- Kategori
- Güncel
sezar'ın hakkını vermeli

Aptallıklardan yolcu etim kendimi, geçince ortasını ömrün, Cahit Sıtkı’yı hatırlayarak otuzbeş yaş şiirinde.
Sınırsız aptallıklardan yolcu edip kendimi, sınırlı aptallıklar şehrine, hayaller kurdum; iyilikler şehrine varmak için.
Karayollarından geçtim, kazalar geçirerek…Kafa ve göz patlattım çok….
İzleri hala alnımda, estetik dikişlerde saklı anıları.
Şehir ektim, çöller biçtim içimde…Hep aynı teranne “ ne köy , ne de kasaba olur senden ” kısa dalga bir kanalda, eski bir radyoda….
Benden bişey olmaz bu bünyede…Belli de…Elli yıl çıktı bir falda, kağıtlarda açılan.
Aptallıklar kaldı ya küçük şehirde, Çıkmaz sokakları dar ve güneşsiz ve sahilsiz ve kumsuz.
Yol aldım, arkama bakmadan!.
Gerçeklerden kaçılmaz, İyi düşünmekle….
'' İyiliğe iyilikle karşılık verilmeli…" Hoş bir cümle, atadan kalan.
Kötülüğe de iyilik mi dilenmeli !?
Kusuruma bakmayın…
Ben veda ettim aptallar şehrinde ki kendime.
Sadece gölgem kaldı yerde
İçi dışına çıkmış…
Artık, “Sezar’ın hakkı sezar’a” iletilmeli…
Kaçsa da dağ, tepe , bayır, Kaç arşın…Kaç kapı çalsa, kaçsa kaçabildiğince ,
Kaçabildiği yere…
Yine de “ Sezar’ın hakkı Sezar ‘a ”verilmeli.
Kötüye iyilik dilenmemeli....
Ne kadar dilense de kapımızda affını..
Perdeler kapandı. Bilinmeli….
Jülide ÖNCEL / 24.10.2007