- Kategori
- İlişkiler
Sıradan insan mısınız?

İnsanlar başına gelen her olayı sadece kendi başına gelmiş gibi yaşayarak ve müthiş bir acının eşliğinde yanarak kendine dert edinir. Sanki dünyada bir tek kendi acısı var ve o an ister ki kişi, dünya kendisi için durduğunu sandığı dünya herkes içinde dursun. Tabi ki böyle bir durum söz konusu bile değildir. Bu durum kadın erkek ilişkilerinde de farklı bir durumla gözlenir genellikle. Acının şiddeti, eğilimleri, rengi ve yaşayış tarzı kadınlarda ve erkeklerde farklı yaşanır. Mesela kadın genelde arkadaşlarıyla buluşur ağlar dertleşir, hemen en yakın arkadaşlar bir araya gelerek durumu çözmeye çalışırlar. Alışverişten tutun da hemen yeni biriyle tanıştırma çabaları, biraz yalnız kalsın kalbini dinlesin ve inan yalnızlık çok da kötü bir şey değildir diye acil durum çağrıları gibi yeniden seveceksin vs. gibi hep bilindik cümleleri kurarlar. Hatta intikam planları da devreye girer genelde. Peki, erkekler nasıl yaşar aynı durumu onlarda arkadaşlarıyla içmeye gider, oh be kurtuldum bir kadının esaretinden diyerek hemen bir avcı gibi keskin gözlerle günübirlik ilişkiler yaşamaya başlarlar. Artık aynı evde yaşamadıklarına göre arkadaşları ile toplanılıp salonda çok rahat bir şekilde bira şişeleriyle birlikte bol bol küfür edilerek futbol maçları izlenir. Kadın dırdırı ve gölgesi olmadığı için hoplayıp zıplayıp holiganca yaşanmaya başlanır hayat.
Aslında durum her ikisi içinde bir süre sonra aynı olmaya başlayacaktır. Yalnızlıkla beslenecekler. Kalabalıklar dağılınca. Kadın bu süreç içinde iyileşmeye başlar iken biriken bulaşık ve çamaşırlarla daha doğrusu bozulan düzenin ardından gelen bir yalnızlık esaretiyle baş başa kalacaktır erkek. İşte o gün pişman olmaya başladıkları ilk gündür. Oysa kadın acıyı dibinde yaşayıp alışmıştır bile bu duruma. Ve kadın kabullendiğinde bu durumu artık erkek gökyüzünden yıldızları indirse bile bitmiştir. Kadınlar konuştukları zaman çözüm arar bir kadın susuyorsa ve kabullendiyse erkek pişman olsa bile bitmiştir.
Herkes de böyle yaşanır diye bir durum söz konusu diye bir kural yok tabi. Bizim ki kısadan hisse bir hikâyedir.
Bana sorarsanız insan içinden geleni yapmalı sınırsızca sevmeli, hayal ettiği gibi yaşamalı. Pişman olsa bile yaşamalı. Hayal kurabilmeli. Çünkü hayal kurmayı bıraktığınız anda sıradan insana döndüğünüz andır.
Hayal kurun her gün sıradan olmaktan kurtulun. Yukarıda yazdığım genel tabirlere uymayan sıra dışı insanlardan biri olun. Ve başınıza gelen tüm olaylara gülümsemeyi başarın.