Sigarayı nasıl bıraktım / Sağlıklı Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '10

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
 

Sigarayı nasıl bıraktım

Duyguları, zihin haritası farklı olduğuna göre herkesin sigara içmeye devam etme gerekçeleri farklıllıklar gösterebilir, bunların sigarayı bırakmamak için bir geçerli sebep olamayacağı da aslen herkesçe aşikardır. Bununla birlikte yine de sigara içmeye devam edilir.

Sigarayı bırakırsam kilo alırım, sinirli olurum, ellerim titrer, dikkatimi toplayamam, verimli olamam, kendime gelemem, hatta rahat nefes alamam, içince nefesim açılıyor, -ya da- kardeşim seviyorum sigara içmeyi ve içiyorum, sigara içmeyenler tiryaki hastalıklarına yakalanmıyor mu? …vb..…

Bu saydığım gerekçelerden sizinki hangisi, ya da sizinki ne, onu siz biliyorsunuz, yine de gerekçeniz hakkında lütfen 30 sn. düşünün, hadi isterseniz bir de sigara yakın - durun lütfen, sadece espri yapmayı denedim, lütfen dikkate almayın- Emin olunuz ki bu yazıyı okurken sigara yakmaya yeltenen olmuştur, hele de bırakmayı aklından geçiriyorsa. Şöyle demiş bile olabilir : Nasılsa hafta başında, 1 Martta, doğum günümde, …de….da… …bırakacağım bu illeti. Şimdi bir tane yaksam ne olacak ki..

Benim diyeceğimin sizin için bir sihri olacak mı bilmiyorum ancak benim için vardı ki 15 yıldır sigara içmiyorum. Neden bırakmaya karar verdiğim de o kadar önemli değil, siz kendi nedeninizi koyabilirsiniz onun yerine. Gelelim bırakma hikayesine:

Bir hafta ağzıma bile almadım sigarayı ama hafta sonu bir tane yaktım. Ne olacaktı ki bir tane yakınca... Bakkala gittim ve 1 karton sigara aldım, otlanacak değildim ya... Bir ay kadar içmeye devam ettim.

Sonra verdiğim kararı yürütememenin verdiği suçluluk duygusuyla bir daha bıraktım. Tam üç ay… Kendimle gurur duyuyorum. Tebrikleri kabul ediyorum. Bir akşam arkadaşlarla otururken o bildik laf: Kardeşim üç aydır içmedin bu mereti.. Senin için artık bitmiş, şu güzel yaz akşamında şu ortamın keyfini tamamla dedi, sigarasının dumanını derin bir nefesle, adeta iliklerine kadar içine çekerek, paketinden bir sigarayı işaret parmağıyla bana doğru itti ve zipposunu çaklattı. Bir yıl daha sigara içtim, üstelik nasılsa bırakacağım diye daha çok içiyordum.

Bir sabah bir yıldır biriktirdiğim pişmanlık duygusunun verdiği enerjiyle bir daha bıraktım... Övünerek söylüyorum 10 ay hiç ağzıma almadım. Bazen rüyamda içiyor, gerçek sanıp üzülüyor, uyanınca rüyaymış diye seviniyordum... Bir ara rüya mı değil mi? Gerçekten içmiş miydim?... Emin olamadığımı hatırlıyorum.

1994 yılının temmuz ayı. Bir aylık iznimi kullanmaya ailemin yanına gittim ve öğrendim ki, eniştem hastanede ve durumu ağır... Akciğer kanseri , metastas yapmış... Artık tedavi edilebilir gibi değil.. Son günlerini hastanede geçiriyor... Sırtı yatmaktan yara olmuş, havalı yatakta yatıyor... Ablam üzülmeyeyim diye benden gizlemiş... Hemen hastaneye gittim... Odasında onunla birlikte farklı nedenlerle yedi hasta daha yatıyordu.

Tam karşısındaki yatakta iki ayağı alçıda olan genç hastanın ziyaretçileri ile konuşuyordu refakatçısı, Motosikletiyle işe giderken bir minibüs çarpmış ve ayakları kırılmıştı, şükrediyordu bu duruma, eşi olduğu anlaşılan genç hanım. Allah beterinden sakladı diyordu... Genç adam hanımının yardımıyla sırtını yatağına dayadı , ayaklarını düzeltti... Elini yatağının altına sokarak bir sigara paketi çıkardı. Sırtını pencereye doğru hafifçe dönerek sigarasını yaktı ve derin bir nefes çekti.

Eniştemin cılız sesini duydum, yatağından doğrulmaya çalışıyordu. Ablamın yardımıyla doğruldu. Ablam sırtına yastıkla destek verdi. Tükenmiş, cılız sesiyle, sigarasını dudağına götüren gence doğru şunları söyledi:

İç...me... İçme şu illeti... Tam... Tam 45 sene içtim ben... Çok ... Çok pişmanım... İçme..

Son derece güçlü, özgüven sahibi, bir insandı eniştem... Çocukluğumdan beri tanıdığım ve hayran olduğum biriydi o, bana göre herşeyi bilirdi. Nerede nasıl davranacak, nasıl konuşacak... Bu kuvvetli adamın bu sözleri söylerken, hele “çok...çok pişmanım derken” ne duygular yaşadığını yüzünün, hiç unutamadığım ifadesinden anlayabiliyordum. Yüzünde şu vardı.. Keşke.. keşke geriye dönebilseydi... Bir fırsatı daha olsaydı sigarayı bırakmasının işe yarayabilmesi için... Bir aydır hiç sigara içmediğini ve sigara kokusundan çok rahatsız olduğunu söyledi ablam..

Bu resim gözümün önünden hiç gitmedi..

Yazıma başlarken dediğim gibi herkesin zihin haritası, hafızasındaki resimler, bunların öyküleri farklıdır. Benim öyküm, hayatımın çok acı ya da coşkulu bir anı, bir başkasına heyecan vermeyebilir doğal olarak... O öyküyü ya da o anı, sahneyi besleyen yaşanmışlıklar yaratır o coşku ya da acı etkisini çünkü. Eternal Sunshine (Sil Baştan) filmini hatırlarsınız. Joel'in sevgilisi Clementine, birlikte yaşadıkları tüm anıları hafızasından sildirmişti. Bunu öğrenen Joel de hafıza silme tekniğinin mucidi olan doktora ulaşıp kendi hafızasını sildirerek aşk acılarından kurtulmaya çalışmıştı. Sigarayı bırakmak için de böyle bir yol olsa ne kadar iyi olurdu. Bağımlılık yaratan herşeyi hafızamızdan sildirip bundan kurtulabilirdik. Sigara içme alışkanlığı ile aşk acısı arasında bir benzerlik kurmaya çalışmıyorum. Teknik olarak sigaradan kurtulmak isteyenlere yararlı olabilecek bir ilham vermeye çalışıyorum. Sigara içmek bize bir keyif ve haz veriyorsa, bu keyif ve haz fotoğrafını, üzüntü ve acı fotoğrafıyla değiştirebiliriz belki.. Hastanede eniştemin o sesli fotoğrafı gibi... Siz de kendi fotoğraflarınıza ses, müzik hatta koku da ekleyebilirsiniz..

Şimdi aklıma geldi, bir paket sigara -gerçekten bilmiyorum- 5 Lira olsun. Günde bir paket sigara içen biri bir ayda 150 lira harcıyor. Mesela geçen ağustos sonunda çok güzel su geçirmez bir bot almıştım ben 300 liraya, 2 yıl da garantili. Ne zamandır böyle bir bot için bütçe ayıramayanlar için bir bütçe önerisi olarak değerlendirebiliriz bunu. Ya da sevdiğiniz birine eşinize, çocuğunuza, arkadaşınıza, sevgilinize onu mutlu edecek bir hediye aldığınızı her ay, o hediyeyi verdiğinizde yüzünüze yansıyan gülümseme, mutluluk, teşekkür ifadelerini düşünün, bir de müzik olsun sevdiğiniz, bu fotoğrafın içinde ya da isterseniz sevdiğiniz bir kokuyu da ekleyin...

Paylaşmak istedim.

Sevgi ve saygılarımla..

 
Toplam blog
: 4
: 1264
Kayıt tarihi
: 20.01.10
 
 

İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler bölümü 1978 mezunuyum. 2004 yılında Marmara Üniver..