​ Terörle yaşam / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Terörle yaşam

Terörle yaşam
 

Terör nedir? Amacı nedir? Kaynaklarını nereden alır? Terör hayalini kurduğumuz demoktarik ülkenin(kesin demorasi ancak hayal edilebilir, bu da ayrı bir ütopyada mümkün) vazgeçilmez bir parçası mıdır? Terörle yaşamalı ve bu olguyu kabullenmeli miyiz?

Türkiye’de yaşayan insanlar olarak terör kelimesinin anlamını az çok biliyoruz. Bilimsel bir bakışla terör “yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş” (bkz. www.tdk.gov.tr) anlamına geliyor. Bazıları için terör slogan atılan cenazelerdir veya gencecik yaşta vatan için kahraman askerlerimizin şehit olmasıdır. İçindeyiz, yaşıyoruz fakat bu konuda birşey yapmıyoruz!

Terörün amacı insanları sindirmek, korkutmak ve sosyal hayatlarını bitirerek onları ruhsuz birer varlık haline getirmektir. Sürekli korku halinde yaşamak zaten başlı başına stresli bir durumdur, buna bir de insanların ölümü örnek olunca halkı sindirmek pek de zor olmuyor sanırım. Önce Doğu illerimizde ufak ufak boy gösteren eylemler şimdi metropol şehirlerde yaşayan insanlarımızın da korkulu rüyası haline geldi. Ne acı değil mi Doğu’da birkaç kişi ölünce kimileri onları birer gazete küpüründen ibaret sanıyor. Ölenlerin bir hayatı, bir ailesi, anıları, hayalleri olduğu gerçeği kimseyi ilgilendirmiyor! Çuvaldızı kendimize batırma zamanı gelmedi mi?

Türkiye malesef karapara açısından Orta Doğu’da vazgeçilmez bir hattır. Gerek limanları gerekse karayollarıyla kaçakçılık şebekelerinin tercih ettiği bir rota haline gelmiştir. Zaman içinde bu rotadan örgüt dediğimiz organize gruplar da faydalanmaya başlamıştır. Şimdilerde terör örgütlerinin silah, yemek, giyecek, vs masrafları nasıl karşılanıyor? Eskiden uyuşturucu bir numaradayken şimdilerde kaçak mazot var. Buarada ucuza satın alınan korsan cd’lerin gelirinin nereye gittiğini biliyorsunuzdur sanırım!

Küreselleşme ve kapitalizmden en fazla rant elde eden ülke hiç şüphesiz Birleşik Devletler! Giydiğiniz kıyafetlerden yediğiniz hazır yemeklere kadar birçok ürün kapitalizmin bize sunduğu bir lüks(!). İlginçtir ki Amerikan Ordusu Afganistan’a girdikten kısa bir süre sonra haşhaş üretimi(ve dolayısıyla satışı) iki kat artıyor. Bu para nereye akıyor dersiniz? CIA nerelere ve nasıl ödenek sağlıyor? Hangi ülkelerin yönetim sistemi bir anda değişiklik gösteriyor?

Dünyada birçok devlet içinde hatırı sayılır derecede azınlık barındırır. Hollanda ve Fransa sanırım buna en güzel örneklerdir. Farklı dinlerden ve ırklardan oluşan bu azınlıklar genellikle refah içinde yaşar, en azından Fransa’daki olaylar gelişmeden bu böyleydi. Türkiye’de ise olaya devlet içinde devlet kurma boyutu eklendi ve iç ve dış politikadan bir haber yöneticilerimiz sayesinde bir kaosa sürüklendik. Yüzyıllardır beraber yaşadığımız azınlık vatandaşlarımıza dışarıdan kimler ne vaad ediyor bilinmez ama genelleme yapıp bütün terör eylemlerini azınlık vatandaşlarımıza atfetmek yanlış ve cahilce olur. Zaten terörün amacı da cahil ve politika yoksunu ülkelerin kanını emmek değil midir?

Haberlerde izliyoruz, gazetelerde okuyoruz, iş çevremizde konuşuyoruz, paneller düzenleyip tartışıyoruz ama terör konusunu eleştiriden öteye bir türlü taşıyamıyoruz. Doğu illerinde yaşayan vatandaşlarımız devletin onlara sırt çevirdiği düşüncesinde ve bu kısmen doğru bir olgu. Belki Türkiye’nin Batı’sında hayata geçirilen birçok proje Doğu’da yapılsaydı bir kanadımız kırık olmazdı. Şimdilerde bir bakın bakalım Doğu illerindeki toprakları hangi ülkeden insanlar satın alınıyor?

Ne olursa olsun terör denen yarayla yaşamamızı kabul ettirilemez! Biz onu kabullendikçe o içimize işleyecek ve ruhumuzu esir alacktır. Azınlıklarla beraber yaşamak bize Osmanlı’dan kalan miras ve bu düzeni tekrar sağlamak için dışa dönük politikalardan vazgeçmemiz gerekiyor.

Kusursuz demokrasi yoktur, varsa bile felsefi bir boyutta, hayali bir ütopyada var olabilir ancak. Türkiye olarak demokrasiyi ne kadar etkili uygulayabildiğimiz tartışılır fakat içişlerimize dışarıdan müdahale oldukça içinde bulunduğumuz bataktan çıkamayacağız. Terör kesinlikle kabul edilemez bir olgudur ve bunun için bir strateji geliştirilmesi şarttır. Hem devlet çapında hem de bireysel düzeyde bir strateji kesinlikle şart!

 
Toplam blog
: 128
: 1989
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

Gözlerini kapat ve düşün: bir cümle kaç kişide farklı etki yaratır? Birbirimizi anlamanın gittikçe z..