- Kategori
- İlişkiler
Sevmenin en güzeli ilk aşk olmalıydı.

ilk aşık olduğumda ne çok karnım ağrırdı ve ne çok özlerdim, birde utanmasam ağlardım; o giderken. Kayalıklarda şarhoş olmuş adamım ben, deniz kokusunu çekerek içime, köpek öldürenle. Ölüm dedim de ne çok öldüm; severken. Eh aşkla hayat bulmaz mı insan, nefes almız mı, ten kokusu oksijeni olmaz mı. Ben ne çok nefessiz kaldım bir bilsen.
Fiyakalıydım, saygı duyardı dost, aşkadaş, üç beş kanka, ne vakit şarhoş dolaşsam sokaklarda.Dilimin ucunda biraz argo, nakaratından yoksun arabesk hüzünler. Gün doğmaz, onu anlatmaya başladım mı bitmezdi geceler.Ben ilk aşık olduğumda ne çok karnım ağrımıştı, hayatın tüm yükü sanki sırtımdaydı. Babam ise ekmek parasına çalışırdı.Eee her semtin bir raconu vardı, hırsızsan selam alamazsın, manyaksan konuşacak adam bulamassın ama bir kalp çalıp aklını yitirirsen saygı kazanırsın. 'Adam aşık oğlum' dendi mi akan su dururdu sokakta. Münübüs şöförleri korna çalar abiler içki masasında ağırlar, anneler uyurken saçını oksardı.
Sevmenin en güzeli ilk aşk olmalıydı.
Penceresinin altında sabah edilirdi; ah bir balkona çıksa, bir perdeyi aralayıp baksa. Bakkalın köşesinde beklenilirdi, bakkal amca o gelmedi mi, gülümseyerek teselli ederdi. Rüşvet almazdı veletler kısa notlu nameler taşırken. Yakalanıp dayak yeme riskine rağmen. Kral postacı abiler vardı, aşk mektubu nasıl yazılır anlatırdı. Birde Orhan Gencebay şarkıları sanki o dönemler farklıydı.
Sevmenin en güzeli ilk aşk olmalıydı.
Onun evine kömürmü geldi ufaktan yardıma koşardık. Kankalarım yanımda, eh mahalle gençleri hazır kıta. Afferim alma çabası babasından. Eve gidince birde adının ekinde 'iyi çocuk' dendi mi, bilki annesi seni sevdi. İkinci adım semt pazarı. Tesadüfen karşılarsın anneyi, taşırsın hemen elinde fileleri. Harçlık verir almassın, eh sen mahallenin delikanlısısın.
Ah bir şu balkona çıksa, perdeyi aralayıp bir baksa. Olmadı bir kaç satır yazıp yollasa.
Hayta oldunmu aşk bir başka yakışır. Okulda aldığın notlar hem zayıftır. Hocalar anlamaz geleceği anlatır. Karne zamanları of evde kiyamet zamanıdır. Aşkı unuttuğunu düşünürsün evebeynlerin, kimse anlamaz ya seni canın sıkılır. Evden kaçmışlığım var benim, sabıkam gizli sigara içmekten, ilk aşk dedim ya; sevmekten.
Birde edepli ama yosma ruhlu ablalar vardı mahallede. Ne vakit dikilsem bir köşede, dalga geçerlerdi benimle.
Uzun etekleri, bacak üstü verdikleri firikileri, hele bakmaya gör, yokmuydu o gülmeleri. Biri durmadan gel öpim derdi, içimdeki şeytan susmak bilmezdi. Yok utandığımdan değilde, seviyorduk olmazdı işte.
O zamanlar şiir yazmayı bilmezdim, bir görsen kelime yoksunu beceriksizin tekiydim. Orhan abinin şarkılarını ezberlerdim. Bir büyüsem, bir bıyıklarım çıksa, evim olsa kapısını o açsa, bizimde çocuklarımız olsa. Yeminliydim erkek olursa, aşka tutulursa alıp karşıma konuşurdum aslan oğlumla. Kızım olursa verirdim sevdiği delikanlıya. Ama ablama biri ters bakıcak olsa, alırdım valla ayaklarımın altına.
O değilde bir balkona çıksa yada şu perdeyi bir aralasa...
İlk aşık olduğumda ne çok karnım ağrırdı, ne çok özlerdim. Birde aramızda kalsın ağlardım. Tamam yakışmazdı delikanlı adama ama ne bilim özlerdim işte. Kahverengi gözlerini görmeyince.
Sevmenin en güzeli ilk aşk olmalıydı.
Şimdi, bende sen gibi büyüdüm. Hatamı eski günlüğümü bulduğumda gördüm.
Sevmenin en güzeli ilk aşk olmalıydı, büyümek dediğin şey o heyecanı unutmaktı.
TuNç.