Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '08

 
Kategori
Öykü
 

Spiral yongalı yaşamlar - 4

Spiral yongalı yaşamlar - 4
 

Suçlama, direkt olarak hayat felsefesini hedef almaktaydı. Savunmasını hukuksal zeminde yapacakken bir amacı da derinlerine işleyerek yaşamını biçimlendiren inancını, yapılan haksız saldırıyı fırsat bilerek yaşadığı toplumla paylaşmak olmalıydı...

Bölüm - 1: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=117367
Bölüm - 2: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=117522
Bölüm - 3: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=117890

Oldukça soğuk ve yağışlı bir kış günüydü. Evden de maalesef alıştığı biçimde ayrılamamıştı. Uzun zamandır alışkın olduğu yoğun trafiğin ardından ofisine ulaşıp masasının başına geçti. Üzerindekileri çıkartırken masasında bir evrak dikkatini çekti. Bir mahkeme celbi gibiydi. Merak etti, aldı inceledi. Evet, bir mahkeme celbiydi bu. Açtı, okudu. İlginç bir durumla karşı karşıyaydı. Şaşkın bir tebessümle geçmişe daldı bir an. Hatırlamıştı o hastasını. Biraz daha düşündüğünde şaşkınlığının yersiz olduğuna da karar verdi. Hastasının o günkü tepkilerini dikkate aldığında, hiç de beklenmedik bir durum değildi karşısındaki.

Sahip olduğu hukuk bilgisiyle bile, elde delil olmaksızın açılan bu davanın herhangi bir tazminat sonucu doğurabilmesinin mümkün olmayacağını biliyordu. Ancak bu basit sonucu karşı tarafın avukatının bildiği de diğer bir gerçekti. Buna rağmen davaya vekâlet etmesinin iki nedeni olabilirdi. Müvekkile sinin aşırı istekliliği ya da bilgisizliği karşısında ben paramı alır işimi yaparım kolaycılığı. Ya da, kendisinden beklenecek, hâkim karşısında iddiayı doğrulama cesurluğu. Ancak böyle davrandığı takdirde davaya esas bir durum oluşacaktı.

İddia ise, hukuk dilinden arındırılmış haliyle şöyle özetlenebilirdi. Yasalarda yeri olmadığı halde, davacının isteği üzerine yapılan gebeliği önleyici tıbbi müdahale gerekçe gösterilerek kendisinden evlilik belgesinin istenmesi suretiyle, kişilik haklarına tecavüz edilmesi ve onurunun rencide edilmesi teşebbüsü. Muayene sürecindeki özel görüşme esnasında yaptığı - bütün hastalarından böyle bir istekte bulunmuş olma - beyanına da işaret ediliyor, bu nedenle meslekten men edilmesi için gerekli girişimlerin yapılması ve 50 bin YTL ‘lik tazminatla cezalandırılması talep ediliyordu.

Avukatın niyetinin ne olduğu beni ilgilendirmez diye düşündü. Ancak, yaptıklarının ve söylediklerinin arkasında duracaktı elbette. Üstelik bir şansı da vardı. Eşi Belgin Hanım geldi hemen aklına. Artık mesleğini icra etmeyen eski bir avukattı eşi. İlk fırsatta ona durumu anlatmalıyım ve yardımını istemeliyim dedi. Böyle bir davada vekâleten temsil edilmesinin doğru olmayacağını düşünüyordu. Savunmasını bizzat yapmayı da istiyordu. Zira suç isnadı yapılan böyle bir medeni hal sorgulamasını ne maksatla hastalarının özel hayat gündemine taşıdığını ve bu gündem manipülasyonunu nasıl yaptığını en iyi kendisi biliyordu.

Diğer taraftan, suçlama, direkt olarak hayat felsefesini de hedef almaktaydı. Savunmasını her ne kadar hukuksal bir zeminde yapacak olsa da, amacı yıllarca savunduğu ve yaşamını biçimlendiren bu felsefeyi, böyle bir suçlamayı da fırsat bilip yaşadığı toplumla paylaşabilmekti. Zira bu konuda doğru bir düstura sahip olduğuna daima inanmıştı.

Bir tarafta maksadı ilmen sadece ve sadece istemsiz gebeliği önlemek olarak açıklanabilecek bir tıbbi müdahale isteği söz konusu iken, diğer tarafta bu isteği dile getiren bir kadının, toplumsal değer yargıları içinde evli olma beklentisini savunmak nasıl yargılanabilirdi ki…

 
Toplam blog
: 36
: 1267
Kayıt tarihi
: 25.05.08
 
 

İstanbul'da doğdu. Teknik Lise Elektronik Bölümünde okurken rakamlara olan ilgisini de keşfetti. ..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara