​ Söz konusu başkası ise ! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
 

Söz konusu başkası ise !

Söz konusu başkası ise !
 

Türkiye’deki günlük adi polisiye olaylara baktıkça insanın tiksineceği geliyor. Ahlâk mı, namus mu, şeref mi, ırz mı alayı belden aşağı. Belden yukarısının hükmü yok. Yalan dersen diz boyu. Haksızlık, vurgun talan, üçkâğıtçılık ise sıradan olaylar. Hile, fitne, fesad alabildiğine palazlanmış.

Söz konusu kendi yakını, akrabası oldu mu en kabası bile bir kahraman. Yoksa geceli gündüzlü başkalarının ırzı namusu peşinde.

Televizyon ekranlarında irkilerek izledik. Polis kıyafetine bürünmüş insan müsvettelerinin İstanbul Avcılarda ki bir müzikholde çalışan bir bayanı saçından sürükleyip otomobile bindirmeleri ve sonrasında tecavüz etmeleri insanın kanını donduruyor. Bunların anaları, bacıları yokmu? Bunların yaşlarına bakıldığında evli olma ihtimalleri oldukça yüksek. O halde bunlardaki namus anlayışı nasıl ki başkalarının ırz ve namuslarına göz dikebiliyorlar?.

Bir kısmının belki de çoluk çocuğu vardır. Bunlar çocuklarının yüzüne nasıl bakacaklar acaba? Ama bakarlar bakarlar. Çünkü ardamarları çatlamıştır böylelerinin.

Tecavüz ve taciz olaylarının ne yaşı nede cahilliği kalmış durumda. Üzmez olayı, İtalyan Pippa Bacca’nın tecavüz edilip öldürülmesi, kasklı bir tiyatro çalışanının tecavüzleri, 1-2 yaşlarındaki çocuklara yapılan tacizler, küçük yaştaki kız çocuklarına yapılan tecavüzler. Dahası basına yansımayan şiddet olayları, taciz ve tecavüzlerin varlığı her aklı başında insanı tiksindirmektedir. Peki, insan hakları savunucuları ve kadın örgütleri nerede? Bu kızcağızın haklarını savunmayacaklar mı? Bu sokak serserilerine gereken cevap verilmeyecek mi?

Toplum eğitim yolu ile olgunlaşır. Bilinçlenir. Başkalarının hak ve hukukuna saygı duymayı öğrenir. Ancak eğitim diyince düzenli bir eğitimden söz ediyorum. Bizde ise öğrenim var fakat eğitim yetersiz. O nedenle bu olayların ardı arkası kesilmiyor.

Erkek ne ise kadında odur. Erkekte ahlâk, namus, ırz ne ise kadında da odur. Bir toplumda kadın ile erkek arasında fark olmadığı o toplumun içine sinene kadar toplumun medeniliğinden söz edilemez. Fakat medenileşme ve eğitilmeyi beklerken kanunlarında yapacağı işler vardır. Başkalarının yaşamlarını hallaç pamuğu gibi atmayı kendilerine marifet sayan insan olmayı hak etmeyenlere gereken cezalar verilmelidir.

Ceza kanunlarımızda gerekli müeyyideler yok mu? Var. Var da olanlar yeterli caydırıcılığa sahip değil maalesef. Bu tür suçları işleyenlere en ağır ve caydırıcı cezaların verilmesi gerekmez mi? Çalışan çalışmayan masum insanların bu olaylara maruz kalması karşısında yapanların yeterli cezaya çarptırılmaması hangi sonuçları doğurur?

Olayın diğer bir boyutu bu sokak eşkıyalarının kullandığı polis kıyafetleri. Bu kıyafetler pazarda mı satılıyor? Her önüne gelen bu kıyafetlerden edinir ve kendisine polis süsü verip olmayacak işler çevirmeye kalkarsa ne olacak? Aslında olaya müdahale eden poliste olsa vatandaşın kimlik sorması gerekmez mi? Gerekir. Ancak vatandaşlarımızda bu konuda yeterli bilinç yoksa ne yapmalı? Müzikholde onlarca müşteri ve çalışan var. Gariptir ki hiç biride çıkıp “arkadaş siz kimsiniz ve ne yapmaya çalışıyorsunuz” deme cesaretini gösteremiyor.

Adamlardaki anlayış aslında çok basit. Üzerlerinde polis kıyafeti olunca kendilerine tek kelime edilmeyeceğini biliyorlar. Ya da öyle zannediyorlar. Ne yazık ki olayın baştan sona gelişimi adamların düşüncelerini doğrular nitelikte olup bitiyor.

İstanbul gibi metropollerde insanların emniyetini sağlamak kolay olmasa gerek. Ancak onlarca insanın bulunduğu bu tür mekânlarda bu olayların meydana gelmesi güvenlik konusunun yeterli olup olmadığını da gündeme getiriyor. İnsanlar kime güvenecekler? Kolluk güçlerine. İyi de kolluk güçleri ortalıkta yoksa ne olacak?

Bu tür suç makinelerinin nerede ve ne zaman kime ve nasıl bir müdahalede bulunacaklarını bilmek olası değil. Ancak bu şahısların bu ne ilk nede son eşkıyalıkları olacaktır. Mevcut cezalarımıza göre tekrar ortalıkta dolanmaya başlamaları uzun sürmez. Tekrar suç işlemeye yönelmeleri de. O halde bunlara karşı caydırıcı önlemlerin yasalarımız çerçevesinde alınması gerekir.

İnsanlarımız işyerlerinde, caddede sokakta, otobüste, durakta, alışveriş merkezlerinde, şehirlerin en kalabalık yerlerinde veya varoşlarda huzur ve güven içinde olmayı istiyorlar. Çalışıp kazandıkları ile geride kalan analarına, babalarına, çocuklarına, dedelerine, ninelerine bir ekmek götürme peşindeler. Onları çalıştıkları mekânlarda veya sokakta sürükleyip taciz edenlere karşı gereken önlemler alınmalıdır. Hem de hiç zaman kaybetmeden.

 
Toplam blog
: 210
: 910
Kayıt tarihi
: 04.05.08
 
 

Eğitimciyim. Bir insanın çağdaş bir gelecek için, aydınlanma için çok okuması gerektiğine inanıyo..