Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
344
 

Sınıf Mücadelesi ve Devlet

Sınıf Mücadelesi ve Devlet
 

Sınıf Mücadelesi ve Devlet Yönetimi


Günümüz dünyasında değişen ve gelişen değerler ile eski çağlardan günümüze ulaşan sınıf tanımları da belirgin bir şekilde değişmiştir. Aristokrat, burjuva, derebeyi, çiftçi, köle gibi sıfatlardan bu güne geldiğimizde işçi-işveren gibi farklı toplum altı kategoriler oluştu. Hiç şüphesiz devlet denen bu yapı, bu farklı sınıfları bir arada tutmak için de en önemli fail olarak sınıflar üstü bir pozisyon alarak bu zorunlu birlikteliği böylece, hem bir yapı hem de bir fail olarak sağlama politikaları üretti.

Weber’e göre devletin belirli bir toprak parçasında meşru bir şiddet kullanma tekeli vardır. Buradan yola çıkarak devletin aslında sınıflar arası mücadelede oldukça etkin olduğunu şiddet kullanma tekelinden elde edebiliriz. Devletler homojen bir yapı oluşturma ideasındadır ve bunu elde etmek için sarf edilen yolda sınıflar arası mücadele oldukça önemli bir katmanı oluşturur.

Devlet sınıf farklılıklarını yönetme biçimini kendi yönetim rejiminin verdiği hukuksal yollarla sağlayabileceği gibi ahlaki veya siyasi yöntemlere de başvurarak, önlerinde ki sınıf gerçeğini yok gibi gösterme gayreti içinde olurlar. Hatta kimi zaman bu sınıflar arası mücadele devlet için bir sorun teşkil etmeye ve iyi yönetilememeye başlarsa, rejime rağmen bazı “diğer yollar”a başvurulduğu da ülkemizde ve dünyanın birçok demokratik rejim sahibi topraklarında görülmüştür.

Devletler bu kontrolü kontrollü bir şekilde götürebilmek adına toplumun değerleri adeta bir rapor halinde ele alınarak incelenip buna yönelik bir toplum mühendisliğine de başvurulabilir. Ayrıca sınıfsal çatışmanın kurumsallaşması ile de sınıf mücadelelerinin kontrolünde ve yönetiminde devlet önemli bir fail olmuştur. Gordon Marshall kitabında sınıfsal çatışmanın kurumsallaşması ile ilgili olarak;ileri kapitalist toplumlarda sınıf çatışmasının kurumsallaştığını dolayısıyla denetim altına alındığını ve gerilediğini öngören tezile birlikte sınıf çatışmasının kurumsallaşmasının siyasal ve endüstriyel çatışmaların ayrılmasının ve yurttaşlık haklarının genişletilmesi ile fırsat eşitliğinin artmasının sonucunda ortaya çıktığını iddia etmiştir (A Dictionary of Sociology, 1994).

Devlet sınıfları kontrol altında tutabilmek için fazlasıyla ulusal çıkar tanımını da kullanmaktadır, ve yapmak yahut yaptırmak istediklerini de bu kalıba sığdırarak tüm sınıfların karşı çıkamayacağı bir “ulusal fayda” oluşturmuş olur ki, buna da hiçbir sınıftan ciddi bir tepki gelmesi beklenemez.

Böylece devlet sınıflar arası yönetimde hukuk dışında da siyasi kararlarla etkin uygulama alanları oluşturabilir.

Özetlemek gerekirse devlet sınıflar üstü olana bitene karışmayan ham bir yapı değil, tam aksine bu sınıfları yönetme becerisine sahip iktidar ve güç sahibi bir kadro kontrolünde etkin bir faildir. Bu fail, hiç şüphesiz bu mücadeleyi kontrol altına almak isterken, değişik yöntemler ve karar mekanizmalarını çalıştıracaktır. Ve tüm bunlar gerçekleşirken en üst şemsiye söylemi ise ulusal çıkar olacaktır.

Bu şekilde sınıflar “isteyerek” bir limit dâhilinde hareket etmiş olacak ve şemsiye dışına çıkmaları önlenmiş olacaktır.

Kenan Ekşi / http://www.kenaneksi.com/blog/?p=266

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1516
Kayıt tarihi
: 12.12.08
 
 

1986 İstanbul İtü inş. müh. öğrencisi.Fotoğraf, şiir, kitap, doğa, bisiklet, kamp, yayla, İkizdere ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster