- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Sürücü kursları- Son

T. C. Devleti’nin verdiği sürücü belgeleri AB üyesi ülkelerde geçersiz.
Biyografisini yazmam için Almanya’ya davet eden bayan:
“- Otomobil kullanıyor musunuz?” diye sordu.
“- Evet.”
“- Ama burada Türk ehliyetini artık geçerli saymıyorlar. Kullanmak isterseniz füreşayn (Führerschein/Sürücü belgesi) almak için farşuleye(Fahrschulen/Şoför okulu) gitmeniz gerekecek. Beş-altı bin Mark’ı gözden çıkarmanız gerekiyor.”
Almanya’ya görevli gittiğim 1976 yılında, siyah, minik ehliyetimi ibraz etmiş, bir sene otomobil kullanmış ve bir senenin sonunda ehliyetimin karşılığı olan B sınıfı sürücü belgesi vermişlerdi.
Tüm evraklarımı titizlikle sakladığımdan, gerekli olabilir düşüncesiyle giderken onu da yanıma almıştım. Çantamdan çıkarıp gösterdim. Şaşırdı ve sevinçle:
“- Aaa!. Bunlar daha makbul şimdi. Çünkü çok eskiden beri kullandığınızı gösterir.”
2003 yılından itibaren o ehliyetler, verilmekte olan elektronik belgelere çevrildi ve ben de hiç zorluk çekmedim.
Belçika’nın Flaman Bölgesi’nde (Oost Vlaanderen) sürücü belgesi almak isteyenler için 2 yol var::
A- İsteklinin çok yakın birisi tarafından yetiştirilip, öğreticinin isteğiyle önce yazılı sınava, kazanırsa da direksiyon sınavına sokuluyor ve başarırsa belgeyi alabiliyor.
B- Sorumluluğu üzerine alacak bir öğretici yoksa aday yurdumuzdaki gibi driverşol’a(Driver School/Şoför Okulu) kaydoluyor.
Sorumluluk adaya her bakımdan yakın bir öğreticinin üzerinde olursa sanırım yurdumuzda yollar kan gölü olmayacaktır.
Kimse sevdiği bir insanın acemice trafiğe çıkmasını istemez. Bir sürücü adayını en iyi yetiştirecek olan şoförlüğün ne olduğunu idrak etmiş, işi bilen baba, ağabey, ana, amca, dayı, yakın akraba ya da arkadaşlardan birisidir.
Ama trilyonların döndüğü sürücü kursları sektörünü lağvetmek sanırım gerçekten toplumun canından, malından sorumlu T.B.M.M.’nin işidir.
Ve bir tek milletvekili olsun meclis kürsüsüne çıkıp da:
“- Bu yollardaki kan gölünün sebepleri nelerdir?!” dememiştir.
Bekleyelim.
Belki yarınlarda aklı kıt bir milletvekilimiz konuyu gündeme getirir.
Yurdumuzdaki trafikten bir örnek:
ASFALTI AĞLATAN KADIN
Onun arabası var çekinmiş fotoğrafı
Yayınlamış sitede inletmiş her tarafı
Değerini arttırmış yanıltarak sarrafı
Havalarda hanım kız herkese caka satar
Trafiği bir anda savaş içine katar.
Ağlatırmış asfaltı dolaşırken İzmir’de
Kara katran yolların gözyaşları zehir de
Kimin anası ağlar bilinmiyor kabirde
Aman ha dikkatli ol gaza gelme Esmize
Yaşamanı isterim dostluğun gerek bize.
Otosuna binince bülbül gibi şakıyor
Gözlerini süzerek etrafına bakıyor
İkiye üçe beşe vitesini takıyor
Fırlıyor bir ok gibi yarışıyor rüzgârla
Haykırıyor gürlüyor parla Esmize parla!
Ah asfaltlar acırım çektiğiniz zulmete
Değer miydi yol olmak bu çileye zahmete
Esmize heveslidir gerek yok ki nefrete
Ziftten kara sanırdım bahtı karaymış meğer
Yolların yüzü güler Kılıç değmezse eğer.
Aldırma sözlerime bin otona Perihan
Gez toz eğlen eğlendir boşa geçmesin zaman
Öttürüver kornayı yıkılsın bütün devran
Aldırma şöförlerin sana ettiği naza
Asfaltı ağlatmaya bas gaza kız bas gaza!
Afet Kırat
Perihan Tunçok Kılıç’a ( Esmize) afet kırat (Afet İnce Kırat )
Yüksel ÖNAÇAN