- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Torba

Foto:Ş.ODABAŞI
“Oyun oldu
Torba doldu.”
Bizim konumuzun bu sözle alakası yok.
Ne oyunla işimiz var ne de dolu torbanın peşindeyiz.
Torba olsunda, düzgün olsun.
Torbanın içi boş olsun.
Hiç önemli değil.
*
Eskiden tezgâhlarda dokunurdu torbalar. Omuza atılan tek gözlü torbalar olurdu. Halı kilim desenli. Köşelerinde yünden renkli iplerle yapılmış, püskülleri de bir hoş dururdu. Torbanın asmak için ya da omuza almak için örme bir ipliği olurdu.
Bir torbanın iyi kullanılırsa yüz seneden fazla ömrü olurdu.
Bir evde birkaç torba olurdu. İşi olan torbayı alır giderdi.
İşe giden birisi içine ekmek ve katık koyardı.
Akşam eve dönerken torbanın içine kuru yakacak odun doldurulurdu. Kimisi de tarla yolunda bulduğu şifalı bitkileri toplayıp koyardı torbasına.
Torba dolu gider, dolu gelirdi.
Boş torbanın anla mı olur mu?
Bir evde bulunan birkaç torba her şeyi getirip götürmeye yeterdi.
Torbaların, iki gözlüsüne heybe denir. Biraz daha geliştirilmiş iki torba. Eşeğin semerine, atın eğerine tutturmak için heybelerin arasındaki dokunan kısmın ortasında bir yarık olurdu. Heybe bu yarıktan semere geçirilirdi. Düşmesi imkânsızdı.
İlme torbalar ve heybeler...
Önce evlerin köşelerine süs oldular.
Bazıları heybeleri binek motorlarının ardına astı. Motosikletin tekerleği deldi heybeleri.
Heybelerin o güzel duruşu yok oldu gitti.
Eşeğin, atın sırtından indirildi heybeler.
Torbalar atılıverdi, bir köşeye.
Tükendiler gittiler.
*
Neden böyle oldu?
Naylon çıktı naylon.
Kalleş naylon.
Heybelerin tarafına dönüp bir kerecik bile bakmadı.
Kıskıs güldü hep.
Önce ninemi kandırdı.
Ninem, naylon şeker çuvalından dikiverdi bir torba.
Dedem naylon torba ile gezmeye başladı.
Halam, pazaryerinden kulplu bir pazar çantası alıverdi.
Desenli bir torba.
“Vay kulpundan tutup daşımak ni gıda gözel oluyo” diye söylendi teyzem.
Fileler atılıverdi.
Kese kâğıtları yakılıverdi.
Birde baktık.
Siyah naylon torbalar.
Kilosu, beş lira.
Bir kilo naylon poşet al. Beşyüz torba.
Naylon torba.
Herkes atıverdi, pazar çantalarını.
Elini kolunu sallaya sallaya gitmeye başladı herkes pazara.
On alışveriş, on poşet.
Yarım kilo muz. Bir poşet.
Bir kilo domates. Bir poşet.
Birde ağzını iyice bağlayıp koyarsan bir yere. Çürümese de sebzeler meyveler. Naylon esir almış olur bütün sebzeleri, çaktırmadan.
Sebzeler naylonun esiri.
Sebzeleri biz yiyeceğiz.
Bizlerde naylonun esiri.
Esir olduk naylona.
Aklıma geldi. İlk önce “naylon çoraba” esir olmuştuk.
Naylon hayatımıza girdi.
Hem de o biçim girdi.
Hayatımızdan çıkmıyor naylon.
Önceleri bize sempatik gelen bu durumun, sonraları anladık tehlikeli olduğunu.
Dereleri, çayları naylon poşetlerle doldurduk. Ağaçların tepesine kadar her yer naylon poşet.
Orman içlerine bıraktık elimizdekileri. Hayvanlar bir şey zannedip yediler. Kimi kuşların boynuna geçti naylon torbalar.
Hayvan ölümleri...
Toprak uyanamıyor naylonlardan.
İnsanların kolaylık sağlıyor diyerek, naylon ile dostluk kurmaları, kendilerine ihanet.
Vallahi ben, o eski dokuma torbalardan ve heybelerden utanıyorum.
*
Naylon torbalar...
Naylon gıdalar...
Yani hazır, ne olduğu belirsiz hazır gıdalar...
Yurdumuzda. “çocukların kansere yakalanma yüzdesinin artığını” biliyor musunuz?
*
Kepez’de Atatürk İlköğretim Okulu 2/B sınıfı öğrencileri, öğretmenleri Gülcan Ergün rehberliğinde bir etkinlik düzenlediler.
“Dünya Çevre Günü” nedeniyle denize bir taş attılar. Denizde dalga oluştu mu bilemem.
25 çocukta bir bilinç oluştu.
İplerle bağladıkları su, kola şişelerini üzerlerine asmışlar. Naylon poşetleri bağlamışlar. Ellerinde de pankartlar...
Önce Kepez Belediyesi’ne daldılar. Kepez Belediye Başkanı Dr. Ömer Mutan, pankartları iyice okudu.
“Daha Temiz Bir Çevrede Yaşamak İstiyoruz.”
“Çevre Katili Naylona Hayır.”
“Çoraklaşan Dünyaya Hayır.”
“Bir Fidanla Çok Şey Değişir.”
“Geleceğiniz İçin Plastikten Vazgeçin.”
Temiz Bir Kepez İçin Elele.”
Ve çocukların diktirdikleri bez torbaların üstündeki yazı;
“Çevre Katili Naylon Poşete Hayır.”
Başkan Mutan, çocuklara bir takım açıklamalarda bulundu. Belediyenin içinde ir ses yükseldi.
Çocuk sesleri.
Duyun büyükler!
“Naylona hayır.”
*
Çocuklar, Kepez’de esnafı dolaşıp bez torbalardan dağıttılar.
Pazaryerindeki esnafa naylon poşetten vazgeçin bez torba kullanmaları önerisinde bulundular.
Çanakkale Belediye Başkanlığını da ziyaret eden çocuklar, Çanakkale Belediye Başkanına çeşitli sorular sordular. Çanakkale Belediye Başkanı Sayın Ülgür Gökhan, çocuklara birer kitap hediye etti.
Daha sonra Çevre İl Müdürlüğünü ziyaret eden çocuklar, olularına döndüler.
Bugün, naylon poşetler çocuklara çok kızdı.
Poşetler sinirden beşinci kullanım olup simsiyah kesildiler.
Kepez Limanı’nda bir balık “oley” diye bağırdı.
Bir martı biraz daha güvenle daldı suya.
Sizde elinizi çekin naylon poşetlerden.
Pazara içi boş bez torbayla gidin.
Bez torbanın için doldurun dönün evinize.
Mutfak kapısının ardına asın bez torbanızı.
Bez torba her Pazar size görevini yapacaktır.
Naylon poşetlerin “bir defalık aşkına” kanmayın.
Bez torba kullanın, bez torba.
Memlekette yeteri kadar;
“Naylon âşıklar ve naylon aşklar” var.