Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
505
 

Tecavüz ve korku!

Tecavüz ve korku!
 

Küçücük çocuklara, kız erkek fark etmiyor, tecavüz ediyorlar koca koca adamlar, ağabeyler, hatta öz babalar!

Tecavüzün iğrençliğinden, nedenlerinden dem vurmayacağım, bastırılmış, yok sayılmış cinselliğin sebep olduğunu belirtmenin dışında…

Konumuz korku!

Tecavüze uğrayan bir çocuk neden bu iğrenç deneyimden, yaşamı boyunca izlerini taşıyacağı travmadan annesine, babasına söz etmez?

Eli yansa koşacağı yerdir, düşse kollarına atılacağı kişidir, elinin yanmasından, dizinin kanamasından daha acılı olan bu olay neden anne babalara anlatılmaz?

Anlatılamaz?

İlk akla gelen elbette ki “Anlatırsan…..” diye verilen gözdağıdır, çocuk mantığı göz önüne alındığında, korkusunun nedeni bir yere kadar haklıdır!..

Nereye kadar… İşte konu o!

Diyelim ki, anlatırsan anneni öldürürüm dedi, kardeşini, seni… Çocuk aklı, kaybetmekten en çok korktuğu kişileri korumak anlamında susacaktır elbette ki ilk etapta, ama aileden güvendiği biri az buçuk yaklaştığında, çocuk bu ya, elbette paylaşmak isteyecektir korkularını…

“Anne… Bir şey var, söylersem sen ölürmüşsün, ölme emi anne sen…”

…..

Pipisini kaşıyor diye kızılan çocuk, külotu göründü diye dayak yiyen kız, “Sus, edepsiz!” diye azarlanan çocuk…

Televizyonda izledikleri bazı sahneler için “Edepsizler!” diyerek kanal değiştiren ebeveynlerin çocukları tecavüze uğradıklarında susma haklarını sonuna dek kullanıyorlar, bence…

Hak olarak gördüklerinden değil elbette, azar işitmemek, dayak yememek, örselenmemek adına!

“Neden gittin o adamla, haaa!”

“Şeker almıyor muydum sana ben lan!”

Şıırakkk!...

Anne babayı suçlayacak, baba anneyi, kim bilir evde kavga çıkmasın diye susanları da yok değildir, çocuk aklıyla, kavga arası büyüyen çocuklar, çocukluklarından çalar, kavgayı önlemek adına ebeveynlerine harcarlar!

……

Korkulardan dolayı acılarını tenlerinde, içlerinde saklayan çocuklar…

Ruhları yaralanmış çocuklar…

Anne babaları namus üstüne ahkam kesen çocuklar!

Namusuna halel gelmesin diye susan çocuklar!

Edep ile edepsizliğin sınırlarının karıştığı ortamları kullanan tecavüzcüler elbette ki ürkek çocukları tercih edecekler!


Gülgün Karaoğlu
Ekim,10/08

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çocukları yalan söyleme ve olanı biteni bilumum korku ve endişeden ötürü saklama eğiliminden ancak ebeveylerine tam güven duymalarını sağlayarak kurtarabiliriz ama ebeveynlerin de kendilerine bu yönde güven duymaları şart gibi...

Emef 
 10.10.2008 12:51
Cevap :
Sevgili Emef, elbette ki işin özü o! Aynı tekrar oluyor ama, yine kişilik, yine özgüven! Beynine, mantığına güvenen bir insan namusu beden yerine onurda arar! Yalan korkunç bir onursuzluktur, yalana sebep olan kişi yargılanmalıdır öncelikle, bana göre! Dedikodu da onursuzluktur! Namus ve onur karıştırıldıkça, bedendeki bir ufacık hücreler parçası korkunç katliamlara sebep oluyor, maalesef! En içimi acıtan tarafı, anne, baba... Öyle salakça davranıyor ki, canından olan, kanından olan masum yavrularının yok oluşlarına tanık oluyorlar! Ama bedensel, ama ruhsal! Sevgi bunun neresinde? Neyse... Devam edersem doğurun, daha da doğurun diyenleri sorgulamaya başlayacağım, konu karışıklığına mahal vermemek gerek! Teşekkür ve sevgilerimle...  11.10.2008 2:08
 

ne yazık ki çocuklarımız çok ürkek; gelin görün ki bu genetik miras, anne-babalarından onlara geçiyor. Kötü bir "kuşak" öyküsü bu... saygılarımla

Mustafa Tayfun 
 10.10.2008 12:40
Cevap :
Sevgili Tayfun Bey, ben de, siz de biliyoruz ürkekliğin nedenlerini!Kavramlar karmaşık,özellikle mi karıştırıldı diye düşünmeden de edemiyorum!Hitler'in saldırgan tutumunun bir fahişenin cinsel organı için söylediği söz ile bağdaştıranlar var.Tek sebep olamaz ancak tetikleyici unsur olması pek de muhtemel.Bu bağlamda kişiliği tamamlanamış,rehaveti tercih eden,coğrafyasından kaynaklanması da muhtemeldir,kişilerin yarışmak yerine kolay yolu seçmeleri pek de akla zarar gelmemektedir!Kadınları başka adam tanımasınlar,kıyaslanmasınlar istemektedirler, muhtemelen!Namus belası bu yüzden var olmuştur bence.Sonra... Elalemin kızına yapılan kendi namusu değildir,yeterki kendi kızının eli bile tutulmasın!Başka kızlar,erkek çocukları... Hangi biri onu başkasıyla kıyaslayabilecek ki?Göz önünde olmasın yeter ki!Yorgan altı,ormanlık alan!Ayarttı de geç!Eee... Bu babalar çocuklarına ne verecek? Miras olarak,kendinden yola çıkarak, namus derdine düşecek, yaptığı yapılmasın kendi kızına isteyecek! Sevgi  11.10.2008 1:59
 

var aramızda...ne yazık ki...hele bunu yapanların kendi çocuklarının da olduğunu görmek çok şaşırtıyor beni, nasıl yapabiliyorlar anlamıyorum :(

Dilek Fuçucı 
 10.10.2008 9:46
Cevap :
Anlamsız tabularla büyüdüklerinden, kişilikleri oturmadığından, toplum içinde bir yer edinemediklerinden sevgili Dilek'ciğim... Bir yasağı delmenin başarı sayıldığı bir ülkedeyiz! Örneğin yaya iken arabanın önüne atlayarak geçme özgürlüğü sağladı diye kendini güçlü sanan kişi, araba sahibi olduğunda yayanın üzerine aracını sürebiliyor, gerekçesi yine aynı! Kendi kızına yan gözle bakmasın hiç kimse, o bakabilir ama komşunun kızına... Örnekler çok, maalesef... Bastırılan her şey, potansiyel bir patlama aracıdır, hangi zamanda kime patlar bilinmez! Kallavi bir laf ettim sankilem, sahibisi yoksa benimdir! :)) Teşekkür ve sevgilerimle...  11.10.2008 1:40
 

büyütülüyoruz... Namus önemli hem de çok...Çocuklar ilk eğitimi aileden alırlar ama konu cinsellik olunca orada durulur...Konuşulmaz ... Yalan yanlış öğrenir çocuklarımız... Bir de yazınızdaki gibi bir şey geldiyse başlarına...Aklıma Zülfü Livaneli'nin kitabı geldi."Mutluluk" okudunuz mu... Sevgilerimle.

papatya altı yüz elli 
 10.10.2008 9:07
Cevap :
Okudum tabii ki sevgili Papatya... Namus meselesi bizlerde yalnızca şekilcilik gibi geliyor bana, hem de yanlış uyarlama!... Bu yüzden nice gençler yitip gidiyor, ya ruhlarıyla beraber bedenleri ölüyor ya da ruhları yaralardan yoğun bakımda bedenleri yaşar gibi yapan canlılar... Teşekkür ve sevgilerimle...  11.10.2008 1:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1338
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster