- Kategori
- Mizah
Şu yaratıcı Türkler

Yaşadığım çevrede dikkatimi çeken bazı iş yerlerinin tabelaları var ki, ne kadar ilginç anlatamam. Usta bir kalem için iyi birer malzeme olurdu ama yazan kişi "ben" olunca bu kadar oluyor... :)
* * *
Bir gün bir "Oto Kuaförü"ne arabanızla yanaşıyorsunuz ve sırf orada "Oto Kuaförü" yazıyor diye ilginç bir diyalog kuruyorsunuz:
- Buyrun efendim?
- Ben arabamın kırıklarını aldıracaktım, bir de boyatmak istiyorum.
- Tabi.
- Yalnız kararsızım, aynı renge boyatıp aralara balyaj attırsam nasıl olur sizce?
- Hımm, bir bakalım. Bu modellere balyajı ince ve sık atarsak pek yakışmıyor ama kalın ve seyrek atarsak muhteşem oluyor.
- Tamam o zaman...
- Üç saat içinde hazır olur. Bu arada bir şeyler içmek ister msiniz?
- Teşekkürler, üç saat sonra almaya gelirim.
Arabanız orada hazırlanırken, siz de bir "Süs Doktoru"na giriveriyorsunuz.
- Şikâyetiniz nedir efendim?
- Saçlarım bir türlü şekle girmiyor.
- Hımm, bir bakalım. Öksürün lütfen?
- Öhö!
- Daha derin.
- Öhhööö!
- Daha şiddetli.
- Öhhöööhhhhğğğğ!!!
- Tamam. Mide bulantısı oluyor mu?
- Bazen.
- Baş dönmesi?
- Zaman zaman.
- Baş ağrısı?
- Ara sıra.
- Şiddetli mi?
- Bazen.
- Kulaklarda uğultu?
- Yok.
- Deride kaşıntı?
- Var.
- Parmak uçlarında uyuşma?
- Yok.
- Üşüme? Çarpıntı? Midede yanma?
- Evet. Hayır. Evet.
- Halsizlik? Uykusuzluk? Kusma?
- Evet. Evet. Hayır.
- Ağızda kuruluk? Boğazda yanma? Deride döküntü?
- Evet. Hayır. Evet.
- Tamam hanfendi. Size haftada bir kez tok karnına fön çektirme yazıyorum. Düzenli olarak bunu yaparsanız her şey yoluna girecek. Bir de, iki ayda bir kırıklarınızı aldırırsanız bir şeyciğiniz kalmaz. Bir ay sonra kontrole gelin.
- Teşekkür ederim doktor bey. Yine görüşmek üzere.
- Görüşeceğiz :) İyi günler.
Tam o sırada eşiniz aklınıza geliyor ve cep telefonunuza baş vuruyorsunuz:
- Alo, hayatım neredesin?
- Kahvedeyim.
- Hangisinde?
- "Kahvedeyim"deyim.
Tabi ne demek istediğini anlamıyorsunuz.
- Nasıl yani? Anlamadım.
- Gayet basit. Burasının adı "Kahvedeyim". Ve ben "Kahvedeyim" adlı bu mekândayım; yani "Kahvedeyim"deyim.
- Hımm, şimdi anladım. Gelirken Yumuşak Ge büfeden (Ğ Büfe) iki tane ekmek alıver. Yumuşaklardan seç...
* * *
Görmüş olduğunuz koyu renkli isimler gerçektir. Sanırım bu tür isimlere sahip olan iş yerlerinin işletmecilerinin amacı dikkat çekmek. Ve tamamıyla başarmış durumdalar farkındaysanız :)
Biz Türkler, yaratıcı milletiz vesselam. :)
* * *
Bir gün bir "Oto Kuaförü"ne arabanızla yanaşıyorsunuz ve sırf orada "Oto Kuaförü" yazıyor diye ilginç bir diyalog kuruyorsunuz:
- Buyrun efendim?
- Ben arabamın kırıklarını aldıracaktım, bir de boyatmak istiyorum.
- Tabi.
- Yalnız kararsızım, aynı renge boyatıp aralara balyaj attırsam nasıl olur sizce?
- Hımm, bir bakalım. Bu modellere balyajı ince ve sık atarsak pek yakışmıyor ama kalın ve seyrek atarsak muhteşem oluyor.
- Tamam o zaman...
- Üç saat içinde hazır olur. Bu arada bir şeyler içmek ister msiniz?
- Teşekkürler, üç saat sonra almaya gelirim.
Arabanız orada hazırlanırken, siz de bir "Süs Doktoru"na giriveriyorsunuz.
- Şikâyetiniz nedir efendim?
- Saçlarım bir türlü şekle girmiyor.
- Hımm, bir bakalım. Öksürün lütfen?
- Öhö!
- Daha derin.
- Öhhööö!
- Daha şiddetli.
- Öhhöööhhhhğğğğ!!!
- Tamam. Mide bulantısı oluyor mu?
- Bazen.
- Baş dönmesi?
- Zaman zaman.
- Baş ağrısı?
- Ara sıra.
- Şiddetli mi?
- Bazen.
- Kulaklarda uğultu?
- Yok.
- Deride kaşıntı?
- Var.
- Parmak uçlarında uyuşma?
- Yok.
- Üşüme? Çarpıntı? Midede yanma?
- Evet. Hayır. Evet.
- Halsizlik? Uykusuzluk? Kusma?
- Evet. Evet. Hayır.
- Ağızda kuruluk? Boğazda yanma? Deride döküntü?
- Evet. Hayır. Evet.
- Tamam hanfendi. Size haftada bir kez tok karnına fön çektirme yazıyorum. Düzenli olarak bunu yaparsanız her şey yoluna girecek. Bir de, iki ayda bir kırıklarınızı aldırırsanız bir şeyciğiniz kalmaz. Bir ay sonra kontrole gelin.
- Teşekkür ederim doktor bey. Yine görüşmek üzere.
- Görüşeceğiz :) İyi günler.
Tam o sırada eşiniz aklınıza geliyor ve cep telefonunuza baş vuruyorsunuz:
- Alo, hayatım neredesin?
- Kahvedeyim.
- Hangisinde?
- "Kahvedeyim"deyim.
Tabi ne demek istediğini anlamıyorsunuz.
- Nasıl yani? Anlamadım.
- Gayet basit. Burasının adı "Kahvedeyim". Ve ben "Kahvedeyim" adlı bu mekândayım; yani "Kahvedeyim"deyim.
- Hımm, şimdi anladım. Gelirken Yumuşak Ge büfeden (Ğ Büfe) iki tane ekmek alıver. Yumuşaklardan seç...
* * *
Görmüş olduğunuz koyu renkli isimler gerçektir. Sanırım bu tür isimlere sahip olan iş yerlerinin işletmecilerinin amacı dikkat çekmek. Ve tamamıyla başarmış durumdalar farkındaysanız :)
Biz Türkler, yaratıcı milletiz vesselam. :)