- Kategori
- Sinema
The Prestige... gerçekler göründüğü gibi değildir...

Akıl Defteri (Memento) filmiyle ne kadar kaliteli bir yönetmen olduğunu kanıtlamış olan Yönetmen Christoper Nolan’ın çevirdiği az ama öz filmlerden biri The Prestige...
1800 ‘lü yıllarda geçiyor.
Hugh Jackman’ı X-Men filmlerinden hatırlayacaksınız.
Christian Bale ise son Batman filmlerinin Yarasa Adamı…
Scarlett Johansson bol ödüllü bir yıldız. En son onu "Maç Sayısı" (Matc Point- 2005) filminde izlemiştim.
Ha unutmadan sinemaseverlerin yakından tanıdığı bir usta oyuncu Michael Caine’i de yazmadan olmaz.
Müzisyen David Bowie ‘nin de bu filmde olduğunu söylersem oyuncu kadrosunun kalitesi hakkında bir fikir verir sanırım.
İyi bir yönetim ve iyi oyuncuların olduğu bir film...
Ve...
Rekabetin insan yaşamını ne hale getirdiğini gösteren nefis bir senaryo…
Neler yok ki içinde..
Uğruna ezip geçilen hayatlar…
Sevginin bile başarı karşısında nasıl değersiz hale geldiğini gösteren ilişkiler…
Hırsı uğruna tüm hayatını başka biriymiş gibi yaşayan insanlar…
Hiçbir zaman sahip olunamayacak hayatlar için ödenen bedeller…
Öyle ki bu bedeller çoğu zaman parayla da ödenmiyor…
Bizler elimizdekilerle tatmin olmuyoruz ne yazık ki…
Filmden bir söz;
"Derler ki İnsan, hayal gücünün sınırlarını aşar.
Ama yalan!
İnsanın hayal gücü, cesaretinin sınırlarını aşar."
Başarmak için özveri gerekir ama insanın, hırsının, ihtirasının, başarma arzusunun saplantı haline geldiğinde, saplantıların insanları ne hale getirdiği göreceksiniz bu filmde…
Michael Caine, çocuğa yaptığı sihir hakkında bilgi verirken adeta bir hayat dersi de veriyor. "Hilenin sırrını arıyorsunuz ama bulamazsınız... Çünkü dikkatli bakmıyorsunuz... Siz sırrı bilmek değil kandırılmak istiyorsunuz"…
Gidin bu filmi seyredin…
Sonra DVD sini de alın…
Çünkü bu filmi defalarca seyretmek isteyeceksiniz...