​ Toplumu işe katma çabası ve Kütahya’da belediye hizmetleri / Sivil Toplum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '13

 
Kategori
Sivil Toplum
 

Toplumu işe katma çabası ve Kütahya’da belediye hizmetleri

İçinde yaşadığımız çağda insan olarak yaşadığımız çevreye etki edebilmenin ne kadar mümkün olduğu konusu üzerinde durulması gereken sorulardan birisidir. Demokrasi kavramının en çok kullanıldığı bir dönemde birey olarak görüş, düşünce ve önerilerine değer verilen insan sayısı konusunda net bir bilgiye ulaşabilmek oldukça zor. Çağımız iletişim çağı, demokrasi çağı gibi görünse de aslında toplumun hayatını kontrol eden kurumsal yapıların da oldukça güçlü oldukları bir çağ. Bu nedenle de bireylerin katkısına yönelik faaliyetler daha çok bu kurumsal yapıların anlayışları ile sınırlı kalmaktadır. Gelişmiş batı toplumlarına yönelik değerlendirmeler yapılan kitaplarda toplumun veya kamuoyunun düşüncelerine, isteklerine duyarlı bir yönetim ile yönetimin uygulamalarına duyarlı bir kamuoyunun varlığından söz edildiğine rast gelmişsinizdir. Bu durum kamuya hizmet amacıyla oluşturulan kurumsal yapılarla toplumu, kamuyu oluşturan bireyler arasındaki dengeli ilişkinin varlığının bir göstergesidir.

 

Ülkemiz genelinde ve Kütahya özelinde toplumsal duyarlılıkla topluma hizmet amacıyla oluşturulmuş kamu ve özel kurumsal yapıların duyarlılıkları arasında önemli sorunların varlığı kısa vadede görülebilir. Bir yerde yaşayan toplumla topluma hizmet amacıyla oluşturulmuş kamu ve özel sektör kurumsal yapıları arasındaki ilişki ve etkileşimin niteliği konusunda yapılacak gözlemlerde bireylerin genel olarak pasif kurumların ise aktif bir yapıda oldukları görülecektir. Bir başka deyişle ülkemiz insanı henüz kurumsal yapıların kendisine hizmet amacıyla oluşturulmuş olduğunun yeterince bilincinde değildir. Bir çok insan kendisini memur, görevli olarak tanıtan kişilere karşı pısırık, sessiz ve istediği yerine getirilmesi gereken kişi gibi davranır. Bu durum toplumumuzun tarihi geçmişinden bu yana getirdiği geleneksel bakış açısının genlerine işlemiş bir görüntüsüdür. Bu durum demokrasi değerlerinin gittikçe güçlenmekte olduğu dünyamızda istenmeyen bir durumdur.

Topluma hizmet amacıyla oluşturulmuş en başta gelen kurumsal yapılardan birisi olan belediyeler yerel yönetim birimleri olarak aslında belediyenin hizmet sunduğu çevredeki insanların yönetime katılmasını sağlayabilecek en temel araçlardan birisidir.

 Genel ve yerel yönetim anlayışını analiz eden kitaplarda da özellikle yerel yönetimlerin toplumu demokratikleştirmekte önemli bir işleve sahip olduğu dile getirilir. Buna rağmen ülkemizde ve özellikle de Kütahya ilinde demokratikleşme işlevi açısından belediyelerin gerektiği gibi işletilemediği görülmektedir. Toplumu oluşturan bireyler eğitim seviyeleri, geleneksel toplumsal anlayışlar, günlük iş güç ve meşgalelerden zaman bulamama, yönetim süreçlerine katılım konusunda gerekli ve yeterli bilgiye sahip olmama, yerel yönetimlerin sahip oldukları yönetim anlayışları gibi nedenlerden dolayı yerel yönetimler kanalıyla yaşadığı şehrin yönetimine katılma konusunda yeterli çabayı gösterememektedir. Aslında toplumu oluşturan bireylerin bir anda istendik düzeyde bir yönetime katılma çabasını göstermesini beklememek gerekmektedir. Bu konuda özellikle topluma hizmet amacıyla oluşturulmuş kurumsal yapılara büyük iş düşmektedir. Topluma hizmet amacıyla kurulmuş resmi ve özel kurum ve kuruluşlar toplumu oluşturan bireyleri özellikle yönetim süreçlerine katma yollarını oluşturmaları, güçlendirmeleri, bilgilendirmeleri ve teşvik etmeleri gerekmektedir. Bu konuda kurum ve kuruluşların sorumluluğu çok daha fazladır. Zira kurum ve kuruluşlar sistemli bir şekilde topluma hizmet amacıyla kurulmaktadırlar. Bu nedenle kurum ve kuruluşlar toplumu ve toplumu oluşturan bireyleri bir yönüyle eğitmeleri gerekmektedir.

