Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

19 Haziran '10

 
Kategori
Psikoloji
 

Terapistim olur musun Allah'ım

Garip gelse de başlığım hemen savunmaya geçmeyin sevgili okurum. Allah inancının bize sunduklarının etkili birer terapi yöntemi olduğu bu yazımda size göstermeye çalışacağım.

Yapısı gereği insanoğlu konuşmalıdır, içindekini dökmelidir dışarıya, ya yazarak, ya şarkı söyleyerek, ya müzik enstrümanı çalarak, ya başka bir insanla muhabbet ederek, ya da DUA ederek veya KADER'e inanarak.

İnsan psikolojisinin çok garip bir işleyişi vardır; kendi kendinle konuşursan, delisindir, romana, şiire dökersen aktarmak istediğini yazar/şairsindir; ya da şarkıcı, sanatçı, ressamsındır. Dua edersen, Allah'tan yani yine birinden bir tepki beklersen, inanansındır.

İşte bu yazımda kameranın lensini dua ve kadere imana odaklamak istiyorum. Kendinle konuştuğunda ne kadar deliysen, Allah'la dua araıcılığıyla konuştuğunda o kadar imanlısındır, çünkü yardım beklediğin daha güçlü daha yüce biri vardır. Tam burada "terapist" sözcüğünü kullanmak istiyorum Allah için çünkü, bir psikolog gibi, terapist gibi bizi dinlemektedir biz ona dualarda derdimizi anlatırken. Tek fark Allah'tan sürekli bir yardım beklememizdir ki bu konuyu başka bir yazıda dile getirmek isterim. Terapistimiz olan Allah hiç karşılık vermese de onun orada bizi dinlediğini bilir, konuşurken, içimizi dökerken bir nebze olsun şüphe etmeyiz, işte bundandır ki her dua sonrası psikolojik olarak bir rahatlık durumu yaşarız. O an keşke sürekli dua etseydim deriz. Hem de ücret ödemeden bir seansı daha bitirmiş oluruz çünkü.

Allah'ı bir terapist olarak görmemin diğer sebebi de dolaylı yoldan bu görevi üstlendiğini gösteren KADER ve KISMET kavramlarıdır. Hani hayvanlar Allah'ın onlara verdiği sezgi ile hareket ederler de yaşamlarını kendilerinden beklenen bir düzende yaşarlar ya, işte insanlar için de bir KADER çizilmiştir, ve onların elde edecekleri herşeyi onlara KISMET ise yaşayacaklardır. Yani, hayvanlar gibi, burdaki hayvan kelimesinin kesinlikle olumsuz bir anlam ifade etmek için kullanılmadığını önemle belirtmek isterim, insanlar da şayet kendilerinden beklenen hayat sistemini yaşarlarsa onlar için belirlenen öngörülen hayatı yaşarlar, ve ilerde elde ecekeleri ne varsa sahip oalcaklardır, ama onlara kısmet değilse istedikleri kadar çabalasınlar, boşuna.

Peki bu ikisinin terapi ile ne ilgisi var sayın okurum? Bu yazıyı yazmama sebep olan olay gibi; eğer insan çok istediği, uğruna yıllarca uğraştığı, okul okuduğu bir iş başvurusunda reddedilirse inanan biri olarak vereceği ilk tepki ne olmalıdır? "Kısmet değilmiş / kaderimizde yokmuş." İşte tam bu anda "kısmet" kavramı bir terapi vazifesi görür ki inanmayan biri olsa üst üste reddedildiğinde depresyona girip psikologlardan, psikiyatrlardan yardım dilerken, inanan biri "kısmet değilmiş" deyip yoluna devam eder. Sorgulamaz "neden ben değil de başkası, o diğer benden fazla ne yaptı da işe alındı?" diye. Ne güzel bir yöntemlerdir Allah inancının bize sunduğu terapi çeşitleri. Sağlıcakla kalın, Allah'a inancınızı kaybetmeyin. Geçmiş Regaip Kandiliniz mübarek olsun.

 
Toplam blog
: 10
: 938
Kayıt tarihi
: 16.03.08
 
 

ODTÜ' nün adı lazım olmayan bir bölümünde 3. sınıf öğrencisi olarak okuyorum. Anime izlemeyi, mang..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara