Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
3854
 

Toplumlar ve yönetim şekilleri

Değerli okuyucularım, "her toplum hak ettiği şekilde yönetilir" diye bir görüş vardır. Fakat bizler Türk toplumu olarak şu anda yaşamakta olduğumuz gibi bir yönetim şeklini ve yönetici profilini hak etmiyoruz.

Toplumun büyük bir çoğunluğu, hatta tamamına yakını yüce önder ATATÜRK'ün çizdiği yolda ilerlemek istiyor. Fakat bazı zavallı zihniyetler, toplumun azınlığını temsil etmesine rağmen istedikleri gibi at koşturmak istiyorlar.

Size çarpıcı bir örnek vermek istiyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladığımız bu haftalarda, özellikle AKP'li yerel yönetimlerin bulunduğu yerlerde tutturdular kutlu doğum haftası diye bir yol gidiyorlar. Ben 42 yaşındayım ve AKP iktidarı ile tanışana kadar böyle bir kutlama duymamıştım. Onların sayesinde, bizim toplum olarak ilerlememize, medeniyeti ve çağdaş uygarlık düzeyini yakalamamıza yardımcı olacak (!) kutlu doğum haftasını da öğrenmiş olduk. Bu zihniyetlerin esas gayesi 23 Nisan ve ATATÜRK'ü ikinci plana atmaktır. Acaba AKP'li yerel yönetimler kutlu doğum haftasına göstermiş oldukları saygıyı, yüce önder ATATÜRK ve silah arkadaşlarına gösteremezler miydi? Ne bileyim okullarda, halka açık yerlerde ve hatta camilerde o nur içinde yatası insanlar içinde bir kutlama ve anma haftası tertipleyemezler miydi? Kendi Atalarına bunu bile çok gördü bu zihniyetler.

Genel Kurmay Başkanlığının yaptığı zehir zemberek açıklamaya özellikle AKP'li yöneticiler ve yandaşları kızıyorlar. Aslında şu açıdan bakılınca haklı gibi gözüküyorlar. Niçin diye soracak olursanız; bu tepkiyi gösterecek en son kurum TSK olmalıydı diye düşünüyorum. TSK'dan önce bu tepkiyi, Atatürk'e ve cumhuriyetine gönülden bağlı olan Türk halkı vermeliydi. Bu konuda özellikle sivil toplum örgütlerine ve duyarlı Türk halkına büyük görevler düşüyor. Ankara'da cumhuriyet yürüyüşü yapmakla bu görevler bitmiyor. Yılmadan, bıkmadan, usanmadan, sinirlenmeden bu geri kafalı ve dayatmacı zihniyetler ile mücadele etmek gerekiyor. Gerçekten de, TSK büyük bir sabırla önce Türk halkının bir tepki göstermesini bekledi, ama beklenen tepki beklenen düzeyde gerçekleşmeyince mecburen dün zehir zemberek bir açıklama yapıldı.

Sözün kısası, herkesin buradan üzerine düşen dersleri alması gerekiyor. Artık AKP iktidarı, dayatmacı ve ben istersem yaparım, ben istediğim kişiyi Cumhurbaşkanı seçerim düşünce ve saplantısından bir an önce kurtulmalı, meclisin dışında kalmış çoğunluğa da dikkate almalıdır. Eğer AKP yönetimi toplumda huzuru sağlamak istiyorsa bu konu da aşırı duyarlı davranmalıdır, diye düşünüyorum. Saygılarımla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

cumhurbaşkanını seçiminin usulü bellidir. meclis seçecek. gerici dediğiniz kişiler mecliste gerici olmadılar meydanlarda ne olkduklarını söylediler halk da onlara oy verdi halk iradesine saygılı olacak herkes, aksi düşmanlıkları kamplaşmayı getirir milletini seven milletini küçümsemez ortada yanlış varsa izah edilir açıklanır bilmeyen de öğrenir.

mahalle baskıcısı 
 03.05.2007 1:12
Cevap :
Değeril Akşahin,bahsettiğiniz siyasi parti halkın yüzde kaçını temsil ediyor.Hangi çoğunluktan bahsediyorsun anlamış değilim.Allahtan bu ülkede bunlara dur diyecek hukukçular ve siyasiler var da,istedikleri gibi at koşturamıyorlar.Ne demek vasfını yitirmiş bir meclis ana yasayı değiştirmeye çalışıyor.Böyle bir uygulama dünyanın hangi ülkesinde görülmüş.Bir kere böyle bir uygulama siyasi ahlaka uyuyor mu?Fakat işin mutlu tarafı bu hukuka ve akla aykırı uygulamaların AKP iktidarının son çırpınışları olması.  08.05.2007 22:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 747
Kayıt tarihi
: 16.04.07
 
 

1965 yılında Antalya'da dünyaya geldim. İlk, orta ve lise tahsilimi Antalya'da yaptıktan sonra, 1983..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster