​ Sihirli sıkıntı / Öykü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '12

 
Kategori
Öykü
 

Sihirli sıkıntı

Sihirli sıkıntı
 

Kağıda sıkıntıyla bir melek çiziyordu. Meleğin canlanabileceği aklının ucundan geçmiyordu o sırada. Hayat uzun süredir onu şaşırtmayı bırakmıştı ya o da kendini bırakmıştı zamana. Zamanın onu kollarından sıkıca tutup ölüm nehrine götürmesine izin verecekti.

Melek canlandı. Renksiz kanatlarını açtı. Konuşmaya başladı.

  • Nasılsınız Gül Hanım?
  • İyi sayılırım ama siz
  • Benim adım Özgür Melek
  • Onu demek istemedim. Yani siz nasıl burada olabilirsiniz?
  • Özgürlük böyle bir şey
  • Ben nasıl özgür olabilirim?
  • Zor ve güzel bir soru ama bu soruyu kendiniz cevaplamalısınız.

Melek ortadan kayboldu. Yeniden ortaya çıkar mıydı bilinmez. Mesela şimdi kağıda bir de kedi çizse o kedi de canlanır mıydı? Anlayamıyordu olanları.

Özgür Melek canlanmıştı. Kendisini çizse bu kağıda kendisi de canlanır mıydı? Denemeliydi. Belki bu kağıt sihirliydi belki de sıkıntısı sihirliydi. Sorun ikinci kez bu kağıda ne çizeceğiydi. Sorun belki de bu meleğin canlanmasının amacıydı.

Kedi mi kendim mi ikileminde en çok ihtiyaç duyduğu duygunun kendini hissetmek olduğunu  düşündü. Tam kendini çizmeye başlayacaktı ki Özgür Melek yeniden belirdi.

  • Bu evde ne eksik biliyor musun?
  • Kendim eksiğim
  • Nasıl tamamlanacaksın?
  • Kendimle karşılaşarak
  • Kendinle karşılaşmak için başka bir varlığı sevmelisin.
  • Bunu da nereden çıkardın?

Melek yeniden kayboldu. Sihirli sıkıntısı ya da sihirli kağıtlarıyla baş başa kaldı Gül. Belki bir üçüncü hakkı yoktu. Karar verme zamanıydı ve kağıda pembe patiler ve pembe patileri seven bir el çizdi.

Beklemeye başladı. Özgür Melek yeniden belirdi.

 

-Bir kedinin canlanmasını bekliyorsun değil mi?

-Evet

-Evde ona vermek için süt var mı?

-Yok

-Gidip almalısın belki.

-Anladım galiba. Çabalamak gerekecek. Sihirli sıkıntıdan daha fazla şey beklememeli.

-Aslında kendinden başka kimseden fazla bir şey beklememelisin.

-Haklısın. Ama sen Özgür Melek…

-Beni bırak şimdi…

- Teşekkür ederim.

Paltosunu giydi Gül ve gülümseyerek bozuk paralarını topladı. Bakkala gidip süt ve mama aldı.

Eve geldiğinde kedi yoktu ama maması ve sütünü hazırladı Gül.

Kediyi beklememe kararı aldı. Hayvan barınağına gitmek için yola koyuldu.

 

Yolda giderken zamanın artık onu ölüm nehrine bırakmasını istemiyordu.  

 
Toplam blog
: 14
: 608
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yasemin Şenyurt 1980 yılında İstanbul'da doğdum. Şu anda Ankara Üniversitesi Sistematik Felse..