Kütahya belediye hizmetleri ile ilgili olarak toplumu ve bireyleri yönetime katılma konusunda değerlendirme yapıldığında önemli eksikliklerin olduğu söylenebilir. Belediye adeta topluma hizmet yapılması gerekiyorsa bunu biz kendimiz düşünür yaparız, başkalarının düşüncelerini almamıza gerek yok anlayışı ile hareket etmektedir. Yapılan hizmetler konusunda görüş ve öneri sunma sistemi, bu sisteme ilişkin iletişim kanalları çok zayıf bir durumdadır. Toplumu ve toplumu oluşturan bireyleri yönetime katmaya yarayacak yapılar neredeyse hiç yok gibidir. Yerel yönetimlere ilişkin seçimler dışında vatandaşa ulaşma gibi bir gayret, çaba yeterince yoktur. Belediyenin hizmetlerinden yararlananların görüş ve düşüncelerini almaya yönelik “Beyaz Masa”gibi bir sistem kurulmuş gibi görünmekle birlikte bu kanal çok yetersiz kalmaktadır.

Toplumun görüş ve önerilerini almaya yarayacak bir sistem aslında belediye hizmetlerinin kalitesinin de artmasına katkı sağlayabilir. Bir elin nesi var iki elin sesi var misali bir kişi hiçbir zaman birçok kişiden daha güçlü bir şekilde düşünemez. Birçok kişinin görüş, düşünce ve çabasından yararlanabilmenin yolu ise yönetime katılma ile olacaktır. Yönetime katılma başkalarının söylediklerine göre hareket etmek, kendi düşünceni hiçe indirgemek, yetkiyi başkalarının eline vermek anlamına gelmemektedir. Tersine istişare, meşveret, görüş alış verişi, tartışma, konuşma gibi faaliyetler nitelik ve niceliğin gelişmesine katkı sağlar. Bu yıl yapılan çalışmalarla ilgili olarak verilecek bir örnekten hareketle durum daha net bir şekle sokulabilir. Geçmiş yıllara göre bu yıl ağaçlandırma konusunda belediyenin yaptığı çalışmalarda küçük de olsa bir hareketlilikten söz edilebilir. Eskişehir-Afyon-Balıkesir yol ayrımının olduğu meydan civarına dikilen ağaçlar, çevre yolu civarında yer yer orta refüjlere dikilen ağaçlar, TOKİ yolunda yeni açılan yolun orta refüj bölümüne dikilen ağaçlar hemen akla gelenlerden bir kaçıdır. Yapılan bu çalışmalar belediyenin kendi çabası ile ortaya çıkan, personelle sınırlı kalan çalışmalardır. Bu çalışmalar çok yetersiz de olsa yine de takdir edilmesi gereken çalışmalardır. Belediyenin tümüyle her yere bir anda yetişebilmesi mümkün olmayacağı için bu çalışmalardan hareketle belediyeyi eleştirmek doğru olmayabilir. Ancak toplumun devasa potansiyelini harekete geçirebilecek stratejik, sistemli, planlı ve programlı faaliyetlerin yapılması konusunda belediyenin mutlaka yapıcı bir anlayışla eleştirilmesi gerekmektedir. Belediye kendi gücü ile yapamayacağı birçok şeyi toplumu harekete geçirerek yapabilir. Şehrin farklı yerlerinde ağaçlandırma alanları belirlenip ağaç dikme dönemlerinde okullar, askeri birlikler, cezaevi personeli başta olmak üzere birçok alanı harekete geçirerek kendi gücünün üstünde çok daha fazla sonuç alacak çalışmalar yapılabilir. Benzer şekilde şehri geliştirecek projeler, uygulamalar ve çalışmalar konusunda fikir, düşünce, öneri alınabilecek çalışmalar yapılabilir. Tüm bu çalışmalar şehrin gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır.

Belediye bu tür görüş ve öneri alma sistemi kurmamış da olsa toplumu oluşturan bireyler olarak hemen herkesin gördüğü sorunlu alanları, çözüm önerilerine yönelik değerlendirmelerini yazılı ve görsel medya araçları aracılığıyla paylaşması gerekmektedir. Bu yaşanan şehre karşı çok önemli bir sorumluluktur. Belediye ilgisiz de kalsa, duyarsız da davransa bu sorunlar bizim hayatımızı etkilemektedir. Bunları dile getirmekten vazgeçmemek gerekmektedir.

 

          İşte birkaç örnek;

TOKİ Konutları içinde yer alan Süleyman Efendi Caddesi şehir içi otobüs güzergahı üzerinde önemli bir konumdadır. Hızla gelişen yapılaşma bu caddenin trafiğini de her geçen gün yoğunlaştırmaktadır. Bu yoğun trafiğe sahip cadde üzerinde yapılan alt yapı çalışmaları sonrası aradan geçen üç-dört aylık zamana rağmen halen tamir, onarım, düzenleme çalışması yapılmamıştır. Halen yolun üçte birlik bir kısmı ve yaya kaldırımı belediyenin söküp yığdığı taş ve beton parkelerle kapatılmış durumdadır. Toplumun hayatını kolaylaştırmak için çalışması gereken belediye ekiplerinin ortaya çıkardığı zorluklar her gün yüzlerce insanın hayatını güçleştirmeye devam etmektedir. Belediye elemanlarının yaptıkları yerlerin kısa bir süre sonra zemin olarak bozulması, çukurlaşması, çökmesi de işin niteliğinin bir başka göstergesi.

