasını, dinlendirirken dinleyip, anlayıp anlayış göstererek, rahatlayıp huzur bulmamızı sağlayarak hayatın akışını kolaylaştıran bir duygu örtüşmesidir.
Sevgi yürek, aşk gönül, dostluk benliğe bağlı vicdan işidir. Yürek bedene bağlı olduğu için beden içinde tutsaktır.Gönül; akıl üstü duygu merkezi olduğundan akıldan uzak, ruha bağlı özgürdür.
Vicdan; Benliğin yeryüzündeki tek ilahi okulu olduğundan, öğrendikleriyle benliğe karşı görevi, yapıp ettikleriyle de Allah’a karşıda sorumluluğu olan tek duygu merkezidir.
Sevgi de, aşk da, dostluk da duygularla yaşandığından tüm duygularımıza ne kadar çok farkındalık kazandırabilirsek bir o kadar güzel sevip, aşık olup dostluk kurarak yaşayıp aşkta vuslata erişebiliriz.
Allah; akıl, sevgi ve aşk üçgenindeki muhabbette(ilimde) saklıdır. Onun için sevgi bizatihi hayattır. Aşk ise, muhabbet, gönül dostluğudur. Dostlukta iki ayrı bedenin vicdan dairesinde birbirine uyum sağlayıp huzur içinde yaşayıp mutlu olabilmeleri için iki ayrı gönlün sürekli Allah ile irtibat kurup yaşaması gerekir ki, gerçek anlamda her iki gönülde vuslata erişebilme mutluluğuna erişebilsinler.
Vuslat; iki ayrı benliğinyaşayacakları aşkı vicdan dairesinde Tanrı ile irtibatlandırarak uyum içinde yaşamalarıdır.
Sevgide aşkta dostlukta yaşanmadan dil ile söylenip anlatılmaz. Toplumda birleşip bütünleşip kuçaklaşmayla yaşanır.
Onun için her kim ne ararsa, kendi içinde arasın. her şey insanın kendi içinde saklıdır. Dolayısıyla sevginin kabesi kalp, aşkın kabesi gönül, dostluğun kabesi Allah'tır.
Sevgi paylaşmaktır. Aşk gülü dikeniyle avuçlamaktır. Dostluk, Tanrı yanında sevdiğin dost ile buluşmaktır.
15.11.2009
Cahit KARAÇ