- Kategori
- Güncel
Şu bizim azınlık laikler

Hiçbir şey bilmezler. Kesinlikle akılları ermez, dünyada olup bitenlere…
Serilivermişler kumların üzerine güneş bedenlerini yaktığı gibi düşüncelerini de yakmış. Buhar olmuş, uçmuş, gitmiş her şey…
Boş ve umudu yakalayamayan gözlerle bakarken çevrelerine.
İlginçtir şu bizim azınlık laikler. Gitti, gidiyor derken gidince farkına varırlar; “Aaaa gitmiş” diye bir de şaşırırlar.
Soru sormak erdemli bir iştir insanlar için. Ama yanıtı bulmak ise sorulan sorudan daha erdemli bir davranıştır.
Kumların üzerinde sere serpe uzanmış beni görünce birden yerinden fırlayan azınlık laiklerden birisi; “Ne oldu böyle? Umutla gitmiştim oyumu kullanmaya, umudumu tüketerek döndüm. Kimler bunlar? Her evden iki kişiden biri. Bizim evde, sizin evde, şu denize giren insanların evinde. Anlamakta zorlanıyorum. Kapattım televizyonları, gazeteleri. Geleceği gelecek gibi göremedikten sonra ne anlamı var bütün bunların dedim.”
Duygular, düşünceler hepsi aynı kırılma noktasında düğümlenmiş işte öylece karşınızda duruyor. “Kim?” sorusudur düşüncelerde dolaşan. Fakat kimse “Ben” demiyor.
Bu azınlık laikler hiç uslanmazlar. Tutturmuşlar “Biz laiğiz” diye Olur mu insan hiç laik. Anlamını bile bilmezler. Ne demişler; “Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik. İkisi bir arada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisi bir arada olamaz.” (Recep Tayip Erdoğan’ın ART televizyonundaki konuşmasından)
Laikliğin anlamını bile bilmez şu bizim laik azınlıklar. Bildikleri tek eylem laf üretmek. Toplanırlar bir araya sürekli laflarlar. Sonuç ise ortada %46 dır.
İyice düşünüp sorulara yanıt aramak gerekir.
Ne diyor Goethe; “Binlerce yıllık tarihini bilmeyen uluslar, günü gününe yaşıyor demektir.” Biz dünün tarihini değil, bu günün tarihini bile bilmiyoruz.
İzlediğim bir filmde öğretmen öğrencilerine; “Tarih nedir?” diye soruyor. Bir öğrenci; “Ders kitaplarına yazılan resmi yazılardır.” Diyor. Bir diğeri ise; “Tarih her insanın kendi yaşamıdır. Ders kitaplarında yazılanlar otoriteyi temsil eder. Ruhsuzdur. Ama insan yaşamlarını anlatan tümceler öyle mi? Her birinde ayrı bir duygu, her birinde ayrı bir devinim vardır. Geliştirir diğer insanları da. Yaşamıdır tarih insanların.”
Öyleyse biz azınlık laikler önce kendi tarihimizi öğrenerek işe başlamalıyız. O zaman AB Komisyon Başkanı Franco Frattini AKP ye veya bir seçim kazananlara “Laik azınlığın hakkını koru” diyemez. Kendi ülkemizde azınlık da olduk artık.
Üzerinde bin yıldır yaşadığımız toprakların tarihini bilmemiz öğrenmemiz gerekmektedir. Eğer tarihimizi öğrenemiyorsak yarını azınlık laik olacak denli bile sayımız kalmayacak. Her ne kadar %53 gibi bir oran olsa bile…
Sizi gidi azınlık laikler sizi gidi, keyfini çıkarın denizin, kumun, güneşin…
Yarın ne olacağı hiç belli değil.
Dününü bilmeyen insanların yarınını görmesi çok zor…
Resim: http://www.cemoezkan.de/homepagehtml/ozgurceHtml3/0000200.html