Şehir içinde yağmur suyu alt yapısı adına neredeyse hiçbir şey yok dense yeridir. Yağan yağmurlar yol kenarlarında göllenmekte, geçen araçların sıçrattığı sular yayalara adeta işkenceye dönüşmektedir. Her yağmur sonrası yolları basan sular hızla daha çukur yerlere doğru akmakta, yağmur suları küçük küçük birleşip derelere adeta nehirlere dönerek yolları geçilmez hale getirmektedir. Yağmur suyu alt yapısının en azından ana arter denilen caddelerde bir an önce yapılması bu şehir insanına yapılacak en büyük hizmetlerdendir. Uzun yollar boyunca hemen hiçbir mazgal, drenaj veya tahliye yeri konulmamış olması şehrin sokaklarını boydan boya yaşanmaz bir hale dönüştürmektedir. Cadde veya sokak başları başta olmak üzere belli aralıklarla konulacak mazgal, drenaj, tahliye yerleri yağmuru insanlara işkence olmaktan çıkaracaktır. Bu konuda özellikle sanayi civarına özel önem verilmesi gerekmektedir. Tavşanlı Yolu-Sanayi Girişi-Toki Bağlantısının kesiştiği noktadan sanayiye giriş bölümü içler acısı bir durumdadır. Benzer yerler şehir içinde hiç de az değil. Yağmurlu bir havada küçük bir gezinti yapmak yeter. Yağmur suyu tahliye sistemi şehri çağdaş bir görünüme kavuşturacaktır.

 

 Şehir içi yol güzergahları boyunca yaya yollarının olmaması, yayaların yürüyebileceği yerlerin düşünülmemesi önemli bir eksikliktir. Belli caddeler ve meydanlar dışında yaya kaldırımı yapılmasına ihtiyaç duyulan o kadar çok yer var ki. Hangi birini saysak bilemiyorum. Yol yapmak sadece zemini düzleştirip asfalt dökmek midir? Yol kenarında yaya yolu, yeşil alan yeri, yağmur suyu tahliye sistemi, suyun akış eğiminin düşünülmesi, çamurdan kurtulmak, güvenli bir yürüyüş güzergahı oluşturmak çok zor olmasa gerek. 21. Yüzyıla girdiğimiz şu günlerde hala bunları görememek Kütahya açısından büyük bir kayıp.

Park ve bahçe düzenleme konusunda yer yer görülen güzel örnekler aslında işin bilinmemesinden kaynaklanan bir durumun olmadığının bir göstergesi. Fatih Mahallesi, kanal çevresi düzenleme çalışmaları bu yönüyle güzel örnekler. Ancak bu anlayış neden şehrin her tarafında aynı şekilde yaygınlaşamıyor? Park ve bahçe düzenlemesini bir yerde çok güzel yapabilen bir belediye bir başka yerde aynı anlayışı, uygulamayı göstermiyor. Toprak zemin üzerine birkaç ağaç dikmek park yapmak mıdır? Fatih Mahallesi-Kanal Çevresi düzenlemesinde oturma yerleri, yürüyüş yerleri, aydınlatma, çöp atma yerleri, yeşil alan bölümleri gibi uygulamalar gayet güzel. Bu güzelliği her yere yaymak gerekmez mi? Tüm parklara yönelik standart bir uygulama yapmak zor olmasa gerek. Bir yere yapıp bir başka yere yapmamak belediye yönetim anlayışında çok başlılığın, stratejik yönetimin yokluğunun bir göstergesi gibi duruyor.

 

          Kütahya şehrinde yol güzergahları adeta bir labirent. Çıkmaz sokaklar, dar yollar, nereye gideceği belli olmayan güzergahlar şehir içi ulaşımı adeta işkenceye dönüştürüyor. Şehir içinde doğudan batıya tek bir yol güzergahı var. Bunun dışındaki yolların tümü adeta labirent gibi. Kuzeyden güneye ve doğudan batıya çoklu bağlantı yollarının açılması, yolların zemin kalitesinin mutlaka geliştirilmesi gerekiyor.

 

          Şehir içinde dile getirilmesi gereken birçok hususlar olmakla birlikte tümünü bir yazıya sığdırabilmek mümkün görünmüyor. Başka yazılarda görüşmek dileğiyle.. 

 

                                                                       Ali Hikmet DEMİR

                                                           Görüş ve Değerlendirmeleriniz için……

                                                                       alihikmetdemir@gmail.com

 

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 17
: 937
Kayıt tarihi
: 05.01.11
 
 

İnsanlar toplu halde yaşamak zorunda olan varlıklardır. Toplu halde yaşamak insana kolaylıklar, i..