- Kategori
- Sivil Toplum
Sinir ötesi önlemler
Mecliste büyük bir oy çokluğu ile sınır ötesi operasyona yönelik tezkere geçti. Trafik sıkışıklığı nedeni ile (bu arada görüşmelerin saatini anımsayın lütfen, o saatte bu kadar uzun sürdü yol) Atatürk Havalimanı önünden Kadıköy' e gelmem süresinde hemen tüm konuşmaları dinledim. AKP sözcüsü Viyana kapılarına geldiğinde ben de işime geldim ve konuşmanın ondan sonrasını kaçırdım. Ama o ana kadar olan konuşmalarda belirtilen ve zaten AKP' nin de hiç aksini söylemediği nokta askeri önlemler tek başına çözüm olamaz, olamadı tezi. Tezkerede oy çokluğu vardı ama bu görüşte oy birliği vardı. Tabi insan ne kadar güzel, bir görüş birliği var mecliste diyor.
Sayın okurlar işte benim içinde sorun tam da burada başlıyor. Herkes bir önlem alınması konusunda mutabık ama bu önlemler somut olarak ne ? Bu konuyu özellikle muhalefette yer alan tüm siyasi partiler ve tüm sivil toplum örgütleri yanıtlamalı. Soyut bir biçimde kimlikler tanınmalı, demokratik hak özgürlükler fiilen kullanılabilir olmalı vb gibi sözcükler kulağa hoş geliyor, yanlış da değiller ama beni bağışlayın -belki sürekli iş analizi yapmaktan, belki kişiliğimden- bana bir anlam ifade etmiyor. Çünkü tüm insanlarımız sağlıklı olarak doğmak, çağdaş bir yaşam kalitesine kavuşmak (eğitim, çevre, sağlık, spor vb) ve yaşlılık günlerinde ben ne olacağım korkusunu yaşamamak haklarına en azından teorik olarak sahipler. Peki iyide işte bu çok somut, tüm izmlerden uzak matematik gerçekler için DTP, MHP, CHP, DSP ne düşünüyorlar. Tamam çocuklarına istedikleri ismi verme hakkı tüm insanlarımızın var olmalı ama o çocuğun sağlıklı yaşam hakkı da var. Bunun için ne yapacaksınız?
Örneğin hangi siyasi partimiz tüm Türkiye için ve tabi doğal olarak Güneydoğu Anadolu bölgemiz içinde sağlık haritasını çıkarıp, eğer iktidara gelirsem sağlık politikam bu, bu politikayı icra edecek bakanım bu, bu bakanın eline verilecek ödenek bu, bu ödenek x, y, z fonlarından karşılanacak dedi. Daha da somuta inelim hangi siyasi parti sadece Güneydoğu Anadolu yöresinin sağlık haritasını çıkarıp en çok hangi tür hastalıklar burada görülüyor -ör. pankreas kanseri-, çocuk doğum / ölüm vb oranı nedir, bunu saptayıp da ben hastahanelerimde daha çok bu uzmanlaşmaya zaman ve yer ayıracağım dedi? Ör: Eğer Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde çocuk doğum / ölüm oranları çok ters ise kaç kadın / doğum uzmanına gereksinim var hesaplayıp, bunları hangi koşullarda oraya çekebileceğinin planını yaptı mı? Bu insanlara tanı ve tedavileri için hangi teknolojik olanakları (ultrason cihazları vb) hangi kaynaklarla vereceğini düşündü mü ? Bırakın Güneydoğu Anadolu' yu doğum öncesi genetik sorunlar ve zihinsel engel problemleri için tanı koyma-koydurma kültürü, bilgisi tüm Türkiye' de ne kadar yaygın ve yayılması için kimin ne planı var ve biz bu planları ne kadar biliyoruz? (Bunu bırakın pazar günkü referandumda tam olarak tercih edilecek konuları kaçımız biliyoruz.)
Örneğin hangi siyasi partimiz hadi tüm Türkiye' yi bırakalım, sadece Güneydoğu Anadolu' nun arkeolojik, kültürel, doğal mirasının varlığını çıkardı, çıkarma konusunda planlar yaptı ve bu varlığı korumak ve gelire dönüştürmek için projeler hazırladı. Örneğin Hasankeyf ne olacak? Gelir anlayışımız varlığı yok et baraj yap vb gibi mi? Farklılık farklılık diyoruz. Bir de bu konuda farklı bir projemiz çıksın da anlatılsın bize. Örneğin hiç düşündüler mi biz Hasankeyfi korur, höyükleri korur, Munzur vadisini korur, eko turizmi bölgeye kazandırırsak ve örneğin buradaki bu faaliyetlerin bu faaliyetler için yatırımın vergisini düşürürsek, geliri de ör: ultrason cihazları alımı için yine orada bırakırsak ne olur?
Ve en temel konu hangi siyasi partimiz hadi bırakın tüm Türkiye' yi, sadece Güneydoğu Anadolu yöresi için nüfus hedefini belirleyip, bu niceliksel varlığın hangi niteliklere sahip bir varlığa dönüşmesi gerektiğini , bu dönüşüm için hangi eğitim kurumlarının nasıl ve hangi kaynaklarla var edilip bu eğitim kurumlarına eğitmenlerin nasıl tedarik edileceklerinin planını yaptı ?
Ve evet bunları bileniniz var mı? Eğer bunlar yoksa Allah aşkına biz neyi konuşuyoruz? Sadece operasyon olmaz. Evet bunu bildiğim kadarı ile askeri çevreler bile söyledi. Peki siyasetçiler farklı ve somut ne söylüyor ?
Sayın okurlar işte benim içinde sorun tam da burada başlıyor. Herkes bir önlem alınması konusunda mutabık ama bu önlemler somut olarak ne ? Bu konuyu özellikle muhalefette yer alan tüm siyasi partiler ve tüm sivil toplum örgütleri yanıtlamalı. Soyut bir biçimde kimlikler tanınmalı, demokratik hak özgürlükler fiilen kullanılabilir olmalı vb gibi sözcükler kulağa hoş geliyor, yanlış da değiller ama beni bağışlayın -belki sürekli iş analizi yapmaktan, belki kişiliğimden- bana bir anlam ifade etmiyor. Çünkü tüm insanlarımız sağlıklı olarak doğmak, çağdaş bir yaşam kalitesine kavuşmak (eğitim, çevre, sağlık, spor vb) ve yaşlılık günlerinde ben ne olacağım korkusunu yaşamamak haklarına en azından teorik olarak sahipler. Peki iyide işte bu çok somut, tüm izmlerden uzak matematik gerçekler için DTP, MHP, CHP, DSP ne düşünüyorlar. Tamam çocuklarına istedikleri ismi verme hakkı tüm insanlarımızın var olmalı ama o çocuğun sağlıklı yaşam hakkı da var. Bunun için ne yapacaksınız?
Örneğin hangi siyasi partimiz tüm Türkiye için ve tabi doğal olarak Güneydoğu Anadolu bölgemiz içinde sağlık haritasını çıkarıp, eğer iktidara gelirsem sağlık politikam bu, bu politikayı icra edecek bakanım bu, bu bakanın eline verilecek ödenek bu, bu ödenek x, y, z fonlarından karşılanacak dedi. Daha da somuta inelim hangi siyasi parti sadece Güneydoğu Anadolu yöresinin sağlık haritasını çıkarıp en çok hangi tür hastalıklar burada görülüyor -ör. pankreas kanseri-, çocuk doğum / ölüm vb oranı nedir, bunu saptayıp da ben hastahanelerimde daha çok bu uzmanlaşmaya zaman ve yer ayıracağım dedi? Ör: Eğer Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde çocuk doğum / ölüm oranları çok ters ise kaç kadın / doğum uzmanına gereksinim var hesaplayıp, bunları hangi koşullarda oraya çekebileceğinin planını yaptı mı? Bu insanlara tanı ve tedavileri için hangi teknolojik olanakları (ultrason cihazları vb) hangi kaynaklarla vereceğini düşündü mü ? Bırakın Güneydoğu Anadolu' yu doğum öncesi genetik sorunlar ve zihinsel engel problemleri için tanı koyma-koydurma kültürü, bilgisi tüm Türkiye' de ne kadar yaygın ve yayılması için kimin ne planı var ve biz bu planları ne kadar biliyoruz? (Bunu bırakın pazar günkü referandumda tam olarak tercih edilecek konuları kaçımız biliyoruz.)
Örneğin hangi siyasi partimiz hadi tüm Türkiye' yi bırakalım, sadece Güneydoğu Anadolu' nun arkeolojik, kültürel, doğal mirasının varlığını çıkardı, çıkarma konusunda planlar yaptı ve bu varlığı korumak ve gelire dönüştürmek için projeler hazırladı. Örneğin Hasankeyf ne olacak? Gelir anlayışımız varlığı yok et baraj yap vb gibi mi? Farklılık farklılık diyoruz. Bir de bu konuda farklı bir projemiz çıksın da anlatılsın bize. Örneğin hiç düşündüler mi biz Hasankeyfi korur, höyükleri korur, Munzur vadisini korur, eko turizmi bölgeye kazandırırsak ve örneğin buradaki bu faaliyetlerin bu faaliyetler için yatırımın vergisini düşürürsek, geliri de ör: ultrason cihazları alımı için yine orada bırakırsak ne olur?
Ve en temel konu hangi siyasi partimiz hadi bırakın tüm Türkiye' yi, sadece Güneydoğu Anadolu yöresi için nüfus hedefini belirleyip, bu niceliksel varlığın hangi niteliklere sahip bir varlığa dönüşmesi gerektiğini , bu dönüşüm için hangi eğitim kurumlarının nasıl ve hangi kaynaklarla var edilip bu eğitim kurumlarına eğitmenlerin nasıl tedarik edileceklerinin planını yaptı ?
Ve evet bunları bileniniz var mı? Eğer bunlar yoksa Allah aşkına biz neyi konuşuyoruz? Sadece operasyon olmaz. Evet bunu bildiğim kadarı ile askeri çevreler bile söyledi. Peki siyasetçiler farklı ve somut ne söylüyor ?